Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/9971 E. 2024/4300 K. – Tazminat

Konu: Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/9971
Karar No
2024/4300
Karar Tarihi
Konu
Tazminat

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/9 E.,2023/1065 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın kısmen kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 1.Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/281 E., 2022/680 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kararın davacılar vekili ve davalı ... şirketi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı ... şirketi vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ile davalı ... Sig. AŞ. tarafından temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davacılar vekili tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 07.05.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte gelen davacılar vekili Av. ... ile davalı ... vekili Av. .... geldiler, diğer davalı ... adına gelen olmadı. Tarafların vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 07.05.2024 gününde Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı ...'in işleteni ve sürücüsü olduğu, diğer davalıya ihtiyari mali mesuliyet sigortalı aracın karıştığı kazada davacıların eş/babalarının öldüğünü, aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı dava dışı şirket tarafından ödeme yapıldığını açıklayıp belirsiz alacak davası olarak 1.500,00 TL maddi tazminat ile her bir davacı için 200.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 27.09.2016 tarihli bedel artırım dilekçesiyle talebini artırmış, 19.04.2018 tarihli ıslah dilekçesiyle dava değerini 1.736.812,27 TL olarak ıslah ettiklerini bildirmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçelerinde; kusura ve tazminat miktarına itiraz ederek davanın reddini savunmuşlardır. İlk derece mahkemesince toplanan delillere göre davanın kısmen kabulüne, davacı ... için 436.529,54 TL; davacı ... için 165.489,22 TL; davacı ... için 251.829,40 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı ... için 100.000,00 TL; davacı ... için 75.000,00 TL; davacı ... için 75.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş, kararın davacılar vekili ve davalı ... şirketi vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davalı ... şirketi vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın kısmen kabulüne davacı ... için 666.222,40 TL, davacı ... için 308.059,01 TL, davacı ... için 273.573,10 TL maddi tazminatın, davacı ... için 100.000,00 TL, ... için 75.000,00 TL, ... için 75.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hüküm, davacılar vekili ve davalı ... şirketi vekilince temyiz edilmiştir. 1. İlk derece mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davacılar vekilinin ve davalı ... şirketi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi, manevi tazminat talebine ilişkindir. 6098 sayılı TBK'nın 56 ncı maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, Türk Medeni Kanununun 4. Maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hükmedeceği öngörülmüştür. Somut olayın özellikleri ve kaza tarihi dikkate alındığında, takdir olunan manevi tazminatların bir miktar az olduğu görülmüş ve davacılar için hakkaniyete uygun manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğinden hükmün bozulması gerekmiştir. 3. Davacılar vekili meydana gelen kazada davacıların desteğinin öldüğünü açıklayıp destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmuştur. Davacılarda oluşan zararın tespiti amacıyla alınan 26.02.2016 tarihli raporda desteğin gelirinin asgari ücretin 7.74 katı olduğu kabul edilerek davacı ... için 436.529,54 TL, ... için 165.489,22 TL, ... için 251.829,40 TL olduğu belirlenmiştir. Anılan raporun tebliği üzerine davacı vekili 27.04.2016 tarihli duruşmada rapora bir diyeceğinin olmadığını bildirmiş, mahkemece davacı vekiline tazminat raporuna beyanda bulunması için süre verilmesi üzerine davacı vekilince bedel artırım dilekçesi sunularak anılan rapora karşı herhangi bir itirazda bulunulmamıştır. Anılan rapora davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine karar tarihine en yakın asgari ücret miktarları kullanılarak hesaplama yapılmış, 26.02.2016 tarihli rapordaki tazminat miktarından daha yüksek tazminat miktarı belirlenmiş, ilk derece mahkemesince 07.05.2018 tarihli karar ile davanın kısmen kabulüne davacı ... için 811.729,59 TL, davacı ... için 215.858,80 TL, davacı ... için 373.329,82 TL maddi tazminata karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili ve davalı ... şirketi vekilince istinaf edilmesi üzerine BölgeAadliye Mahkemesince 19.11.2019 tarihli karar ile; davacılar vekilinin ve davalı ... şirketi vekilinin