Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/3632 E. 2024/5849 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3632
Karar No
2024/5849
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/522 D,İş 2021/501 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2021/İHK-19621 HÜKÜM/KARAR : Davacı İtirazının Reddi/Davanın Usulden Reddi SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/54315 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın reddine karar verilmiştir. Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 09.01.2016 tarihinde davalı ... şirketine trafik sigortalı araç ile davacının idaresindeki aracın karıştığı trafik kazası sonucunda davacının yaralandığını, başvurularının maluliyet artışına ilişkin olduğunu belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla %32 sürekli iş göremezliği karşılığında müvekkiline ödenmesi gereken 39.000,00 TL bakiye sürekli iş göremezlik, 1.000,00 TL geçici iş göremezlik, 1.000,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 41.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvuran vekilinin daha önce aynı kazaya ilişkin olarak sigorta şirketinden %24 maluliyet oranı üzerinden tazminat aldıklarını fakat maluliyet oranının artması kaynaklı ek talepleri olduğunu dile getirdiği, fakat dosyaya sunulan maluliyet raporunda, Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine ve Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre maluliyet oranının %32 olarak tespit edildiği, maluliyet oran değişikliğinin iki farklı kurum arasındaki değerlendirme farkından kaynaklandığının belirtildiği, dosyaya sunulan maluliyet raporunun önceki tespitten sonra maluliyetin artışını ispatlamadığı aksine raporun içeriğinde, her iki rapor arasındaki farkın iki kurum arasındaki değerlendirme farkından kaynaklandığı ifade edildiğinden bu hali ile raporun talebe uygun olmaması, özel dava şartı olan sigorta şirketine başvuru aşamasının, mevzuata ve usulüne uygun bir maluliyet raporu ile yapılmamış olması, maluliyet artışına dair bir tespitin mevcut olmaması nedeniyle başvurunun usulden reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davacı vekili itiraz dilekçesinde; davacının maluliyetinde artış olduğunu, bu hususun dikkate alınarak bakiye tazminat ödenmesi gerektiğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Aynı kazaya ilişkin daha önceden verilmiş hüküm olsa da maluliyet oranında her bir artışın yeni bir olgu olması ve yeni bir davaya konu edileceğine ilişkin yerleşmiş Yargıtay içtihatları dikkate alındığında, davacının maluliyet artışı iddiasının kanıtlanması halinde artan maluliyet oranı açısından tazminat talep edilebileceğinin kabulünün gerektiği, ancak dosyaya sunulan Karadeniz Teknik Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen rapora göre davacının tüm vücut fonksiyon kaybı oranının %32 olduğu belirlenmiş olmasına karşın hazırlanan raporda maluliyet artışına ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmadığı görüldüğünden davacı tarafın maluliyet artışı iddiasını ispatlayamadığı, İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan dava sonucunda davacı başvurana 151.042,46 TL ödeme yapıldığı ve davalının ibra edildiği, 2918 sayılı KTK 111/2 maddesinde öngörülen 2 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra davacının bakiye tazminat talebinde bulunduğu, ayrıca davacının başvurusunu herhangi bir maluliyet artışının bulunduğunu ispat etmeksizin dava açtığı sonucuna varılmış ve davanın reddi gerektiği yönündeki Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının yerinde olduğu sonucuna varıldığı, bunun dışında somut olay açısından 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu 30/14 maddesi hükmünün de dikkate alınması gerektiği, anılan maddeye göre mahkemeye intikal etmiş uyuşmazlıklarla ilgili olarak Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuruda bulunulamayacağının emredici olarak düzenlendiği, yasal düzenlemede, mahkeme ya da tüketici sorunları hakem heyetine bir başvurunun yapılmış olması engel olarak getirilmekte, yapılan başvurunun derdest olup olmadığı şartının aranmamakta olduğu, somut olayda, davacının, Komisyona başvurmadan