Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/428 E. 2024/4180 K. – Tapu İptal Tescil

Konu: Tapu İptal Tescil

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/428
Karar No
2024/4180
Karar Tarihi
Konu
Tapu İptal Tescil

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/451 E., 2019/1216 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddi/ İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/164 E., 2019/2 K. Taraflar arasındaki tapu iptal tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/6484 Soruşturma ve 2016/13612 Karar numaralı dosyasında davalı ...'ın da kabulünde olduğu üzere kendisine ait evi satarak Döşemealtı İlçesi Karataş Köyü/Mahallesi 109/2 parselde bulunan üzerinde 2 katlı evle birlikte 664 m² arsayı 68.000,00 TL kendisinin ödeyerek satın aldığını, parselin toplamda 100.000,00 TL'ye satın alındığını, davacının bu parsel üzerinde bulunan 2 katlı evin katlarından birinde yaşarken davalı kardeşi ... tarafından kovulduğunu, bunun üzerine evin ... tarafından oğlu ... adına tapuda tescil edildiğini öğrenerek suç duyurusunda bulunduğunu, ancak takipsizlik kararı verildiğini, müvekkilinin aldatıldığını ve ödediği bedel üzerinden tapuda hissedar olması gerektiğini belirterek Döşemealtı İlçesi Karataş Köyü/Mahallesi 109/2 parselin tapu kaydının 100.000/68.000 hissesi oranında iptali ile davacı adına tesciline, bu olmazsa dava açıldığı tarihte ilgili parselin 100.000/68.000 oranının bilirkişice hesaplanacak güncel bedelinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar; davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dinlenen davalı tanıklarının beyanları dikkate alındığında davalı ...'ın oğlu diğer davalı ...'ı evlatlık olarak davacıya verilmek şartı ile bu paranın bağışlandığı belirtilmiş olup, bu şart kabul edilse dahi bağışlama şartı kanuna ve ahlaka aykırı olarak düzenlendiği bu nedenle davacının eksik borç niteliğindeki edimi ifa talep edemeyeceğinden dolayı bağışlamadan rücu şartları da oluşmadığından davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davacının bağış yapmadığını, dava konusu evin 68.000,00 TL bedelinin kendisi tarafından ödendiğini, avukatı aracılığı ile bildirdiği tanıkların dinlenmediklerini, avukatın ilgisizliği nedeniyle davanın aleyhine sona erdiğini, 100.000,00 TL'ye alınan taşınmazın 68.000,00 TL'sinin davacı tarafından verildiğini, bu durumun davalının da kabulünde olduğunu, davacıya ait 5051 ada 6 parsel numaralı taşınmazın davacıya sattırılarak, yeni satın alan ...'dan paranın tahsil edildiğini, evin davalılar adına 1/2 oranında satın alındığını, 2016 yılında davacının davalı aleyhine şikayette bulunduğunu, savcılık tarafından takipsizlik kararı verildiğini, olayların hukuki niteliğinin doğru takdir edilmediğini, evi kendisine ait bilerek 6 yıla yakın yaşadığını, en azından bedel iadesi yönünden kabul kararı verilmesi gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı dava konusu taşınmazın davalı tarafça iradesinin fesada uğratılması sonucunda davalı tarafın üzerine devrolunduğunu iddia ederek tapu iptal ve terditli olarak alacak talebinde bulunmuş ise de davacı tarafça bu husus ispatlanamadığı gibi, dinlenen davalı tanıklarının beyanları ve tüm dosya kapsamından dava konusu taşınmazın davalı tarafa bağışlanmış olduğu, bağıştan dönmenin şartlarının da somut olayda mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar usul ve yasaya uygun olduğundan davacı tarafın istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunda bildirdiği sebepler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hile hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu′nun (TBK) 36 ncı ve 39 uncu maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,06.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/428, K. 2024/4180, T. 06.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2024-428-e-2024-4180-k-e8ea90c93c01