istinaf başvurularının kabulüyle, desteğin gelirinin net bir şekilde belirlenmesi gerektiği, davacı çocuklar için 25 yaşlarına kadar destek alacaklarının kabulüyle destekten yoksun kalma zararının belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle kararın kaldırılarak dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, ilk derece mahkemesince karar verilirken davacı vekilinin 27.04.2016 tarihli duruşmadaki beyanı doğrultusunda 26.02.2016 tarihli bilirkişi raporunda hesaplanan tazminat miktarlarının rapora itiraz eden davalı ... şirketi yönünden kazanılmış hak oluşturduğunun gözetilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kararı üzerine ilk derece mahkemesince tazminata yönelik rapor alınmış, alınan rapor doğrultusunda mahkemece 08.07.2021 tarihli karar ile "...BAM kaldırma kararında esas alınması gerektiği işaret edilen 26.02.2016 tarihli rapordaki 5.534,80 TL'nin esas alınması halinde destek zararının ne kadar olacağı konusunda alternatif iki hesaplama yapılmıştır. Ancak yapılan her iki hesaplama da BAM kaldırma kararında davacı tarafın rapora bir diyeceğinin olmadığını belirtmekle, müktesep hak oluşturduğu belirtilen 26.02.2016 tarihli rapordan daha yüksek meblağlar çıktığı gözetildiğinde 26.02.2016 tarihli rapor esas alınmıştır ve bu rapor doğrultusunda hüküm tesis edilmiştir...." gerekçesiyle karar verilmiştir. Anılan kararın davacılar vekili ve davalı ... şirketi vekilince istinaf edilmesi üzerine bölge adliye mahkemesince davalı ... şirketinin istinaf başvurusunun kabulüne, destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanırken desteğin hayatta olan anne, babasına da pay ayrılması gerektiği gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacılar vekilinin istinaf başvurularının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine ilk derece mahkemesince bölge adliye mahkemesi kararı doğrultusunda karar tarihine en yakın asgari ücretler uygulanarak rapor alınmış, alınan 09.06.2022 tarihli raporda, davacı ... için 666.222,40 TL, davacı ... için 308.059,01 TL, davacı ... için 273.573,10 TL, destekten yoksun kalma zararı belirlenmiş, ilk derece mahkemesince, 15.09.2022 tarihli karar ile, her ne kadar tazminat raporu ile daha yüksek tazminat miktarları belirlense de bölge adliye mahkemesinin 19.11.2019 tarihli kararında davalılar lehine kazanılmış hak oluştuğu gerekçesiyle 26.02.2016 tarihli rapor doğrultusunda karar verilmiştir. Hükmün, davalı ... şirketi vekili ve davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine bölge adliye mahkemesince 06.07.2023 tarihli karar ile davalı ... şirketi vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, Davacı ... için 666.222,40 TL, davacı ... için 308.059,01 TL, davacı ... için 273.573,10 TL maddi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmiştir. Varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Davacılarda oluşan zararın belirlenmesi amacıyla alınan 26.02.2016 tarihli raporda davacı ... için 436.529,54 TL, ... için 165.489,22 TL, ... için 251.829,40 TL olduğu belirlenmiştir. Davacı vekilince 27.04.2016 tarihli duruşmada anılan rapora bir diyeceklerinin olmadığı belirtilmiş mahkemece rapora karşı beyanda bulunması için davacı vekiline verilen sürede de davacı vekilince rapora itiraz edilmeyerek bedel artırım dilekçesi doğrultusunda karar verilmesi talep edilmiştir. Buna göre 26.02.2016 tarihli tazminat raporunda belirlenen tazminat miktarları davacılar yönünden kesinleşmiş, bu miktarlar yönünden davalı lehine kazanılmış hak oluşmuştur. Her ne kadar tazminat miktarının belirlenmesine yönelik olarak alınan ve karara esas teşkil eden 09.06.2022 tarihli raporda karar tarihine en yakın asgari ücretlerin uygulanmasında isabetsizlik yok ise de yeni belirlenen tazminat miktarları 26.02.2016 tarihli raporda belirlenen tazminat miktarlarını geçemeyecektir. Açıklanan nedenlerle 09.06.2022 tarihli raporda belirlenen tazminat miktarları davacı yönünden kesinleşen/davalı yönünden kazanılmış hak oluşturan 26.02.2016 tarihli rapordaki miktarlardan fazla olduğundan 26.02.2016 tarihli rapordaki miktarlara karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin ve davalı ... Şirketi vekilinin diğer temyiz istemlerinin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... Şirketi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 17.100,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı ... Şirketine verilmesine, 17.100,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacılara verilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacılar ve davalı ... Şirketi'ne iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/9971, K. 2024/4300, T. 07.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-9971-e-2024-4300-k-0a1639f797e4