Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/10342 E. 2025/16766 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/10342
Karar No
2025/16766
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/788 D.İş 2024/788 K SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2024/İHK-45672 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2024/209109

İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 31.03.2022 tarihinde davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı araç ile müvekkilinin sevk ve idaresindeki motosikletin karıştığı çift taraflı trafik kazası neticesinde müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını, sigorta şirketi tarafından 15.05.2023 tarihinde 106.353,98 TL ödeme yapıldığını, yapılan ödemenin yetersiz olduğunu belirterek HMK 107. maddesi gereği fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 15.001,00 TL sürekli maluliyet tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 07.02.2024 tarihli talep arttırım dilekçesiyle talebini 393.646,02 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; sunulan maluliyet raporunda belirtilen maluliyet oranının fazla olduğunu, davacının kaza sonucu oluşan maluliyet oranının %22 olarak belirlendiğini, müvekkili sigortacı tarafından başvuru öncesi sorumlu olduğu tutarı ödediğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı ile %14 maluliyet, %100 sigortalı araç sürücüsünün kusuru yönünde alınan bilirkişi raporu gözetilerek davanın kabulüne, davacının talebinin kısmen kabulü ile 216.370,60 TL tazminatının 21.06.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin 177.275,42 TL talebin reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından sunulan ve Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından alınan raparların yönetmelik hükümlerine ve usulüne uygun olmadığı ve gerçek zararı ortaya koyacak belge ile sigorta şirketine başvuru yapılmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin itirazlarının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen 01.05.2024 - K-2024/209109 sayılı kararının kaldırılmasına, buna göre esas hakkında yeniden hüküm kurulması gerektiğinden; başvurunun usulden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacı tarafça dosyaya sunulan maluliyet raporunun yönetmeliğe uygun olduğunu, İtiraz Hakem Heyetince uzmanlık gerektiren hususta hatalı tespitte bulunduklarını, istikrar kazanmış Yargıtay kararlarında Adli Tıp Anabilim Dalları tarafından verilen raporların hükme esas alınması gerektiğinin belirtildiğini, dosyada mübrez raporun hüküm kurmaya elverişli olduğunu belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı sigorta şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. Dosyanın incelenmesinde; davacı tarafından başvuruda sunulan, kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 07.04.2023 maluliyet raporunda kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre sürekli iş göremezlik oranı sol tibia epikondil ve fibula kırığı, 7,8 kot kırıkları nedeniyle nörojenik kaynaklı ağrılar, alt ekstremite ve senilite nedeniyle balthazard formülüne göre %27 olarak hesaplanmıştır. Uyuşmazlık Hakem Heyetince anılan raporun hüküm kurmaya yeterli görülmemesi nedeniyle doktor bilirkişi heyetinden rapor alındığı ve bu raporda meydana gelen kaza nedeniyle davacının sürekli iş göremezlik oranının sol diz hareket kısıtlılığı nedeniyle %14 olabileceği, daha sağlıklı ve kesin raporun düzenlenebilmesi için davacının fizik tedavi kliniğine sevk edilerek son durum muayene raporları ile grafilerinin temini gerektiğinin belirtildiği, hesap raporunda davacının %14 maluliyeti üzerinden hesaplama yapıldığı ve Uyuşmazlık Hakem Heyetince rapora itibar edilerek karar verildiği, İtiraz Hakem Heyetince davacı tarafından sunulan ve Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan raporların yönetmelik hükümlerine uygun olmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verildiği görülmektedir. Bahsi geçen her iki raporda Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ile ekindeki cetveller kullanılmış olmasına rağmen maluliyet oranları ile davacının salt trafik kazasına bağlı maluliyetinin bulunup bulunmadığı hususunda fahiş fark ve çelişki oluşmuştur. Diğer yandan her iki raporun da aralarında nöroloji uzmanı bulunmayan heyet tarafından düzenlendiği bu hali ile anılan raporların yönetmelikteki şartları taşımadığı ve raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesinin zorunlu olduğu açıktır. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacının kazadan önceki hastalıkları ile kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve davacı bizzat muayene edilmek suretiyle meydana gelen trafik kazası ile illiyet bağını da tespit edecek şekilde kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak içerisinde nöroloji uzmanının da bulunduğu davacının yerleşim yerine en yakın üniversite hastanelerinin adli tıp anabilim dalı bölümlerinden rapor alınıp salt trafik kazasına bağlı iş göremezlik oranının ne olduğu hususunun net olarak belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 15.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/10342, K. 2025/16766, T. 15.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2024-10342-e-2025-16766-k-7d30fa218be0