Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/9298 E. 2025/4428 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/9298
- Karar No
- 2025/4428
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/359 D.İş, 2023/384 K. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde;15.04.2021 tarihinde davalıya Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı aracın, davacının sevk ve idaresindeki araçla karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacının yaralanarak %10 oranında malul kaldığını, davalıya sigortalı aracın kazanın meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olduğunu, davalıya başvuru yapılmasına karşın ödeme yapılmadığını belirterek belirsiz alacak olarak şimdilik 107.001,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 06.03.2023 tarihli bedel artırım dilekçesiyle talebini 426.882,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; soruşturma dosyasında uzlaşma nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, bu nedenle başvurunun reddi gerektiğini, gerekli belgelerle yapılmayan başvurunun usulden reddi gerektiğini, kusur raporu alınması gerektiğini, maluliyet raporunun hükme esas teşkil etmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle yeni bir rapor alınmasını talep ettiklerini, kaza nedeniyle elde edilen kazanımların tazminat tutarından indirilmesi gerektiğini, komisyona başvuru tarihinden itibaren ancak yasal faize hükmedilebileceğini, müterafik kusur indirimi yapılmasını talep ettiklerini belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile alınan kusur ve hesap raporları hükme esas alınarak başvurunun kabulü ile 426.882,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 13.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuru sahibinin 10.000,00 TL edim karşılığında dava dışı sürücüyle uzlaşmış olması nedeniyle kaza nedeniyle davalı ... şirketine karşı tazminat davası açamayacağı, bu nedenle davalının diğer itirazlarının ve davacının tüm itirazlarının değerlendirilmesine yer olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının kabulü ile karar kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle başvurunun reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; uzlaşmanın ceza soruşturmasını ortadan kaldırmak amacıyla davacının hesaplanan sürekli iş göremezlik zararı göz önüne alındığında sembolik bir bedel üzerinden yapıldığını, uzlaşmanın hukuki sonuçları hakkında aydınlatıcı bilgi verilmediğini, uzlaşmanın kabul edilmesi halinde tüm zarar sorumlularının ibra edilmiş sayılacağı yönünde herhangi bir uyarı yapılmadığını, uzlaşmanın telefon görüşmesi üzerinden yapıldığını, uzlaşma tarihi itibariyle davacının zararı belli olmayıp sürekli maluliyet oranını öğrendiği tarihin daha sonraki bir tarih olduğunu, hak sahibinin doğmamış hakkından feragat edemeyeceğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık,15.04.2021 tarihinde davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın, davacının sevk ve idaresindeki araçla karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı talebiyle yapılan başvuruda CMK'nın 253/19. maddesinin uygulanıp uygulanamayacağı noktasında toplanmaktadır. Uyuşmazlık Hakem Heyeti, başvurunun kabulüne karar vermiş, taraf vekillerinin itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının kabulü ile karar kaldırılarak başvuru uzlaşma nedeniyle reddedilmiştir. CMK'nın 253/19. maddesi uyarınca uzlaşmanın sağlanması hâlinde soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamayacağına dair kural, 18.10.2023 tarihli ve 32343 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 26.07.2023 tarihli ve 2023/43 Esas, 2023/141 karar sayılı kararıyla iptal edilmiştir. Kararın gerekçesinde Mahkeme, şu tespitlere yer vermiştir: "Suç teşkil eden fiil nedeniyle uğranılan zararın uzlaşma süreci içinde bilinmesinin her durumda mümkün olmayacağı, özellikle maluliyet oranı gibi teknik bazı verilere ihtiyaç duyulan hâllerde uzlaşma süreci içinde zararın sağlıklı şekilde belirlenebilmesinin güçleşeceği açıktır. Başka bir ifadeyle taraflara uzlaşmanın sağlanmasının sonuçları hakkında bilgi verilmesi öngörülmüş ise de teknik birtakım verilerle ve ayrıntılı hesaplamalarla ortaya konulabilecek zararın uzlaşma görüşmeleri esnasında belirlenmesi mümkün olmayabilir. Buna göre ilgililerin uzlaşmanın sağlanması durumunda edimi aşan ve tazminat davasına konu edilemeyecek zarara ilişkin her durumda eksiksiz ve doğru bilgiye sahip olabilecekleri söylenemez.". Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince; Anayasa Mahkemesinin iptal kararları kesin hüküm hâlini almamış derdest davalarda derhal uygulanacağından, yukarıda açıklanan iptal hükmü uyarınca işin esasının incelenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,17.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.