Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/9811 E. 2025/5510 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/9811
Karar No
2025/5510
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/46 E., 2023/285 K. Mahkeme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 16.10.2008 tarihinde davalı ...'nun idaresindeki diğer davalıya ait araç ile davacı ... idaresindeki motosiklete çarptığını, ...'ın kullandığı motosiklette davacı ...'ın yolcu olduğunu ve davacı ...'in ise yol kenarında durduğunu, kaza sonucunda müvekkillerinin vücutlarında kemik kırıkları olacak şekilde yaralandıklarını belirterek; ... için 15.000,00 TL maddi, 25.000,00 TL manevi, ...için 10.000,00 TL maddi, 25.000,00 TL manevi ve ... için 5.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiş; 08.10.2014 tarihli ıslah dilekçesi ile bilirkişi raporu doğrultusunda maddi tazminat talebini yükseltmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; kazanın meydana gelmesinde davacı ...'ın kusurlu olduğunu, maluliyete ilişkin mahkemece rapor alınması gerektiğini, ... Sigorta A.Ş. tarafından davacılara 80.000,00 TL ödeme yapıldığını, talep edilen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 17.09.2015 tarihli ve 2013/232 Esas, 2015/844 Karar sayılı kararı ile maddi tazminat talebini içerir dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat talebini içerir davanın kısmen kabulüne, davacı ... İşgin için 20.000,00 TL, davacı ... için 15.000,00 TL, davacı ... İşgin için 20.000,00 TL manevi tazminatın 16.10.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. lV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin 17.09.2015 tarihli ve 2013/232 Esas, 2015/844 Karar sayılı kararının davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 22.10.2019 tarihli ve 2019/242 Esas, 2019/9783 Karar sayılı ilamı ile; mahkemece davacı vekiline maddi tazminata ilişkin taleplerini kalemler halinde ve ne tutarda istediğinin açıklattırılması ve yapılacak araştırmaya dayalı olarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği; maluliyet raporları arasında çelişki bulunduğu, çelişkiyi giderecek yeni bir rapor alınarak karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verildiği gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıların maddi tazminat talebinin reddine, davacıların manevi tazminat talebinin kısmen kabulü kısmen reddi ile; davacı ... İşgin için 20.000,00 TL, davacı ... için 15.000,00 TL, davacı ... İşgin için 20.000,00 TL manevi tazminatın 16.10.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; ilk karara karşı davalı yanca temyiz yoluna başvurulmadığı ve bozma ilamında da bu hususta bir bozma söz konusu olmadığı dikkate alındığında bu durumun davacılar açısından kazanılmış hak oluşturduğu bozma sonrasında İlk Derece Mahkemesince "maddi tazminat talebinin reddine" şeklinde hüküm kurularak davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin doğru bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalıların sürücüsü ve işleteni olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücü ve diğer davacıların uğradığı zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 1.Bozma sonrası mahkemece verilen kararın bozmaya uygun olmasına, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Dosya kapsamından, mahkemece, maddi tazminat talebini içerir dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat talebini içerir davanın kısmen kabulüne, davacı ... İşgin için 20.000,00 TL, davacı ... için 15.000,00 TL, davacı ... İşgin için 20.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verildiği, davacılar vekilinin temyiz istemi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 22.10.2019 tarihli ve 2019/242 Esas, 2019/9783 Karar sayılı ilamıyla; bozma neden ve şekline göre manevi tazminata ilişkin temyiz itirazları incelenmeyerek maddi tazminata yönelik talebin açıklattırılması ve maluliyet raporları arasındaki çelişkiyi giderecek yeni bir rapor alınması yönünden hükmün bozulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. İlk hükümde, maddi tazminat hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği ve bu hükme bağlı olarak da davalılar lehine herhangi bir vekâlet ücreti takdir edilmediği gözetildiğinde davacılar lehine maddi tazminatın ferisi niteliğinde olan vekâlet ücretine ilişkin de usuli kazanılmış hak oluştuğu açıktır. O halde, mahkemece, ilk hükümde maddi tazminat yönünden davalılar lehine vekâlet ücreti takdir edilmediği, bu nedenle de bu husususun davacılar lehine usuli kazanılmış hak oluşturuğu gözetilerek bozma sonrasında davalılar lehine maddi tazminat yönünden vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerekirken ilave sorumluluk doğuracak biçimde davalılar lehine maddi tazminat yönünden vekâlet ücreti takdir edilmesi usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekir ise de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 sayılı HMK'nın geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı HUMK'un 438/7 nci maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme hüküm fıkrasının 6 numaralı bendinde yer alan "davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 15.104,26 TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalılara verilmesine," ibaresi çıkartılarak yerine "davacılar lehine oluşan usuli kazanılmış hak gözetilerek vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına" ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 17.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/9811, K. 2025/5510, T. 10.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-9811-e-2025-5510-k-9cee897ed57c