Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/4206 E. 2025/12872 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4206
Karar No
2025/12872
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi SAYISI: 2024/173 Değişik İş, 2024/179 Karar SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI: 2024/İHK-2588 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI: K-2023/413606

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 04.08.2019 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucunda davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 15.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusuru kabul etmediklerini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile maluliyet oranının tespiti amacıyla hakem heyetinin 05.10.2023 tarihli ara kararı gereğince bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, buna ilişkin ara kararın taraflara tebliğ edildiği, davacı tarafından ara kararda tayin edilen üç iş gününden ibaret olan kesin süre içerisinde bilirkişi ücretinin yatırılmadığı, davacının taleplerinin çözümünün 6100 sayılı HMK’nın 266 ncı maddesi gereği teknik bilgi ve inceleme gerektirdiği, aynı Kanunun 324 üncü maddesinde delil ikamesi avansının düzenlendiği, anılan maddede; “(1) Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler. (2) Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır. (3) Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işler hakkındaki hükümler saklıdır.” şeklinde düzenleme bulunduğu, HMK uyarınca tarafların kendileri için kesin olarak verilen süreler içerisinde belirtilen işlemleri yapmak zorunda olduğu, belirlenen süre içerisinde yapılması gereken işlemler yapılmadığı takdirde, o işlemlerin artık yapılamayacağı, HMK’nın 94 üncü maddesinin 2 nci fıkrasında; “Hâkim, tayin ettiği sürenin kesin olduğuna karar verebilir.”, 3 üncü fıkrasında ise; “Kesin süre içinde yapılması gereken işlemi, süresinde yapmayan tarafın, o işlemi yapma hakkı ortadan kalkar.” hükümlerinin bulunduğu, verilen kesin süreyle davanın diğer tarafı lehine usuli kazanılmış bir hakkın doğduğu, bu sebeple kesin olarak verilmiş sürenin uzatılmasına ve kesin süreye ilişkin karardan rücu edilmesine yasal olanak bulunmadığı, 05.10.2023 tarihli ara karar ile bilirkişi ücretinin süresinde yatırılmaması halinde bilirkişi delilinden vazgeçileceğinin ihtar edildiği anlaşıldığından, ödenmeyen bilirkişi ücreti doğrultusunda yargılamaya son verildiği, davacı tarafından bilirkişi ücretinin yatırılmaması halinde 6100 sayılı HMK’nın 324 üncü maddesindeki hükmün uygulama alanı bulacağı, dosyadaki mevcut bilgi ve belgeler doğrultusunda uyuşmazlığın çözümü teknik bilirkişi görevlendirmesini zaruri kıldığı anlaşıldığından ispatlanamayan taleplerin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle başvuru sahibinin talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2918 sayılı KTK’nın 97. maddesi ve ZMSS Genel Şartları uyarınca sigorta şirketine anılan mevzuatta belirtilen gerekli belgeler ile başvuru yapılmasının gerektiği, davacı tarafından sunulan ... Üniversitesi Tıp Fakültesi ...Tıp Merkezi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 06.04.2022 tarihli raporun ise usulüne uygun şekilde hazırlanmadığının anlaşıldığı, raporu düzenleyen heyette nöroloji uzmanı hekimin bulunmadığı, davacının maluliyetine esas alınan epilepsi rahatsızlığı kapsamında ilaç kullanıp kullanmadığının tespit edilmediği, davacının çocuk olmasına göre maluliyet oranının maluliyetin niteliğine göre sürekli olup olmadığının değerlendirilmediği, davacının davalı ... şirketine söz konusu raporu alarak başvuru yaptığı, ancak yukarıda açıklanan sebeplerle raporda eksikliklerin bulunduğu, bu nedenle davacının davalıya yaptığı başvurusunun usulüne uygun olmadığı, Yargıtay içtihatlarına göre bu durumda başvurunun usulden reddine karar vermek gerektiği, buna rağmen Uyuşmazlık Hakem Heyetince kesin hüküm yaratacak biçimde başvurunun reddine karar verilmesinin isabetli olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının kısmen kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, başvuru sahibinin talebinin usulden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi ücretinin 6100 sayılı HMK’nın 325 inci maddesi kapsamında delil avansı niteliğinde olduğunu, davacının yargılama sırasında 6100 sayılı HMK’nın 114 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (g) bendi ile dava şartı olarak düzenlenen delil avansını dosyaya süresinde yatırmadığını, bu nedenle davanın dava şartı yokluğundan esastan reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın usulden reddine karar verilmesinin doğru olmadığını beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yolcunun uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İtiraz Hakem Heyeti kararında belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının davalıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 22.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/4206, K. 2025/12872, T. 22.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2024-4206-e-2025-12872-k-9da08bfd0d3f