Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/1388 E. 2024/4451 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1388
Karar No
2024/4451
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/223 Değişik İş, 2022/235 Karar SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : İHK-2022/İHK-539 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/172849 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından Genişletilmiş Kasko Sigorta poliçesi ile sigortalı olan aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu maddi hasara uğradığını, davalı ... şirketine başvuru yapılmasına rağmen davacı müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10,00 hasar bedelinin ve 354,00 TL ekspertiz ücretinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş; yargılama sırasında ıslah dilekçesi ile dava değerini 53.398,47 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirkete yapılan tazminat başvurusuna istinaden 20210300039871 nolu hasar dosyası açıldığını, yapılan araştırma neticesinde sigortalı tarafından doğru ihbarda bulunulmadığının anlaşıldığını, eksper raporu ile sigortalı araçta meydana gelen hasara ilişkin hasar/beyan uyumsuzluğu ve sürücü değişikliği yönünde kanaat oluştuğunu, bu nedenle tazminat ödemesi yapılmadığını, haksız başvurunun reddedilmesi gerektiğini, başvuru sahibinin kısmi dava açmasında hukuki yararı bulunmadığını, anlaşmalı olmayan servis tarafından onarım yapıldığını, eksper tarafından tespit edilen parça tutarlarına iskonto uygulanmaması sonucu fahiş hasar tazminatı ortaya çıktığını, ekspertiz ücretinin yerinde olmadığını ve temerrüt tarihinden itibaren faiz istenemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III.UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1409 uncu maddesinde; " (1) Sigortacı, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumludur. (2) Sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta kapsamı dışında kaldığını ispat yükü sigortacıya aittir" düzenlemesine yer verildiği, bu yasal düzenleme ile talebin teminat dışı kaldığına dair ispat külfetinin sigorta şirketine verildiği, söz konusu yasal düzenleme uyarınca ispat külfeti kural olmakla birlikte, bu kuralın ihbar yükümlülüğünün iyi niyet kurallarına uygun olarak gerçekleştirildiği hallerde geçerli olduğu, sigortalı tarafından 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1435 inci ve devamı maddeleri gereği rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar yükümlülüğünün kasten yerine getirilmemesi ya da iyi niyet kurallarına açıkça aykırı şekilde kullanılması halinde, ispat külfetinin yer değiştirip, rizikonun teminat içinde kaldığını ispat külfetinin sigortalıya geçmesinin söz konusu olduğu, fakat davalı ... şirketince dosya kapsamı itibariyle iddiasını ispata yarar somut belge ve bilgi bulunmadığı, aktüer bilirkişiden alınan raporda, dosya kapsamında sürücünün kaza anında alkollü olduğu ve sürücü değişikliği yapıldığına dair herhangi bir kanıt veya somut belgeye rastlanmadığı, dava konusu kaza neticesinde makul hasar bedelinin 53.398,47 TL olarak hesaplandığı, kaza tarihi itibarıyla araç alım-satım piyasalarında ve yetkili opel servislerinin 2. el satışlarında yapılan araştırmada aracın 2.el değerinin ortalama 110.000,00 TL civarında olduğu, yine hasarlı araç alım-satım piyasalarında yapılan araştırmada aracın hasarlı hali ile en fazla 35.000,00 TL sovtaj değerinin olduğu, bu durumda ilgili aracın onarılmasının daha ekonomik olacağının mütalaa edildiği ve dosyada bulunan bilgi ve belgeler dikkate alınmak suretiyle hazırlanan bilirkişi raporunun denetime elverişli ve gerekçeleri itibariyle karar vermek için yeterli olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 53.398,47 TL maddi tazminatın 01.04.