Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/9638 E. 2024/79 K. – Rücuen Tazminat

Konu: Rücuen Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/9638
Karar No
2024/79
Karar Tarihi
Konu
Rücuen Tazminat

MAHKEMESİ: Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/527 E., 2020/540 K. vekili Avukat ... vekili Avukat ... DAVA TARİHİ: 11.08.2016 HÜKÜM/KARAR: İstinaf başvurusunun kısmen kabulü ile esas hakkında yeni hüküm kurulmasına İLK DERECE MAHKEMESİ : Sivas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/518 E., 2019/460 K. Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 20.05.2015 tarihinde davalı şirkete ait istinat duvarının müvekkili şirkete 244978214 numaralı poliçe ile sigortalı ... Eksantrik San ve Tic A.Ş.'nin sınırları içerisine yıkıldığını, sigortalı şirketin kendi imkanları ile molozların kaldırılması için iki nakliye firmasından teklif aldığını ve Yaz Hafriyat Şirketince 87.150,00 TL bedel karşılığında hafriyatın kaldırıldığını, işbu durumun sigortalı şirket tarafından müvekkiline bildirildiğini, müvekkili şirketin yaptırdığı ekspertiz çalışmaları sonucunda sigorta poliçesine istinaden 87.150,00 TL tutarında ödemenin sigortalı şirkete yapıldığını, müvekkili şirketin davalı şirkete 30.07.2015 tarihinde bildirimde bulunmasına karşın davalı tarafından bir ödemede bulunulmadığından bahisle 87.150,00 TL tazminatın ödeme tarihi olan 11.06.2015 tarihinde itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu yıkılan istinat duvarının iki taşınmazı birbirinden ayıran duvar, parmaklık, çit gibi sınırlıkların her iki komşunun paylı malı sayıldığını, davaya konu yıkılan istinat duvarının dava dışı ... ile müvekkili şirketin paylı malı olduğunu, davacı tarafın iddialarının gerçek dışı olduğunu, duvardaki molozların kaldırılmasının tarafların payı oranında gerçekleşmesi gerektiğini, ayrıca molozdan çıkan hurda demirin de hesaba katılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 20.05.2015 tarihinde davalı şirkete ait istinat duvarının dava dışı 244978214 numaralı poliçe ile sigortalı ... Eksantrik San. ve Tic. A.Ş.'nin sınırları içerisine yıkıldığı, sigortalı şirketin kendi imkanları ile molozları kaldırdığı ve bu nakliye için hafriyat şirketine 87.150,00 TL ödemede bulunduğu, davacı şirketin yaptırdığı ekspertiz çalışmaları sonucunda sigorta poliçesine istinaden 87.150,00 TL tutarında ödemenin sigortalı şirkete yapıldığı, davacı ... şirketinin davalı ... 30.07.2015 tarihinde sigortalıya ödenen enkaz kaldırma bedelini ödemesine ilişkin bildirimde bulunmasına karşın davalı şirket tarafından enkaz kaldırma bedelinin davacıya ödenmediği, yapılan keşif sonrası bilirkişi tarafından ibraz edilen rapora göre çöken istinat duvarının davalı şirketin taşınmazı içerisinde kaldığı, yıkılan duvarın her ne kadar ortak sınır olsa da davalı tarafından yapıldığı, duvarın ruhsat alınmadan, projesi olmaksızın yapıldığı ve yapı tekniğine uygun olmadığı, davalının tekniğe uygun olarak duvarı yapmaması nedeniyle duvarın yıkılmasında kusurlu olduğu, 6102 sayılı TTK'nın 1455 inci maddesine göre sigortalı kendisine ait kısımdan fazlasını da sigorta ettirmişse, sigortanın fazlaya ilişkin kısmını, sigorta ettirenle aynı menfaati olanlar lehine yapılmış sayıldığı, taraflar komşu parseller ve aradaki duvarın kimin yaptığına bakılmaksızın ortak olduğu kabul edileceği, Es-Taş şirketinin sigorta sözleşmesi incelendiğinde enkaz kaldırmaya yönelik dava konusu miktardan daha fazla miktarın sigorta edildiği anlaşılmakla davalı TTK 1455 inci madde kapsamında davalının da sigortadan faydalanması gerektiğini ileri sürmüş ise de; sigortanın duvara ilişkin olmadığı, enkaz kaldırmaya yönelik olduğu anlaşıldığından davalının TTK 1455 inci maddeden faydalanamayacağı, davacı ... şirketinin enkaz kaldırma bedelini Es-Taş şirketine ödediği, teknik