Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/95 E. 2023/9130 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/95
- Karar No
- 2023/9130
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1507 Esas - 2022/1170 Karar HÜKÜM/KARAR : Ret - Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 7. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİH : 13.06.2022 SAYISI : 2022/308 Esas - 2022/347 Karar Taraflar arasındaki tespit istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir. Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 25.04.2022 tarihinde davacı ve davalı arasında meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının aracının sol yan kısmında hasar meydana geldiğini, kazada davalının %100 oranında kusurlu olmasına rağmen komisyon onayına sunulan rapora göre davalının kusursuz olarak değerlendirildiğini bu raporun kabulünün mümkün olmadığını, bu nedenle sunulan rapordaki tespitin iptali ile kusur oranlarının yeniden değerlendirilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı; davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava dilekçesi ve tüm dosya kapsamının bir bütün olarak incelemesi sonucunda her ne kadar davacı taraf maddi hasarlı trafik kazası cereyan ettiğini, bu kaza neticesinde davacının aracının sol yan kısmında hasar meydana geldiğini, bu kaza nedeniyle davacıya %100 kusur atfedildiğinden bahisle komisyon onayına sunulan kusur oranına ilişkin tespitin iptali ile kusur oranlarının yeniden değerlendirilmesine ilişkin dava açmış ise de; bu taleplerinin farklı davalarda ileri sürebileceği, kusur oranı tespitlerinin farklı dava konusu olması ve davacının bu davayı açmasında hukuki yararının bulunmadığı gerekçesi ile davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davaya konu olayda müvekkilinin aleyhine sonuç doğuran raporun ortadan kaldırılması ve bu anlamda mahkemeye başvurulmasında hukuki yararlarının olduğu, kaza kusur oranının tespiti ve kusur oranlarının yeniden belirlenmesinin birbirleriyle bağlantılı olduğu, dava konusu edilen raporun kaza tespit tutanağı değil doğrudan komisyon raporu olduğu, dava ve istemlerinde hukuki yararlarının bulunması nedeniyle verilen kararın hatalı olduğunu belirtmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava açmakta hukuk düzenince kabul edilmiş meşru bir yarar olması, bu yararın dava açan hak sahibi ile ilgili olması ve dava açıldığı sırada halen mevcut bulunması gerektiği, ayrıca açılacak davanın ortaya çıkacak tehlikeyi bertaraf edecek nitelikte olması gerektiği, bir kimsenin hakkına ulaşmak için mahkeme kararının o an için gerekli olması durumunda hukuki yararın olduğundan söz edilebileceği, ayrıca eda davası sonunda verilecek olan hüküm ile aynı zamanda dava konusu hukuki ilişkinin var olup olmadığı da tespit edilerek sonucuna göre eda hükmü kurulacak olması nedeniyle eda davası açılması mümkün olan hallerde tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığı eldeki davada, belirlenen kusur oranlarının iptali için öncelikle kusur tespiti gerekli olduğu, hal böyle olunca davanın mahiyeti itibariyle eda değil tespit davası niteliğinde bulunduğundan, davacının hukuki yararı bulunmadığı gerekçesi ile davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı ile davalının 25.04.2022 tarihinde yaptığı kaza neticesinde komisyon onayında belirtilen kusur oranına ilişkin tespitin iptali ile kusur oranlarının yeniden tespiti talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50 ve 51 inci maddeleri, 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; eda davası açılması mümkün olan hallerde tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunmamasına göre karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.