Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/11818 E. 2026/1597 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/11818
Karar No
2026/1597
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/1139 D.İş 2024/1139 K

İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 12.09.2022 tarihinde davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın yaya olan müvekkiline çarpması neticesinde davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 6100 sayılı Yasa'nın 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak niteliğinde şimdilik 15.100,00 TL sürekli maluliyet tazminatı ve yargılama gideri kapsamında 1.500,00 TL adli tıp rapor ücreti olmak üzere toplam 16.600,00 TL'nin sigorta şirketinin temerrüde düştüğü 08.04.2023 başvuru tarihinden tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, başvurunun usulüne uygun olmadığını, tarafların kusur durumlarının tespiti için bilirkişi raporu alınması gerektiğini, maluliyet raporunun yönetmeliğe uygun düzenlenmediğini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faiz yöntemine göre yapılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili aleyhine uygulanabilecek faiz türünün yasal faiz olması gerektiğini, vekalet ücretinin 1/5 oranında uygulanması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile adli tıp heyetinden alınan 07.06.2024 tarihli bilirkişi raporu ile davacıda maluliyet oluşmadığının tespit edildiği gerekçesiyle başvuru sahibinin talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Uyuşmazlık Hakem Heyetince Sigorta Tahkim Komisyonu listesinde bulunan hekim bilirkişiden alınacak maluliyet raporunun başvurucunun fiziki muayenesi yapılmadan ve yönetmeliğe uygun olarak düzenlenemeyeceği, dosyanın geldiği aşamada raporlar arasında çelişki bulunduğu, başvuran tarafından sunulan raporun Yargıtay ilke ve kararlarına uygun olmadığından aktüer rapora esas alınamayacağı, başvuran tarafından sunulan raporun aynı zamanda KTK 97. maddeye göre sigorta şirketine ibraz edilen maluliyet raporu olması nedeniyle başvuran vekilinin itirazının reddi ile birlikte kararın kaldırılarak başvurunun usulden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; sağlık kurulu raporunun yönetmeliğe uygun olduğunu herhangi bir çelişki bulunmadığını, 05.06.2024 tarihli bilirkişi raporunun evraklar üzerinden elde edilen bulgulara dayanılarak hazırlandığını, müvekkilinin fiziki muayenesinin yapılmadığını, raporun hükme esas alınmaması gerektiğini belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yayanın sürekli iş göremezlik tazminatı ile adli tıp rapor ücreti talebine ilişkindir. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. Dosyanın incelenmesinde; davacı tarafından başvuruda sunulan, kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak ... Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 18.09.2023 tarihli maluliyet raporunda kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre sürekli iş göremezlik oranı topuk hareket kısıtlılığına bağlı sağ ayak bileği evesiyon kısıtlılığı ve sağ ayak bileği inversiyon kısıtlılığı nedeniyle %2 olarak belirlenmiştir. Uyuşmazlık Hakem Heyetince anılan raporun hüküm kurmaya yeterli görülmemesi nedeniyle doktor bilirkişiden rapor alındığı ve bu raporda meydana gelen kaza nedeniyle davacının sürekli iş göremezlik oranının %0 olduğunun tespit edildiği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince rapora itibar edilerek davanın reddine karar verildiği, İtiraz Hakem Heyetince dosyadaki maluliyet raporları arasında çelişki bulunduğu, başvuran tarafından sunulan raporun Yargıtay ilke ve kararlarına uygun olmadığından aktüer rapora esas alınamayacağı, başvuran tarafından sunulan raporun aynı zamanda KTK 97. Maddeye göre sigorta şirketine ibraz edilen maluliyet raporu olması nedeniyle başvuran vekilinin itirazının reddi ile birlikte kararın kaldırılarak başvurunun usulden reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Bahsi geçen her iki raporda Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ile ekindeki cetveller kullanılmış olmasına rağmen davacının trafik kazasına bağlı maluliyetinin bulunup bulunmadığı hususunda aralarında çelişki oluşmuştur. Diğer yandan her iki raporun da davacının en son film ve grafilerinin incelenmeden tanzim edildiği bu hali ile anılan raporların yönetmelikteki şartları taşımadığı ve raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesinin zorunlu olduğu açıktır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 51. maddesine göre hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak tazminatı belirleyecektir. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; 6098 sayılı Kanun'un 51. maddesi gözetilerek İtiraz Hakem Heyetince; davacıda oluşan arazlar dikkate alınarak kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve davacının bizzat muayenesi yapılarak en son film ve grafileri incelenmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde içerisinde ortopedi uzmanının da bulunduğu davacının yerleşim yerine en yakın üniversite hastanelerinin adli tıp anabilim dalı bölümlerinden davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı, varsa oranı hususunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli, kaza ile illiyet bağı kuran rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup kararın bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,16.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/11818, K. 2026/1597, T. 16.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2024-11818-e-2026-1597-k-d1930d887db2