Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/5446 E. 2025/6102 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/5446
- Karar No
- 2025/6102
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/679 Değişik İş, 2021/636 Karar SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : KIT/2021-174 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2016/26380
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yürüttüğü inşaat faaliyetleri ile ilgili risklerin davalı tarafından İnşaat/Montaj Bütün Riskler Sigorta Poliçesiyle teminat altına alındığını, riziko mahallinde 19.10.2015 tarihinde meydana gelen toprak hareketleri ve göçükler sonucu inşaat alanındaki yapılar ve ekipmanın zarar gördüğünü, ayrıca inşaatın yanında bulunan oto sanayi sitesinin ortak alanlarında ve işyerlerinde hasar oluştuğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2.000.000,00 TL'nin olay tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; yetersiz ilk projeye dayalı olarak inşaatı yapan davacının 1 yıllık bir süreçte ortaya çıkan ve çökme riskini kaçınılmaz kılan durumları davalıya bildirmediğini, riziko bakımından anilik unsurunun da gerçekleşmediğini ve zararın teminat dışı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; alınan bilirkişi raporuyla, davacının yetersiz proje ile inşaata başladığı ve oluşan deformasyonları gidermek için aldığı ek projeyi de zamanında uygulamayıp rizikonun zaman içinde ortaya çıkmasına neden olduğunun anlaşıldığı, davacının davalı sigortacıya kasten bilgilendirme yapmadığı anlaşıldığından zararın teminat dışı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince; davacı vekilinin itirazının kısmen kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile Kloz 115/Tasarımcı Rizikosu Teminatı kapsamında kalan zarara ilişkin olarak 1.500.000,00 TL'nin 30.12.2015 tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazla isteğin reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi tarafından; İtiraz Hakem Heyeti kararının usul ve yasaya uygun bulunduğu gerekçesiyle, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Kararın süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 21.12.2020 tarihli ve 2018/1511 Esas, 2020/8747 Karar sayılı ilamı ile; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 31.01.2018 tarih, 2017/1360 E.-2018/154 K. sayılı ilamının kaldırılmasına; davacı vekilinin diğer temyiz itirazları ile davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, somut olayda; gerekli ön çalışmaları yapıp projelendirme (Mayıs 2014 tarihli iksa projesi) ile inşaat faaliyetlerine Temmuz 2014'te başlayan davacının, projenin uygulanması sırasında zeminde oluşan deformasyonlar nedeniyle inşa faaliyetini durdurarak, Ekim 2014 tarihli zemin güçlendirme projesini hazırlatmak suretiyle, rizikonun oluşumunun engellenmesi bakımından önlem aldığı; alınan bu önlem dahilinde güçlendirme projesine göre faaliyetini sürdürdüğü; rizikonun doğması ihtimalinin ilk ortaya çıktığı tarih ile davacının önlem aldığı tarih arasında geçen zaman da gözetilerek, TTK'nın 1448. maddesi kapsamında değerlendirme yapılması gerektiğinin açık olduğu, açıklanan vakıalar karşısında İtiraz Hakem Heyetince; TTK'nın 1448. maddesindeki düzenleme de gözetilerek, inşaata başlanırken uygulanan Mayıs 2014 tarihli iksa projesindeki eksikliğin Ekim 2014 tarihli güçlendirme projesiyle giderilmesi biçiminde önlem alınmaya çalışıldığı; davaya konu edilen zararın, inşaat çalışmasına başlandığı anda ya da Mayıs 2014 tarihli projenin uygulanması sırasında meydana gelmediği; projedeki eksikliğin giderilmesi için alınan Ekim 2014 tarihli güçlendirme projesinin uygulanması devam ederken, zararın doğumuna yol açan asıl toprak kayması rizikosunun gerçekleştiği; .... Sigortası Genel Şartları'nın A.4-h maddesi ve poliçe özel şartındaki "proje hatasından kaynaklanan zararların teminat dışı olduğu" hükmünün yapılan açıklamalar dahilinde değerlendirilmesi gerektiği dikkate alınarak, teminatın kapsamı ile sigortacının sorumluluğunun belirlenmesi gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekilinin itirazının kısmen kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile Kloz 115/Tasarımcı Rizikosu Teminatı kapsamında kalan zarara ilişkin olarak 1.500.000,00 TL'nin 30.12.2015 tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; başvuru konusu hasarın, meydana geliş açısından “ani ve beklenmedik olma” şartını hiçbir şekilde haiz olmadığını, bu kapsamda müvekkili şirketin hiçbir şekilde poliçede yer alan MR115 tasarımcı rizikosu teminatı kapsamında sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, hasarın aniliği sözkonusu olmadığı için bu limitten sorumluluk kabul edilmesinin hatalı olduğunu, 1 yıl önceden çökme olacağı tespit edildiği halde davacının bunu kötüniyetle bildirmediği ve ek prim ya da fesih hakkını engellediği için sorumlu tutulamayacaklarını, ancak hasar ihbarı ile olaydan haberdar olduklarını ve ihbar yükümlülüğüne uyulmadığı için de cayma yoluna gittiklerini, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek üzere karar verileceği düşünülse dahi Türk Ticaret Kanunu'nun 1445 inci maddesi uyarınca tazminattan indirim yapılması gerektiğini belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; İnşaat/ Montaj Bütün Riskler Sigorta Poliçesi kapsamında tazminat istemine ilişkindir. Bozma sonrası İtiraz Hakem Heyetince verilen kararın bozmaya uygun olmasına, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının davalıya yükletilmesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 17.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.