Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/9446 E. 2025/180 K. – Tasarrufun İptali
Konu: Tasarrufun İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/9446
- Karar No
- 2025/180
- Karar Tarihi
- Konu
- Tasarrufun İptali
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/331 E., 2023/145 K. Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen karar davalı iflas İdaresi vekili ve davalı ....................ve Gıda Ürünleri Pazarlama İthalat İhracaat San. ve Ticaret Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı ... vekili, müvekkilinin davalı ...'nden kredi sözleşmesi gereğince alacaklı olduğunu, davalı borçlunun iflas erteleme davasından önce davalı 3. kişiden satın aldığı yağın davalı 3. Kişiye mal kaçırma gayesi ile devredildiğini beyan ederek davalılar arasındaki tasarrufun iptalini, dava konusu tasarrufların elden çıkartıldığının anlaşılması üzerine ise İ.İ.K. 283. Maddesi gereği 40.484,08 USD'nin dava tarihinden itibaren USD bazında işleyecek faizi ile davalılardan icra dosyasında ki alacaklarıyla sınırlı ve bu dosyada tekerrür etmemek üzere tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ...Yem San. Tic. Ltd. Şti.nin cevap dilekçesinde; açılan davanın dava şartlarının oluşmadığını, davalı müvekkil şirketin davacının alacağını karşılayacak tutarda aktif mal varlığının bulunduğunu, salt tasarrufun gerçekleşmiş olmasından bahisle eldeki davanın açılmış olmasının usul ve yasaya uygun olmadığını, davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı ...Gıda Ürünleri Paz. Tic. Ltd. Şti.nin cevap dilekçesinde; dava şartlarının yerine getirilmediğini, tasarrufun iptali davasında müvekkilinin üçüncü şahıslardan değil bizzat alacaklılardan birisi olduğu, dava konusu satışın muvazaadan ari gerçek bir satış olduğunu, haksız ve yasal dayanaktan yoksun mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemenin 03.05.2016 tarihli ve 2015/191 E- 2016/232 sayılı kararı ile, davalı ...Yem San. Tic. Ltd. Şti ithalatçı ...Gıda Ürünleri Paz. Tic. Ltd. Şti' den almış olduğu 43.160 kg ... isimli yağı .............. Gıda Ürünleri Paz. Tic. Ltd. Şti'ne 12.02.2014 tarihinde tekrar devrettiği, davalılar arasındaki devir işleminin davacı alacaklıyı zarara uğratmak ve mal kaçırmak kastını taşımadığı, yapılan devrin muvazaalı ve mal kaçırmaya dayalı danışıklı olduğu hususunun ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 14.10.2020 tarihli, 2019/4583 E- 2020/5681 K sayılı ilamı ile; "Dosya içeriğine ve davalı tarafların kabulüne göre , davalı borçlu ve üçüncü kişi şirketlerin süre gelen devamlı bir ticari ilişki içinde oldukları tartışmasızdır. Bu halde davalı ...ve Gıda Ür. Paz. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin İİK’nın 280/1. maddesine göre borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve alacaklılarını ızrar kastını bilebilecek şahıslardan olduğunun kabulü gerekir. Öte yandan davalı üçüncü kişi şirket cevap dilekçesinde bu satışla cari hesabını azalttığını, alacağına mahsuben satışın yapıldığı belirttiğinden, satışın mutad ödeme vasıtası niteliğinde olmaması nedeni ile İİK’nın 279/2.maddesine göre de iptali gerekeceğinden, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Davalı ...ve Gıda Ür. Paz. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkında Adana 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/3024 Esas 2016/1908 Karar nolu dosyası lie iflasına karar verildiği ve iflasın kesinleştiği anlaşıldığından, iflas ile anılan şirketin tüzel kişiliği sona ermiş ve vekilin vekaletnamesi son bulduğundan, bu hususta gerekli araştırma yapılarak iflas sonucunda ne gibi işlem yapıldığı belirtilip iflas idaresine davanın tebliğ edilerek, taraf olarak davada yer alması sağlanması gerekirken, taraf teşkilindeki eksiklik giderilmeden karar verilmesi de isabetli olmamıştır." gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "dosya içeriğine ve davalı tarafların kabulüne göre, davalı borçlu ve üçüncü kişi şirketlerin süre gelen devamlı bir ticari ilişki içinde oldukları bu halde davalı ...'nin İİK’nın 280/1. maddesine göre borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve alacaklılarını ızrar kastını bilebilecek şahıslardan olduğu, ... cevap dilekçesinde bu satışla cari hesabını azalttığını, alacağına mahsuben satışın yapıldığı belirttiğinden, satışın mutad ödeme vasıtası niteliğinde olmaması, satışın mutad ödeme vasıtası niteliğinde yapılmadığının 26.10.2022 ve 05.10.2022 tarihli heyet raporları ile tespit edilmesiyle İİK’nın 279/2.maddesine göre davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı ... hakkında Adana 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/3024 Esas 2016/1908 Karar nolu dosyası lie iflasına karar verildiği ve iflasın kesinleştiği anlaşılması üzerine; Adana 1.İcra Müdürlüğünün 2016/5 iflas dosyasına yazılan müzekkere sonrası; davada davacı olarak yer alan Gelecek ............... A.Ş'nin İİK 245.maddesi kapsamında yetki belgesi almadığından davacı ... Yönetim A.Ş'nin dava taraf sıfatının kalmadığı anlaşılmakla davacı ... Yönetim A.