Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/9085 E. 2025/2250 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/9085
- Karar No
- 2025/2250
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/511 E. 2023/448 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/205 Esas 2019/577 Karar
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 28.06.2018 tarihinde davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın davacıya ait olan araç ile çarpışması ve akabinde ikinci kez çarpışmanın meydana geldiğini belirterek araçta 17.200,91 TL hasar bedeli belirlendiğini, araçta meydana gelen maddi tazminat ve değer kaybının tahsili amacıyla Eskişehir 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/409 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, davanın kabulü ile taleple bağlı kalınarak 1.000,00 TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline ve fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verildiğini, açılan davanın maddi tazminat, değer kaybına dair fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile açılmış belirsiz alacak davası niteliğinde bir dava olduğunu, zamanaşımının kesildiğini belirterek şimdilik maddi hasara ilişkin 12.400,00 TL ve değer kaybına ilişkin 50,00 TL'nin 28.06.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; meydana gelen kaza nedeni ile Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/409 Esas sayılı dosyası ile aynı taleplerle dava açıldığını, Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce davanın kabulüne karar verildiğini, davacının taleplerini ıslah ile artırmadığından taleple bağlı kalınarak 1.000,00 TL'nin tahsiline karar verildiğini, belirsiz alacak davası açtıklarını iddia etmişlerse de bu iddianın hukuka ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu, davacının; Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açmış olduğu davanın açık bir şekilde kısmi dava olduğunu, kısmi davanın yalnızca dava konusu edilen alacak için, davanın açıldığı tarihten itibaren zamanaşımını keseceğini, dava dışı tutulan alacak tutarı bakımından zamanaşımının işlemeye devam ettiğini belirterek öncelikle zamanaşımı definin kabulü ile davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça davaya konu trafik kazasından dolayı 24.05.2019 tarihinde davalıya karşı araç hasar bedeli ve araç değer kaybı talebine ilişkin Eskişehir 3.Asliye Hukuk Mahkemesine dava açıldığı, dava dilekçesinde, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak miktar belirtilmek suretiyle talep edilen alacak kaleminin belirlendiği, davanın kısmi ya da belirsiz alacak davası olarak açıldığının açıklanmadığı, bu durumda, davanın kısmi alacak davası olarak açıldığının kabulü gerektiği, davalının yasal süresi içerisinde bu davada zamanaşımı def'inde bulunduğu, davacının kaza tarihi itibariyle zararı öğrendiğinin kabulü gerektiğinden, ilk dava, kısmi dava olarak açılmış olduğundan, dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuğu kısım yönünden KTK'nın 109/1 maddesi gereğince kaza tarihinden itibaren 2 yıl içerisinde ek davanın açılması gerekmekte olup davacının ise 28.06.2018 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle 01.04.2022 tarihinde ek davayı açtığı, kaza tarihi ile ek davanın açıldığı tarih arasında iki yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu, gerekçesi ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; zamanaşımı nedeni ile ret kararının hatalı olduğunu, davanın açıldığı tarihte alacağın miktarının veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olmadığını, dosyaya sunulan 15.10.2020 tarihli bilirkişi raporu ile davacının zararının tam ve kesin olarak belirlenebildiğini, davanın 6100 sayılı HMK'nın 107/1. maddesine göre belirsiz alacak davası niteliğinde olduğunu, somut uyuşmazlık bakımından her halükarda ceza zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiğini ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur. B. Gerekçe Uyuşmazlık, davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın davacıya ait araç ile çarpışması ile meydana gelen hasar ve değer kaybı tazminatı talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, kusur bilirkişi raporunun oluşa uygun ve denetime elverişli olmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.