önce Mahkemede dava açtığı böylece tercihini Mahkemeye başvurmak şeklinde kullandığı, tüm bu hususlar dikkate alındığında davacının itirazlarının reddine karar vermek gerektiği" gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Karadeniz Teknik Üniversitesi Adlı Bilimler Enstitüsü Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından 10.07.2020 tarihinde düzenlenen Adli Kurul Raporu ile belirlenen %32 oranındaki maluliyetin yeni bir olgu olarak değerlendirilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, oran artışı hususunun araştırılmamış olmasının bozmayı gerektirdiğini, adli raporun kendisinin artan maluliyeti ispatlayan yegane belge olduğunu belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile tedavi gideri talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik. 3. Değerlendirme Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre karar usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 06.06.2024 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile tedavi gideri istemine ilişkindir. Davacı taraf, davaya konu kazadaki yaralanmasından kaynaklanan maluliyetin zaman içinde arttığı (gelişen durum olduğu), maluliyetin % 24'ten % 32'ye yükseldiği iddiasıyla eldeki davayı açmış; Hakem Heyetleri tarafından, davacının maluliyette artış olduğunu ispat için sunduğu raporda maluliyette gelişen durum olduğuna ilişkin bir tespit bulunmadığı, farklı oran veren raporlar arasındaki farkın rapor düzenleyen sağlık kurullarının değerlendirme farkından kaynaklandığının belirtildiği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş; sayın çoğunluk tarafından davacının temyiz itirazlarının reddiyle İtiraz Hakem Heyeti kararının onanmasına karar verilmiştir. Maluliyette ortaya çıkan her artış (gelişen durum) yeni bir olgu olduğundan, sonradan ortaya çıkan olguya ilişkin olarak dava açılması mümkündür. Maluliyet oluşmasından sonra zarar sorumlusundan dava yoluyla tazminatın alındığı durumlarda dahi, maluliyette gelişen yeni durumlar için tazminat talep edilebilmesi mümkündür. Davacının % 24 maluliyet oranını belirleyen 2017 yılında düzenlenen raporda davacının kalça protezinin "iyi sonuçla iyileştiği" tespitine göre oran belirlendiği, eldeki dava açılırken sunulan ve % 32 maluliyet oranı belirleyen 2020 tarihli raporda ise davacının kalça protezinin "orta sonuçla iyileştiği" tespitine göre oran belirlendiği görülmektedir. Anılan iki rapordaki farkın değerlendirme farklılığından kaynaklandığı kabul edilmişse de ilk rapordan sonraki 3 yıl içinde ortaya çıkan % 8'lik farkın, kalça protezinin zaman içinde yarattığı olumsuz etkilerden kaynaklanıp kaynaklanmadığının araştırılması gerektiği gözetilmelidir. Taraflar arasında mahkemede görülen dava yoluyla % 24 maluliyet oranı üzerinden davalının tazminat ödemesi yaptığı Hakem Heyetlerinin kabulünde olup, davacı ise tazminatın tahsilinden sonraki dönemde % 24'lük maluliyetinde gelişen durum olduğunu iddia etmektedir. Bu itibarla, mahkemede görülen dava kapsamında yapılan ödemeye esas alınan % 24 oranındaki maluliyette zaman içinde gelişen durum olup olmadığının özel olarak incelenmesi ile varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekir. Açıklanan nedenlerle; taraflar arasında mahkemede görülen davaya ilişkin dosyanın dosyaya kazandırılması ile o dosyadaki maluliyet raporu (% 24 oran veren) da dikkate alınarak, eldeki davaya konu maluliyet artışı (yeni olgu) iddiasının dayanağı olan rapordaki arazların irdelenmesiyle davacının maluliyetinin % 24'ten % 32'ye yükselmesinin nedenleri üzerinde duran ve bu artışın maluliyette gelişen durum (artış- yeni olgu) olup olmadığını özel olarak inceleyen, maluliyette gelişen durum olduğunun tespiti halinde bu yeni olgunun ortaya çıktığı tarihi net biçimde belirleyen Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ve cetvellerine göre düzenlenecek maluliyet raporu alınıp oluşacak sonucuna göre karar verilmesi için İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun onama kararına katılmıyorum.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/3632, K. 2024/5849, T. 06.06.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2024-3632-e-2024-5849-k-e3be41bcc310