koşullara uymaksızın duvar inşa eden davalının kusurlu olduğu ve davacı ... şirketinin davalıya rücu koşullarının oluştuğu anlaşılmakla bilirkişi marifetiyle enkaz kaldırma bedelinin tespit edildiği gerekçesiyle; davanın kabulüne, 87.150,00 TL'nin ödeme tarihi olan 11.06.2015 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek sureti ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; cevap dilekçesini tamamen ıslah etmek üzere mahkemeden süre talep ettiklerini, ancak Mahkemenin, HMK 176-180'inci maddelerindeki düzenlemelere aykırı olarak süre vermeden ıslah talebini reddederek ve ayrıca sözlü yargılama için ayrı bir duruşma günü talebinin olup olmadığını da sormadan karar verdiğini, her iki parselin sınırındaki duvarın üç kez yıkılma sebebinin arazinin niteliğinden kaynaklanan kayma olduğunu öğrendiklerini, bu sebeple mahkemeden arazinin jeolojik açıdan incelenmesi için bilirkişi incelemesi yapılmasını talep etmek üzere cevap dilekçesinin ıslahına dair dilekçe sunmak üzere talepte bulunduklarını, mahkemenin bu talebi reddetmesinin hukuka aykırı olduğunu, mahkemenin usul yasasına aykırı olarak dosyayı karara çıkardığını, yıkılan duvarın davalı ve sigorta ettiren şirketin sınırında olduğu hatta bir bölümünün sigorta ettiren şirketin bahçesinde kaldığının bilirkişi incelemesi neticesinde açıklığa kavuştuğunu, TMK'nın 721'inci maddesi uyarınca duvar paylı mülkiyet sayıldığından TMK 693/son maddesine göre; paylı mülkiyete konu istinat duvarının yapımından ve korunması için gereken önlemlerin alınmasından davalı şirketin yanında sigorta ettiren ... şirketinin sorumlu olduğunu, davacı sigortacının, sigorta ettirenin yapım ve bakım sorumluluğunda olan eşyadan doğan zararın tamamını karşılamak zorunda olduğunu, davacı ... şirketinin ödediği hasar bedelini davalı paydaştan talep etmesi mümkün olmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, aksinin düşünülmesi halinde, bilirkişi raporunda duvarın imalat ve uygulama hatası sonucu yıkıldığı ileri sürüldüğünü, duvarın bir kısmının yıkıldığı bir kısmının halen kullanıldığını, yıkılmayan kısımdan istifade edilerek hangi imalat ve uygulama hatalarının yapıldığını belirtir şekilde denetime elverişli rapor düzenlenmesi için ek rapor alınmasını talep ettiklerini, mahkemenin bu hususta araştırma yapmadan karar verdiğini, mahkemenin raporu kabul ettiğini, maddi gerçek araştırılmadan karar verilerek adil yargılanma hakkı ihlal edildiğini, sigorta ettiren ... şirketinin sigorta ettirdiği binaların toplam enkaz kaldırma bedelinin ne kadar olacağının tespit edilerek sigorta ettirenin kendisine ait kısımdan fazlasını sigorta ettirme durumunun söz konusu olup olmadığının belirlenmesi taleplerini mahkemenin hukuka aykırı olarak reddettiğini, kabule göre de hasar bedelindeki çelişki giderilmeden hüküm kurulduğunu, Hazine Müsteşarlığı denetimine tabi eksper hasar dosyasına sunduğu raporda enkaz kaldırma bedelinin 45.150,00 TL olduğunun belirlendiğini, davacı ... şirketinin ekspertiz bedelinden daha yüksek hasar bedeli ödemesi ve ödediği bu bedeli rücuen davalıdan talep etmesi sigorta mevzuatına aykırı olduğunu, mahkeme tarafından alınan bilirkişi raporunda enkaz kaldırma bedelinin 66.338,97 tl olarak hesaplandığını, mahkeme 87.150.00 TL talebin tamamına karar verdiğini, bu bedeller arasındaki çelişki giderilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu, dosyada mevcut bilirkişi raporuna itirazların karşılanmadan karar verildiğini, belirlenen bedele KDV eklenmesinin hukuka aykırı olduğunu, sigorta şirketinin, hasar bedelinin faturasını adına tanzim ettirdiğini ve KDV miktarını kendi muhasebe kayıtlarında indirime tabi tuttuğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda TTK'nun 1472 nci maddesi gereğince, meydana gelen olay nedeniyle ortaya çıkan zararı giderdiği ölçüde