Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/10101 E. 2025/13663 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/10101
- Karar No
- 2025/13663
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/1210 E., 2024/1198 K.
Mahkeme kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin desteğinin 05.10.2010 tarihinde meydana gelen trafik kazasında öldüğünü, desteğin ölümü ile geri de eşi, çocukları, babası ve kardeşlerinin kaldığını, davalıların ise kazaya karışan karşı aracın sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğunu, davaya konu kaza nedeni ile müvekkillerinin destekten yoksun kalma, araç hasarı, defin gideri ve manevi zararlarının doğduğunu açıklayıp tüm maddi zararları için fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile toplam 80.000,00 TL maddi tazminatın, manevi zarar yönünden desteğin eşi ve çocukları için ayrı ayrı 10.000,00 TL manevi tazminatın, desteğin babası ve kardeşleri için ayrı ayrı 5.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini artırmıştır. II. CEVAPLAR Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde bahsi geçen 63... plakalı aracın müvekkili şirkete 29.07.2010-2011 tarihleri arasında ... numaralı zorunlu mali sorumluluk Trafik sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, sigortalının kusuru oranında olmak üzere bedeni zararlarda azami 175.000,00 TL limit ile sınırlı olduğunu, teminat limitini bildirmelerinin davayı kabul anlamında olmadığını, dosyanın kusur durumunun tespiti için trafik ihtisas dairesine gönderilmesini, sağlıklı ve gerçekçi bir tazminat hesaplaması yapılabilmesi için de destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin talebin değerlendirilmesi amacıyla aktüer sıfatına sahip bir bilirkişiyi talep ettiklerini, davacı delillerinin taraflarına tebliğine, tüm deliller toplanılmasından sonra Adli Tıp Kurumu ve Trafik İhtisas Dairesi tarafından kusur tespitinin yapılmasına, müvekkil şirkete sigortalı aracın kusurlu bulunması durumunda yine ... sıfatına sahip bir bilirkişi kanalı ile destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmasına, bu hesaplama sonucunda ortaya çıkacak sorumluluğunun açıkladığımız çerçevede azami limitle sınırlı olacağını maddi tazminat talebine ilişkin davacı vekiline açıklama yapması için ... verilmesine, hükmedilecek tazminat bedeline dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, müvekkili şirket dava açılmasına sebebiyet vermediği için yargılama masrafları ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasını talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacıların 33... plaka sayılı aracı kullanmakta olan ...'ın meydana gelen trafik kazasından sonra 17.12.2010 günü vefatı üzerine kazaya karıştığı iddiasıyla müvekkil hakkında maddi ve manevi tazminat isteminde bulunduklarını, davacıların talep ettiği tazminat tutarlarının oldukça fahiş olduğu, hakkaniyet ölçülerini aşan zenginleşme sonucu doğuracak tarzda talep edilen maddi ve manevi tazminat isteminin hukuki dayanağının olmadığının davanın reddinin gerekiğini, somut olayın özellikleri olayı oluş şekli müvekkilin kazadan sonra müteveffayı kurtarmaya çalışması ve sair hususlar nazara alındığında davacıların maddi ve manevi tazminat isteklerinin yerinde olmadığını belirtmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 14.04.2016 tarihli ve 2011/64 Esas Esas-2016/238 Karar sayılı kararıyla;müteveffanın kızı olan davacı ... ...'ın 05.02.2010 tarihinde evlendiğini, kural olarak kız çocuklarının evlenmesi ile destekten çıkacağının kabulü ile davacı tarafça evlendikten sonra desteğin devam ettiğine dair iddianın ve dosyaya sunulan bir delilin de bulunmadığı,bir kısım davacıların, müteveffanın anne baba bir kardeşi olmayışı, müteveffanın sağlığında kardeşi ile yakınlığının derecesi, kardeşinin olay nedeniyle ne şekilde etkilendiğinin dosya kapsamı itibariyle tespit edilemediği, yörenin şartları dahilinde üvey kardeşlerin sayısal olarak çokluğu düşünüldüğünde yukarıda belirtilen hususların isbata muhtaç olacağı kanaati ile davacı kardeşler bakımından manevi tazminat talebinin reddinebir kısım davacıların, müteveffanın anne baba bir kardeşi olmayışı, müteveffanın sağlığında kardeşi ile yakınlığının derecesi, kardeşinin olay nedeniyle ne şekilde etkilendiğinin dosya kapsamı itibariyle tespit edilemediği, yörenin şartları dahilinde üvey kardeşlerin sayısal olarak çokluğu düşünüldüğünde yukarıda belirtilen hususların isbata muhtaç olacağı kanaati ile davacı kardeşler bakımından manevi tazminat talebinin reddedildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, maddi tazminatlar bakımından davacı ... bakımından 120.729,31 TL, davacı ... bakımından 773,34 TL, davacı ... bakımından 7.295,96 TL, davacı ... bakımından 12.760,12 TL, davacı ... bakımından 33.871,64 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... bakımından dava tarihinden, diğer davalı bakımından 17.