Ş'nin yönünden HMK 114/1-d ve 115/2 gereği aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Yargılama sırasında borçlunun iflas etmesi nedeniyle davacı ... aleyhine yargılama giderine hükmedilmemesine karar verilmiştir. Adana 1.İcra Dairesi 2015/6 iflas dosyaları üzerinden mahkememize yazdıkları 24.12.2021 tarihli cevabi yazılarında "Müflis şirket’in iflasın açılmasından önce yaptığı tasarrufların iptali davalarının iflasın açılmasından sonra davacı sıfatıyla iflas idaresi tarafından takip edilmesi gerektiğinden mahkemeniz dava dosyası iflas idaresi tarafından davacı sıfatı ile takip edileceğinin bildirilmesi üzerine İflas Nedeniyle Tasfiye Halinde ...Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi İflas İdaresi davacı olarak uyap eklenerek yukarıdaki gerekçeler doğrultusunda davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. 1-) Davacı ... Yönetim A.Ş. yönünden davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle HMK 114/1-d ve 115/2 gereği usulden reddine, 2-) Devre konu davalı nezdinde bulunacak olduğu iddia edilen 43.160 kg ............... isimli yağın dava açılışından itibaren 6 yıl gibi bir süre geçmiş olması ve davalı...Şirketi yetkilisinin dava konusu yağların alındıkları tarihten 1 ay sonra satıldığına ilişkin beyanı nedeniyle davalı ...'nin nezdinde bulunmasının mümkün olmaması nedeniyle; İİK’nın 279/2.maddesi ve İİK 283.maddesi gereğince devre konu 43.160 kg..................isimli yağın dava tarihindeki 40.484,08 USD karşılığı olan 118.035,38 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı ...'nden alınarak davacı olarak yer alan İflas Nedeniyle Tasfiye Halinde ...Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi İflas İdaresine ödenmesine" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı İflas İdaresi vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı İflas İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; yerel mahkeme kararında dava dilekçesindeki taleplerden ayrılarak davaya konu emtianın USD üzerinden karar verilmesi gerektiği, dava konusu malın elden çıkartılması sebebi ile davacının seçimlik hakkı bulunduğunu, 40.484,08 USD nin dava tarihindeki kur bedeli üzerinden paraya çevrilmesi neticesinde 118.035,38 TL üzerinden karar verilmiş olması gerek usul ve yasaya gerekse de hakkaniyete aykırı olduğunu, beyan ederek kararın bozulması talep edilmiştir. 2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin yıllardır davalı borçlu şirket ile ticari ilişkisi bulunduğunu, alacağına karşılık satın aldığını, alım satım işinin de ticari defterlere işlendiğini, muvazaalı bir satış olmadığını, "söz konusu yağın davalı olan her iki şirketin deposunda bulunmadığı, eşyanın Mersin Gümrük Müdürlüğü denetiminde bulunan Tatlog genel antreposunda bulunduğu, davaya konu taşınmazın tasarruf tarihindeki gerçek değeri üzerinden karar harcına hükmedilmesi gerekmekte olduğu, taraf teşkil sağlanması için tasarrufu iptali edilen malın hangi üçüncü kişiye devredildiğinin , devir tarihi itibari ile harca tabi TL değerinin tespiti için de Gümrük Müdürlüğünde bulunan bir bilirkişi ve mali müşavire tevdii edilmesi gerektiği, malın elden çıkartılması sebebi ile seçimlik hakkın kullanılması gerektiği, ‘tasarrufa konu malı elinden çıkaran (üçüncü) kişinin, elinden çıkardığı tarihteki gerçek değeri ile sorumlu tutularak tazminata mahkum edilmesi’ gerekeceğini, böyle yapılmayarak kötü niyetli kabul edilen dördüncü kişi hakkında hem ‘iptal’ hem de ‘tazminat’ kararı verilemeyeceği. dava tarihinden itibaren faize hükmedilemeyeceğini, gerekçeli kararda müvekkil lehine vekalet ücretine hükmedilmediği, davacı ... Yönetim AŞ tarafından vekalet ücreti ödenmesi gerektiğini, beyan ederek kararın bozulması talep edilmiştir. C. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Dava İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali isteminden ibarettir. Davalı ... vekili, müvekkilinin davalı borçlu şirketten 1.139.974,41 USD alacaklı olduğunu iş bu durumun ticari defterlerinde de işli olduğunu beyan etmiştir. Dava konusu 43.160,00 kg lık yağ devri tarihinde davalı 3. kişinin davalı borçludan herhangi bir alacağı olup olmadığı davalıların ticari defterleri incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile karar verilmesi doğru görülmemiştir. 2.Bozma neden ve şekline göre davacı İflas İdaresi vekilinin ve davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. VI. KARAR Değerlendirme bölümünün (1) nolu bendinde açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bendinde açıklanan nedenlerle İflas İdaresi vekilinin ve davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalılara iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 08.01.2025 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Dava İİK.nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak karar verilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Ancak; talebin tazminat istemine dönüşmesi halinde hükmedilecek tazminata faiz işletilmemesi gerekirken, faiz işletilmesi doğru değildir.