Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/271 E. 2025/9563 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/271
- Karar No
- 2025/9563
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/935 E -2023/1908 K İLK DERECE MAHKEMESİ : Tekirdağ 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/390 E- 2022/737 K Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı mükellef ... Tarım Ürünleri Tic ve San Ltd Şti'nin “6100 hisseli ortağı ve şirket müdürü ... TC Kimlik numaralı ...'ın ilgili vergi dairesine ödeme müddetinin 26.09.2018 tarihinde başlamış 318.775,65 TL kesinleşmiş ve vadesi geçmiş borcunun bulunmakta olduğunu, yapılan takibat neticesinde amme borçlusu ...'ın İstanbul ili ... İlçesi ... Mah 1080 ada, parselde kayıtlı 59 nolu bağımsız bölümdeki hissesini 18.07.2018 tarihinde kız kardeşi ...'e devrettiğinin tespit edildiğini beyan ederek davalılar arasındaki tasarrufun iptaline, taşınmazın devrini önlemek amacıyla mahkeme kararı kesinleşinceye kadar söz konusu gayrımenkul hissesine teminat alınmaksızın ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz konulmasına, dava konusu taşınmaz elden çıkarılmışsa dava konusu taşınmazı elden çıkaranlar yönünden nakden tazminata mahkum edilmelerine, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 15.02.2022 gün, 2020/390 E- 2022/737 K sayılı ilamı ile "dava konusu taşınmazın davaya konu hisse devrinin 18.07.2018 tarihinde yapıldığı, talimat ile alınan teknik bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın devir tarihi itibariyle bedelinin 800.000,00 TL olduğu, bunun hisseye tekabül eden miktarının dosyadaki tarafların murisine ait veraset ilamındaki paya göre 1/3'nün 266.666 TL civarında olduğu, dava konusu taşınmazın tarafların arasındaki satıma konu bedelinin ise 90.000,00 TL bedel ile yapıldığı, buna göre dava konusu tasarrufun davalı borçlunun davacı kuruma borcunun doğduğu tarihten sonra ve davalı borçlu tarafından kız kardeşi olan diğer davalıya yapıldığı, bedelinin tasarruftan önce diğer davalı tarafından ödendiği beyan edilmiş ise hayatın olağan akışına uygun olmayan ve ispat edilmiş sayılmayan bu savunmaya itibar edilmemiş, her ne kadar mali müşavir bilirkişi davacı kurum alacağının tasarruf tarihinden sonra kesinleştiğini belirtmiş ise de, celbedilen kurum kayıtlarından alacağın bir kısmının doğduğu tarihin 2016 yılına dayandığı görülmekle bilirkişinin bu tespiti dosya kayıtlarına nazaran bu şekliyle kabul edilmiş, bu haliyle yapılan tasarrufun iptale konu tasarruflardan olduğu, gerek taraflar arasındaki hukuki ilişki, gerek satıma konu bedel gözetilerek ivazlı bir tasarruf olarak görülemeyeceği kabul edilerek davacının davasının kabulü ile davaya konu İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 1080 ada, 1 parsel sayılı taşınmaz üzerine kurulu yapının 6. kat 59 bağımsız bölüm nolu taşınmazdaki davalı borçlunun diğer davalıya 18.07.2018 tarihli mülkiyet hissesine ilişkin tasarrufun iptali ile davacıya tasarrufa konu mülkiyet hissesi bakımından cebri icra yetkisi verilmesine," karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 25.10.2023 gün, 2022/ 935 E- 2023/1908 K sayılı kararı ile "davacı idare vekilinin istinaf aşamasında ibraz ettiği 23/06/2023 tarihli dilekçesi içeriğinden davalı ...'ın 7440 Sayılı Yasa kapsamında borçlarını yapılandırarak ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne olan borçlarını ödediği ve bu nedenle davanın konusuz kaldığı, vekalet ücretinin maktu olarak belirlenmesi gerektiği, dava açılışı sırasında haklılık durumuna bakılması gerektiği, tasarruf tarihinde mevcut bir borcun olmadığının anlaşılmış olmasına göre davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, yeni hüküm kurulmasına, dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına ve davalılar lehine maktu vekalet ücreti ödenmesine" karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalılar aleyhine yargılama ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 6183 sayılı Amme Alacakları Tahsili Usulü Hakkında Kanunu'nun 24 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun/HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, dava konusu borcun ödenmiş olmasına ve dava konusu tasarrufun borcun doğumundan önce olduğunun belirlenmesine, iş bu davanın açılmasına davalıların sebebiyet vermediğinin anlaşılmış olmasına göre davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 13/J maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.