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan sigorta şirketi poliçe limiti dahilinde müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, davacı ... ...'ın maddi talebinin reddine, manevi tazminatlar bakımından talebin kısmen kabulü ile davacı ... yönünden 8000,00 TL, davacılar ..., ..., ..., ... ve ... yönünden 5.000,00'er TL; davacı ... bakımından 3.000,00 manevi tazminatın (mirascılarına ödenmek üzere ) 17.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı ...'dan alınarak davacılara verilmesine, davacılar, ..., ..., ..., ...,..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., bakımından talep edilen manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir. IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 2019/6652 Esas-2020/5710 Karar sayılı 15.10.2020 tarihli kararı ile desteğin kusurunun davacılara yansıtılamayacak olmasına ve davacılar vekilince müştereken ve müteselsilen talepte bulunulmuş olmasına, temyiz dilekçesinde isimleri bildirilen ... ve ...'ın dava dilekçesinde davacı olarak yer almamalarına göre, davacılar vekili, davalı ... vekili ve davalı ...Ş. vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, davalı ... vekili ve davalı ...Ş. vekilinin temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede; davacılar vekili, müvekkillerinin desteğinin meydana gelen kazada öldüğünü açıklayıp, dava dilekçesi ile davacılar ... için 20.000,00 TL, ... için 10.000,00 TL, ... için 10.000,00 TL, ... için 10.000,00 TL, ... için 20.000,00 TL, ... için 10.000,00 TL maddi tazminatın tahsilini talep etmiş; 09.02.2016 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini artırarak, davacı ... için 96.583,45 TL, ... için 27.097,31 TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiş; mahkemece, talep aşılarak davacı ... için 120.729,31 TL, davacı ... için 33.871,00 TL'nin tahsiline karar verildiği, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 26. maddesi uyarınca hakim, tarafların talep sonucu ile bağlı olup talepten fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Buna göre mahkemece davacıların talebinden fazla olacak şekilde tazminat miktarı ile davalıların sorumlu tutulmasına karar verilmesi doğru görülmediği, davacılar vekilinin temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede; davacılar vekili, desteğin geride kalan babası ... için 5.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini talep etmiş, davacı ... yargılama sırasında ölmüş, ...'ın manevi tazminat talebi için mirasçıları yönünden yargılamaya devam edilerek hüküm kurulmuş, ancak, hükümde “mirasçılarına ödenmek üzere” ibaresi kullanılarak yetinilmiş, mirasçılarının kimler olduğu ve bu tazminatı mirasçı olarak kimlerin alma hakkı (yargılama sırasında ölen ... mirasçısı olarak) bulunduğu açıkça belirtilmemiştir. Hüküm, davacı ölü ... lehine hükmedilen tazminat yönünden açık ve anlaşılır olmadığı gibi karar bu hali ile infazı kabil olmadığı, buna göre mahkemece, yargılama sırasında ölen ... lehine hükmedilen tazminatı almaya kimlerin hakkı bulunduğunun açıkça hükümde gösterilmek suretiyle karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar verildiği, somut olaya gelince; gerek haksız fiil zamanında yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanununda gerekse bu kanun zamanında gelişen içtihatlar ışığında düzenlenen 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununda trafik kazası nedeniyle ölenin kardeşleri olan, yukarıda isimleri belirtilen davacıların da manevi tazminat talep etme haklarının bulunduğu hususunda tartışma olmadığı, manevi tazminat takdiri için davacılar ile desteğin kardeş olmaları yeterli olup, desteğin ölümü sebebi üzüntü duyup duymadıklarının