Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/6005 E. 2025/13636 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6005
Karar No
2025/13636
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/398 D.İş 2024/396 K SAYISI : 2024/İHK-11477 SAYISI : K-2024/28248

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı motosiklet ile müvekkilinin sevk ve idaresindeki motosikletin karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını, sigorta şirketine yapılan başvuruya rağmen taleplerinin karşılanmadığını belirterek HMK'nın 107. maddesi gereğince fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 200,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, talep artırım dilekçesiyle talebini toplam 500.000,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun usulüne uygun olmadığını, maluliyet raporunun Yönetmeliğe uygun olmadığını, hesaplama yapılacaksa %1,8 teknik faiz yöntemine göre yapılması gerektiğini, sigorta şirketinin geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadığını, kusur oranlarının tespiti gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiğini, vekalet ücretinin 1/5'ine hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıya sigortalı araç sürücüsünün %100 kusur oranı ve davacının %13 maluliyet oranı üzerinden alınan aktüer bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulü ile 478.373,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 21.627,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 500.000,00 TL'nin 31.05.2023 tarihinden itibaren işlemiş yasal faizi ile birlikte sigorta şirketinden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıdaki yaralanma gözetilerek koruyucu tertibatlardan olan dirseklik-dizlik gibi tertibatların kullanılmadığı gerekçesiyle %20 müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiği, taraflar lehine hükmedilecek vekalet ücretinin maktu vekalet ücretinin altında kalmamak şartı ile hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle sigorta kuruluşu vekilinin itirazlarının kısmen kabulüne, kararın yeniden oluşturulmasına, davanın kabulü ile 478.373,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 21.627,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 500.000,00 TL'nin %20 müterafik kusur indirimi ile birlikte 400.000,00 TL'sinin 31.05.2023 tarihinden itibaren işlemiş yasal faizi ile birlikte sigorta şirketinden alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; başvurunun usulüne uygun olmadığını, maluliyet raporunun Yönetmeliğe uygun olmadığını, geçici iş göremezlik tazminatının belirsiz alacak davası niteliğinde talep edilemeyeceğini, hesaplama yapılacaksa %1,8 teknik faiz yöntemine göre yapılması gerektiğini, sigorta şirketinin geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadığını, kusur oranlarının tespiti gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, dosyada uzlaşma raporunun temini ile uzlaşmanın sağlandığının tespiti halinde davanın reddi gerektiğini, vekalet ücretinin 1/5'ine hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1. Türk Hukukunda kişilerin hak arama özgürlüklerini kullanmaları herhangi bir sınırlandırmaya tabi tutulmamıştır. Ancak bazı istisnai durumlarda dava açan veya takip hakkını kullananın önceden belirlenen bazı özel yükümlülükleri yerine getirmesi şart koşulabilir. Bu istisnai şartlardan biri de teminat gösterme yükümlülüğüdür. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (MÖHUK) 48. maddesinin birinci fıkrası uyarınca; Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 114. maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendi uyarınca teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi dava şartlarındandır. Bu itibarla İtiraz Hakem Heyetince verilen kesin süre içinde teminat yatırılmaz ise anılan hüküm uyarınca dava şartı eksikliğinden dava reddedilir. MÖHUK’un 48. maddesinin ikinci fıkrasında ise “Mahkeme, dava açanı, davaya katılanı veya icra takibi yapanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutar.” hükmü yer almaktadır. Buna göre hâkim, yabancı davacının vatandaşı olduğu ülke ile Türkiye arasında karşılıklılık (mütekabiliyet) var ise bu kişiyi teminattan muaf tutacaktır. Karşılıklılık, iki devlet arasında imzalanan (iki taraflı) anlaşma veya iki devletin de taraf olduğu uluslararası (çok taraflı) anlaşma ile sağlanabileceği gibi, kanuni veya fiili karşılıklılık şeklinde de sağlanabilir. Söz konusu anlaşmalardan biri de 1954 tarihli Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesi olup anılan Sözleşme’nin 17. maddesinde âkit devletlerden birinde ikamet eden ve diğer bir devletin mahkemeleri huzurunda davacı veya müdahil olarak bulunan âkit bir devletin vatandaşlarından yabancı olmaları sebebi ile herhangi bir teminat istenemeyeceği düzenlenmiştir. Somut olayda, davacı Suriye Arap Cumhuriyeti vatandaşı olup Hakem Heyetince başvurucunun teminat muafiyetinin bulunup bulunmadığı hususunda, hükme dayanak oluşturacak nitelikte bir araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır. 5718 sayılı Kanun’un 48. maddesinin ikinci fıkrasında, dava açanın karşılıklılık esasına göre, teminattan muaf tutulabileceği düzenlendiğinden öngörülen teminat hususu resen gözetilmelidir. Bu sebeple İtiraz Hakem Heyetince, öncelikle davacının statüsü belirlenerek teminattan muaf olup olmadığı hususunun Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve ... Genel Müdürlüğünden sorularak alınacak yazı cevabına göre, davacının teminat göstermesi gerektiği sonucuna varılırsa teminatın yatırılması için kesin süre verilmesi, anılan sürede belirtilen teminatın yatırılmaması hâlinde istemin usulden reddine, yatırılması hâlinde ise dava şartı eksikliği süresinde giderilmiş olacağından işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken doğrudan işin esasına girilmesi doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. 2.Bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir. VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 06.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/6005, K. 2025/13636, T. 06.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2024-6005-e-2025-13636-k-549fa4b736fa