Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/8480 E. 2024/7836 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/8480
- Karar No
- 2024/7836
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/149 E., 2022/114 K. DAVA TARİHİ : 28.10.2008 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulüne Taraflar arasında görülen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda davanın kısmen kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davalıların sürücüsü ve maliki olduğu traktörün sürücünün hatası sonucu davacının kızı Dilek Kılıç'ın vefatına sebep olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 500,00 TL cenaze gideri, 25.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 25.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar cevap dilekçesinde; davanın reddini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 20.11.2015 tarihli, 2014/27 Esas 2015/597 karar nolu kararı ile; davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 10.260,36 TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihi olan 20.10.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, davacı ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 20.10.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, her ne kadar 500,00 TL cenaze gideri talep edilmişse de bu talebe ilişkin ispat edilemeyen talebin reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi 19.12.2019 tarihli ve 2018/2229 Esas, 2019/12253 Karar sayılı kararı ile; "1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Hayatın olağan akışına göre; trafik kazası sonucu davacıların küçük çocuğu ölmeseydi 18 yaşına gelmesi ile birlikte gelir elde edeceği ve ana ve babaya bakacağı muhtemeldir. Mahkemece hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda; desteğin kaza tarihinde 12 yaşında olduğu belirtilmiş kaza tarihinden itibaren yardım ve hizmet ederek destek olacağı kabul edilerek hesaplama yapılmış ise de bu hesaplama şekli Yargıtay’ın yerleşik kararlarına uygun değildir. Tazminat hesabında küçüğün gelir elde etmeye başlayacağı yaşın 18 yaş olarak kabul edilerek hesaplama yapılması gerekmektedir. 3-Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda kaza tarihinde 12 yaşında olan destek için 20 yaşa kadar %2.5 oranında yetiştirme gideri düşüldüğü anlaşılmaktadır. Daire ilkelerine göre; yetiştirme gideri oranı %5'tir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda %5 oranında yetiştirme gideri hesaplanması gerekirken %2.5 oranında yetiştirme gideri hesaplanması doğru değildir. O halde mahkemece yapılacak iş; 18 yaşa kadar %5 oranında, bozma öncesi verilen kararı davacı vekilinin temyiz etmemiş olması sonucu davalılar yararına kazanılmış hak oluştuğu gözetilerek 18 yaş ile 20 yaş arası ise %2.5 oranında yetiştirme gideri indirimi yapılması gerekmektedir. 4-Mahkemece hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda destek payları hesaplanırken davacıya ayrılan destekten yoksun kalma pay oranı hatalı tespit edilmiştir. Hayatın olağan akışına göre bekar olarak ölen çocuğun ileride evleneceği ve en az iki çocuk sahibi olacağı kabul edilerek, desteğin evleninceye kadar gelirinin yarısını kendi ihtiyaçları yarısını da anne ve babası için ayıracağı varsayılarak bu dönemde desteğe iki anne ve babaya birer pay vermek suretiyle desteğin tüm gelirine oranlandığında evlenmeden önceki dönem içinde anne ve babanın her birine %25 pay verilmesi gerektiği, desteğin ileride evlenmesi ile birlikte desteğe iki, eşe iki, anne ve babaya birer pay verilerek, yine desteğin tüm gelirinin oranlanarak anne ve babaya %16'şar pay ayrılması, desteğin bir çocuğunun olması durumunda iki pay desteğe, iki pay eşe bir pay çocuğa ve birer pay anne ve babaya ayrılmak suretiyle desteğin tüm gelirine oranlandığında anne ve baba için %14'er pay verilmesi daha sonra ikinci çocuğun doğacağı varsayılarak bu kez desteğe iki, eşe iki, çocukların her birine birer ve anne ve babaya birer pay verilerek desteğin tüm gelirine oranlanarak anne ve babaya 12,5 er pay verilmesinin uygun olacağı, daha sonra anne ve babadan yaşam tablosuna göre hangisi destekten çıkacaksa kalan kişiye diğerinin payının ilave edilerek destek tazminatlarının varsayımsal hesabının yapılması gerekirken, desteğin davacı babaya %20 sabit oranda destek olacağı varsayımına göre hesaplama yapılması doğru görülmemiştir. O halde mahkemece, anlatılan bilgiler ışığında hüküm kurmaya ve denetime elverişli, kazanılmış haklar saklı kalmak kaydıyla, bilirkişiden ek rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ; bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; manevi tazminat talebi ve cenaze giderleri talepleri yönünden mahkememizin 2014/27 esas, 2015/597 Karar sayılı ilamı kesinleşmiş olmakla bu talepler hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına, destekten yoksun kalma talebinin kısmen kabulü ile, 6.698,69 TL destekten yoksun kalma tazminatının 20.10.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde ; manevi tazminat yönünden karar onandığı halde davacı lehine mükerrer vekalet ücretine hükmedildiğini, hatalı halde 5.100,00 TL vekalet ücretine hükmedildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalıların sürücüsü ve işleteni olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanın destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 ve 56 ncı maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Mahkemenin ilk kararı sonrası verilen bozma ilamı ile birlikte manevi tazminat talebi kesinleşmiş olup bu husus mahkemenin de kabulündedir. Bu nedenle mahkemece manevi tazminat istemi yönünden karar kesinleşmiş olmakla yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesine rağmen manevi tazminat yönünden tekrar güncel vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının hüküm fıkrasının (7) numaralı bendinin hükümden çıkarılmasına, sonraki bent numaralarının buna göre teselsül ettirilmesine ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalılara iadesine,Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,18.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.