tartışılmasının yersiz olduğu, desteğin annesi ile bir kısım davacıların/kardeşlerin annelerinin farklı olması, kardeşlerin sayısı gibi hususlar manevi tazminatın miktarında göz önüne alınacak hususlar olup salt bu nedenle davanın reddi doğru olmadığı, desteğin kardeşleri olan ve dava dilekçesinde ismi bulunan davacılar için uygun miktarlarda manevi tazminata karar verilmesi yerine yazılı gerekçelerle bu davacıların manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmesi doğru olmadığı, davacılar vekili, meydana gelen kaza nedeni ile murise ait aracın da hasarlandığını açıklayıp araç hasarına ilişkin tazminat talebinde bulunmuş, mahkemece bu talebe ilişkin davanın tefrikine karar verildiği ancak mahkeme hükmünün ve gerekçesinin açık ve anlaşılır olması ve her bir talep hakkında bir karar içermesi gerekmekte olup, davacıların araç hasarına ilişkin talebi yönünde gerekçede hiç bahsedilmeyerek davacıların bu talebi yönünden belirsizlik oluştuğunu, bu talep hakkındaki davanın ayrı bir esasa kaydedilip kaydedilmediği dahi belirtilmemiştir. Mahkemece, araç hasarına yönelik bu talep hakkında da gerekçede yer verilmesigerektiği, davacılar vekilinin, desteğin ölümü ile geride kalan kızı ... yönünden bu davacının %75 oranında engelli olması nedeni ile desteğin bakiye ömrü boyunca davacıya destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanması gerektiğini belirterek destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunduğu mahkemece davacı ... yönünden 22 yaşın hitamına kadar destekten yoksun kalma zararı hesaplansa da, davacı ...'ın vücut engeli sebebi ile desteğin/babasının bakiye ömrü boyunca desteğine muhtaç olduğu gözetilerek desteğin bakiye ömrü boyunca davacı ... için destekten yoksun kalma zararı hesaplanması gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı doğrultusunda verdiği kararıyla; dava dilekçesinde yer alan ancak 19.11.2015 tarihinde vefat eden halihazırda UYAP'ta müteveffa olarak gözüken ...'ın müteveffa ...'ın babası olduğu, baba ...'un yargılama sırasında vefat ettiği için mirasçılarının davaya dahil edildiği, araç hasarına yönelik talebi bakımından dosyanın tefrik edildiği ve mahkemenin 2017/713 Esas sırasına kaydedildiği, 2021/1521 karar numaralı ilam ile Şanlıurfa Asliye Ticaret Mahkemesine dosyanın devrine dair karar verildiği, desteğin geride kalan kızı ... yönünden bu davacının %75 oranında engelli olması nedeni ile desteğin bakiye ömrü boyunca davacıya destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanması gerektiğini belirterek davacı vekilinin destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmuş olduğu nazara alınarak davacı ...'ın vücut engeli sebebi ile desteğin/babasının bakiye ömrü boyunca desteğine muhtaç olduğu gözetilerek desteğin bakiye ömrü boyunca davacı ... için destekten yoksun kalma zararı hesaplandığı gerekçesiyle maddi tazminat talebi bakımından; davanın kısmen kabulü ile; davalı ...Ş bakımından poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere, davacı ... için 96.583,45 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ...Ş bakımından 18.01.2011 dava tarihinden diğer davalı bakımından ise 17.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, davacı ... için 27.097,31 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ...Ş bakımından 18.01.2011 dava tarihinden diğer davalı bakımından ise 17.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, davacı ... için 8.749,50 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ...Ş bakımından 18.01.2011 dava tarihinden diğer davalı bakımından ise 17.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacı ... için 927,17 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ...Ş bakımından 18.01.2011 dava tarihinden diğer davalı bakımından ise 17.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacı ... için 20.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ...Ş bakımından 18.01.2011 dava tarihinden diğer davalı bakımından ise 17.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, davacı ... (...) için destekten yoksun kalma tazminatına yönelik isteminin reddine, manevi tazminat talebi bakımından davanın kısmen kabulü ile; davacı ... için 8,000,00 TL manevi tazminatın 17.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacı ...'a verilmesine, davacı ... için 5.000,00 TL manevi tazminatın 17.