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı vekili tarafından yapılan araştırmada kazanın beyan olduğu şekilde gerçekleşmediği yönünde itirazda bulunulmuş ise de anılan tarihte ve saatte kazanın gerçekleştiği iddia olunan otobanda her ne kadar polis tarafından tutanak tutulmamış olsa dahi, trafik görevlilerinin kaza yerine geldiğinin davacı tarafından beyan edilmiş olması karşısında, söz konusu tarih ve saat aralığında bir kaza meydana gelip gelmediği hakkında otobanı işleten firma veya Karayolları Genel Müdürlüğünden ya da Emniyet Genel Müdürlüğü’ndün bir bilgi talebinde bulunulduğu hakkında herhangi bir bilgi ve belgenin dosyaya sunulmadığı, burada ispat külfetinin davalı ... üzerinde olduğu, davalı şirket tarafından söz konusu iddiayı ispata yarar delil sunulmadığından davacının beyanına itibar edilerek kazanın poliçe teminatı kapsamında olduğu sonucuna varıldığı, aktüer bilirkişi raporunda hasarlanan her parça için gerekli olan yedek parçanın kaza tarihi itibariyla orijinal parça fiyatlarına göre % 25 iskontolu ve işçilik bedellerinin ayrı ayrı belirtildiği, bilirkişi raporunun dosya içeriğiyle uyumlu, sonuçları itibariyle denetlenebilir nitelikte olduğu, emsal Yargıtay içtihatlarına göre, fatura ibraz edilsin ya da edilmesin hesaplamaya KDV bedelinin dahil edilmesinde hukuka aykılırık bulunmadığı ve davacı yararına takdir edilen vekalet ücretinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; meydana geldiği iddia olunan hasar ile beyan edilen kaza şeklinin uyumsuz olduğunu, başvuru sahibi ve sigortalı araç sürücüsü tarafından kazanın meydana gelişi ile ilgili yapılan açıklamaların doğru olmadığını, haksız kazanç sağlama amacıyla hasarın meydana getirildiğinin anlaşıldığını, doğru ihbar yükümlülüğünün yerine getirilmediğini, bilirkişi raporunda tespit edilen parça tutarlarına iskonto uygulanmaması nedeniyle hasar bedelinin fahiş hesaplandığını, eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki araçlardan elde edilen orijinal parça ile değişim mümkün olduğu halde, sigortacının bilgisi ve onayı dahilinde olmadan orijinal parça ile onarım sağlanır ise sigortacının sorumluluğunun, sigortacının kaza tarihi itibariyle benzer hasarlardaki onarım uygulamasına göre, eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki araçlardan elde edilen orijinal parça bedeli ile sınırlı olduğunu, KDV dahil hasar bedeli hesaplanmasının hatalı olduğunu ve davacı lehine hükmedilen vekâlet ücretinin asliye hukuk mahkemeleri için hesaplanacak vekâlet ücretinin 1/5'i oranında olması gerektiğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu araçta meydana gelen hasar bedeli talebine ilişkindir. 1. Dosya içeriğinden; davacının beyanına göre, davacının Sapanca Mevkiinde Berceste Tesislerine gelmeden 2-3 km önce sol şeritte seyrettiği, sağ şeritten giden tır sürücünün önündeki aracı sollamak için orta şeride geçtiği, aracın davacının şeridine hafif manevra yapması sonucu direksiyon hakimiyetini kaybettiği, dört tur atarak önlü arkalı bariyere çarptığı ve olay yerine polis gelmesine rağmen tutanak tutulmadığı, dosyaya sunulan fotoğraflar incelendiğinde aracın sağ arka kısmında sürtünme izlerinin mevcut olduğu ve hasarın daha ziyade ön tarafta olduğu, davalı ... tarafından; dosyaya sunulan ekpertiz raporunda, KDV dahil hasar onarım ve işçilik tutarının 50.625,25 TL olarak belirlendiği, olay yeri resimleri incelendiğinde bariyer ve yerlerde hasar olmadığı ve olay yerinde polis olmasına rağmen tutanak tutulmadığının tespit edildiği ve hasar/beyan uyumsuzluğu ve sürücü değişikliği kanaati oluştuğunun belirtildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgeler dikkate alındığında; kazanın davacının anlattığı şekilde gerçekleşip gerçekleşmediğine ve polis tarafından olay yerine gelinmesine rağmen tutanak tutulmadığına ilişkin değerlendirmelerin kesin delillere dayanmadığı, olayın oluş şeklinin geniş bir araştırma sonucu belirlenebileceği, bu hali ile genel mahkemelerce gerekli araştırmanın yapılması gerektiğinden tahkim yargılamasının dosyadan el çekme ile sonlandırılmasına karar verilmesi gerekirken uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesi doğru değildir. Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir. 2. Bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir. VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın, mahkemeye gönderilmesine, 09.05.2024 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Davaya konu olayın tek taraflı trafik kazası sonucu meydana geldiğinin açık olduğu, kazaya karışan aracın davalıya kasko poliçesi ile sigortalı olduğu, dosyaya sunulan fotoğraflardan kazanın iddia edildiği şekilde gerçekleştiği anlaşılmakla işin esasının incelenmesi gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun el çekme yönündeki bozma kararına katılmıyorum.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/1388, K. 2024/4451, T. 09.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2024-1388-e-2024-4451-k-8adc1c4fd9f8