sigortalısının haklarına halef olan davacı ... şirketinin, haksız fiil failine rücu edebileceği, mahkemece bilirkişiler marifetiyle mahallinde keşif yapıldığı, bilirkişi heyetinden rapor ve ek raporlar aldırıldığı, arazinin jeolojik yapısı gereği duvarın yıkılıp yıkılmadığı hususunda bilirkişi raporlarına karşı herhangi bir itirazda bulunmayan veya bilirkişi kurulunda jeoloji mühendisi bilirkişinin de dahil edilmesi yönünde talepte bulunmayan davalının karar duruşması aşamasında ıslah yoluyla bu iddiayı ileri sürmesinin mahkemece reddedilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, zira HMK'nun 182 nci maddesine göre ıslahın davayı uzatmak maksadıyla yapıldığı deliller veya belirtilerle anlaşılırsa mahkemenin ıslahı dikkate almadan karar verebileceği, mahkemece yapılan yargılama sonucunda ibraz edilen rapora göre çöken istinat duvarının davalı şirketin taşınmazı içerisinde kaldığı, yıkılan duvarın davalı tarafından yapıldığı, duvarın ruhsat alınmadan, proje yapılmadan inşa edildiği, yapı tekniğine uygun olmadığı, bu şekilde yapı tekniğine uygun olarak duvar yapmayan davalının duvarın yıkılmasında kusurlu olduğu sonucuna varıldığı, gerçekten de yapılan keşif ve dosyaya sunulan fotoğraf ve belgelerin incelenmesinde, söz konusu istinat duvarının davalıya ait taşınmazın kotunun yükseltilmesi amacıyla yapılan dolgu malzemenin tutulması için yapıldığı, sigorta sözleşmesine göre sigorta edilen rizikonun duvar olmadığı, zira duvarın davalının taşınmazı içerisinde kaldığı ve davalı tarafından yapıldığı, yine sigortalanan rizikonun dava dışı sigortalının taşınmazında oluşabilecek zararlara ilişkin olduğu nazara alındığında davalının TTK 1455 inci maddesinden faydalanamayacağı ve teknik koşullara uymaksızın duvar inşa eden davalının kusurlu olması nedeniyle davacı ... şirketinin davalıya rücu koşullarının gerçekleştiği yönündeki mahkeme gerekçesinin yerinde olduğu, ancak mahkemece hükme esas alınan bilirkişi ek raporunda enkaz kaldırma bedelinin 68.695,56 TL olarak hesaplandığı, bu bedele % 18 oranındaki KDV eklendiğinde zarar bedelinin 81.060,76 TL olması gerektiği gözetilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kabulü ile; HMK 353/1-b.2 md. gereğince, Sivas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin istinafa konu edilen 09.10.2019 tarih ve 2016/518 E - 2019/460 K sayılı kararının kaldırılmasına, düzeltilmek suretiyle esas hakkında yeniden karar verilmesine, davanın kısmen kabulü ile 81.060,76 TL'nin ödeme tarihi olan 11.06.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; sigortalı ... A.Ş.'nin hafriyat kaldırımı için iki ayrı şirket ile görüştüğünü, Yaz Hafriyat Şirketinin daha uygun fiyat vermesi ile anlaşma sağlanarak sigortalı iş karşılığı KDV hariç 87.150,00 TL fiyata yapmayı taahhüt ettiğini ve 11.06.2015 tarihli fatura ile KDV dahil 102.837,00 TL tutarında fatura kesildiğini, fatura incelendiğinde toplam gerçek zararın 87.150,00 TL olduğunu, bunun aksi yöndeki hesaplamalar uygun olmayıp, sigortalının uğradığı gerçek zararı göstermediğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesine konu ettiği nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı ... şirketinin iş yeri sigorta poliçesi gereği dava dışı sigortalısına yaptığı ödemenin rücuen tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 1472 nci maddesi, davacı ... ile dava dışı sigortalısı arasında düzenlenen sigorta poliçesi. 3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; cevap dilekçesinin ıslahının sonuca etkili olmamasına göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekili ve davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacı ve davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/9638, K. 2024/79, T. 08.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-9638-e-2024-79-k-020bf5ff8f9a