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacı ...'a verilmesine, davacı ... için 5.000,00 TL manevi tazminatın 17.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacı ...'a verilmesine, davacı ... için 5.000,00 TL manevi tazminatın 17.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacı ...'a verilmesine, davacı ... (...) için 5.000,00 TL manevi tazminatın 17.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacı ... (...)'na verilmesine, davacı ... için 7.000,00 TL manevi tazminatın 17.12.20100 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacı ...'a verilmesine, ... için 3.000,00 TL manevi tazminatın 17.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak (davacı ...'ın yargılama sırasında vefatı nedeniyle mirasçıları olan) davacılar ..., ..., ..., ... (Soy isim değişikliği öncesi ...), ..., ..., ..., ..., ..., ... (Eski ismi ...), ..., ..., ... (...), ..., ..., ..., ..., ..., ... (...)'a verilmesine, davacı ... için 1.500,00 TL manevi tazminatın 17.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacı ...'na verilmesine, davacı ... için 1.500,00 TL manevi tazminatın 17.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacı ... 'a verilmesine, davacı ... (...) için 1.500,00 TL manevi tazminatın 17.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacı ... 'a verilmesine, davacı ... için 1.500,00 TL manevi tazminatın 17.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacı ...'a verilmesine, davacı ... (Eski isim ...) için 1.500,00 TL manevi tazminatın 17.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacı ...'a verilmesine, davacı ... için 1.500,00 TL manevi tazminatın 17.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacı ...'a verilmesine, davacı ... için 1.500,00 TL manevi tazminatın 17.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacı ...'a verilmesine, davacı ... (Soy isim değişikliği öncesi ...) için 1.500,00 TL manevi tazminatın 17.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacı ... 'a verilmesine, davacı ... için 1.500,00 TL manevi tazminatın 17.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacı ...'a verilmesine, davacı ... için 1.500,00 TL manevi tazminatın 17.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacı ...'a verilmesine, davacı ... için 1.500,00 TL manevi tazminatın 17.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacı ...'a verilmesine, davacı ... için 1.500,00 TL manevi tazminatın 17.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacı ...'a verilmesine, davacıların manevi tazminat istemi bakımından fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davacı ...'ın ileri bir sağlık kuruluşuna veya Adli Tıp Kurumuna sevk edilerek, gerçek özürlülük durumunun tespiti, desteğin yaşam boyu desteğine muhtaç engellilik durumunun mevcut olup olmadığı tespit edilmeden ve itirazları gözetilmeden usulüne uygun alınmamış sağlık raporuna istinaden desteğin bakiye ömrü boyunca destekten yoksun kalma zararı hesaplanmak suretiyle bilirkişi raporu düzenlenmesini ve bu rapor esas alınarak hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı ... lehine yerel mahkeme bozma öncesi ilamında 5.000,00 TL manevi tazminat takdir ettiği, takdir edilen manevi tazminat tutarının yargıtay denetiminden geçtiği ve Yargıtay 17.Hukuk Dairesi'nin 15.10.2020 tarihli ilamında davacı ... yönünden takdir edilen manevi tazminatın bozma konusu yapılmadığı, müvekkil aleyhine herhangi bir bozma kararı ve eleştiri dahi bulunmadığı halde yerel mahkemece adı geçen davacı lehine yersiz bir şekilde manevi tazminat miktarı yükseltilerek 7.000,00 TL olarak takdir edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,davacılar lehine fazladan vekalet ücreti takdir edilmesi, yargılama giderleri ve harcın fazladan davalı müvekkile yükletilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalıların maliki/ sürücüsü ve sigortacısı olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların açtığı maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, bozma üzerine alınan hesap raporunun mevzuata uygun olduğu anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan mahkeme kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 07.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.