İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/838 E. 2025/101 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/838
Karar No
2025/101
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2022/838 Esas KARAR NO :2025/101 DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ:14/12/2022 KARAR TARİHİ:14/02/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ İDDİA: Davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; davacının 16/05/2018 tarihinde saat 11:15 sularında ... mahallesi, ... caddesi üzerinde bulunan otobüs durağında otobüs beklediği sırada ... plaka numaralı otobüsün kaldırıma çıkarak müvekkile çarpması sonucu çarpmanın etkisiyle yaralanarak yere düştüğünü, olay yerinde yaralanan davacının hastaneye kaldırıldığını, gerekli tedavilerin yapıldığını, davacının 29/06/2018 tarihinde ... Polis Merkezi Amirliği'nde ifade verip davalıdan şikayetçi olduğunu, fiziki tedavisini tamamladığını ancak ruhsal sağlığını kaybettiğini, davalıların müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğunu, davalı ... davaya konu olay anında aracın işleteni olsa da araç maliki olarak ... İnşaat San. Ve Tic. Ltd. Şti. Gerçek işleten sıfatına haiz olup araç malikininde sorumlu olduğunu, kazanın meydana gelmesinde sürücü ...'ın meskun mahalde dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak kontrolsüzce manevra yaptığını, davacının yaşadığı kaza sonrası eski sağlığını yitirdiğini, vücut bütünlüğü zarar gördüğünü, fiziki olarak tedavileri için birçok hastaneye gittiğini ancak manevi olarak yaşadığı acının dinmediğini, öncelikle işbu dava dilekçesinin kabulünü, davacının telafisi mümkün olmayan zararlarla karşılaşmaması adına davalı üzerine kayıtlı kazaya karışan ... plakalı aracın üçüncü kişilere devrinin önlenmesi amacıyla araç üzerine ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davacının uğradığı manevi zarar nedeniyle 100.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 16/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek bankalara uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalı araç sahibi ... İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. ve ara. Sürücüsü ...'tan müşterek ve müteselsilen tahsilini, davacı için ödenmesi gereken ve şuan için miktarı belirsiz olan ancak 6100 sayılı HMK'nın 107. maddesi uyarınca belirlenecek olan davacının maddi zararı ile şimdilik 10.000,00-TL'nin kaza tarihi olan 16/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek bankalara uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama harç ve masrafların ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA: Davalı ... ... Şirketi vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Kazaya karıştığı iddia edilen ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile 01/11/2017 - 01/11/2018 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, davanın reddi gerektiğini, müvekkili sigorta şirketinin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve teminat limitleri dâhilinde tazminattan sorumlu olduğun, kaza tespit tutanağında sigortalıya kusur atfedilmiş ise de atfedilen kusur oranı gerçeği yansıtmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, kusur durumunun bilirkişi aracılığıyla tespitini talep ettiklerini beyan ile, fazlaya ve başkaya ilişkin haklar, ihbar, dava, talep ve şikayet hakları saklı tutularak, müvekkili şirket hakkında açılan davanın dava şartı yokluğundan reddini, esasa girilmesi halinde davanın esastan reddini, aksinin kabulü halinde ise, sorumluluğun azami poliçe teminatı ile sorumlu tutulmasını, temerrüde düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkili şirket aleyhine vekalet ücreti, yargılama giderleri ve faize karar verilmemesini, kabul anlamına gelmemek üzere aleyhe hüküm kurulması halinde ise poliçe limiti ve sigortalının kusur oranı dikkate alınarak hüküm kurulması gerekliliğini, reddedilen kısım için ise yargılama ücreti ve ücreti vekaletin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin cevap dilekçesinde özetle; ... plaka sayılı araç müvekkili şirket nezdinde ...-... nolu , 31/10/2017 - 31/10/2018 vadeli Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin poliçede yer alan İhtiyari Mali Mesuliyet teminatı sebebiyle Sorumluluğunun, sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ile sınırlı olduğunu, kaza başı teminatı manevi , maddi ve bedeni zarar ayrımı yapılmaksızın tefriksiz. ve poliçe limiti 500.000TL ile sınırlı olduğunu, ... plakalı araç müvekkili şirket nezdinde Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunup bulunmadığı, var ise kusur oranının belirlenmesi gerektiğini beyan ile, müvekkili Şirketin sorumluluğunun bulunmaması sebebiyle esasa ilişkin itirazlar dikkate alınarak esastan reddini ve yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini, arz ve talep etmiştir. DELİLLER 1-ATK raporu. 2-Bilirkişi raporu. Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun 27/06/2024 tarihli raporunda özetle; mevcut belgelere göre; 21/04/1976 doğumlu, ...’ın 16/05/2018 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının 03/08/2013 tarih, 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ile bu yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için, 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetini gerektirecek araz tespit edilmediğinden sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı bildirilmiştir. Bilirkişi tarafından düzenlenen 15/01/2025 tarihli raporda özetle; 16/05/2018 tarihinde meydana gelen olayda; kusur yönünden; Davalı sürücüsü (... plaka sayılı Otobüs sürücüsü) ...'ın %100 (Yüzde yüz) oranında (Asli) kusurlu olduğu, Davacı yaya ...'ın kendi yaralanması ile neticelenen olayın oluşumunda kusursuz olduğu, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından Ceza Mahkemesine hitaben hazırlanan 15/04/2020 tarihli Raporun sonuç kısmındaki kusur dağılımının isabetli olduğu (Bu raporda; sanık sürücü ...'ın ASLİ KUSURLU olduğu, müşteki yaya ...'nun KUSURSUZ OLDUĞU kanaatini bildirir müşterek rapor olduğu belirtilmiştir.) (Kusur oranı ile ilgili sadece teknik görüş bildirilmiş olup; bu husustaki hukuki değerlendirme ve nihai kararın elbette Sayın Mahkemede olduğu) sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememize açılan iş bu dava trafik kazası nedeni ile uğranılan cismani zarardan kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasıdır. 6098 sayılı TBK'nun 49. maddesinde " Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.'' hükmüne 50. Maddesi ''Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." 54 maddesi ise "Bedensel zararlar özellikle şunlardır:1. Tedavi giderleri.2. Kazanç kaybı.3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar.4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar. "52 maddesi ise "Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir." hükmüne yer verilmiştir. Uyuşmazlık; davacı ...'ın otobüs durağında beklediği sırada davalı ...'ın kullanımında olan ... Tur. İnş. Tic. Ltd. ŞTİ. Adına kayıtlı davalı sigorta şirketlerinin sigortalamış olduğu ... plaka sayılı otobüsün davacıya çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacının maluliyetinin doğup doğmadığı maluliyet var ise maluliyet oranı ile davacının maluliyetine sebep olan kazada kusurun hangi tarafta ve hangi oranda bulunduğu ve davacının mesleği yaşı ve kusur oranı gibi unsurlar gözetildiğinde uğradığı zarar olup olmadığı zarar var ise miktarının ne kadar olduğu noktalarında toplandığı görülmüştür. Tarafların dayandıkları vakaların ispatı için delil olarak ileri sürdükleri davacıya ait Prf. Dr. ... Şehir Hastanesi, İstinye devlet Hastanesi kayıtlarının ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... sayılı dosyasının, dosyasının mahkememiz dosyasına celp edilmiş olduğu görülmüştür. Davacının maluliyetinin tespiti için toplanan tedavi evrakları ve teşhise yarayan görüntü ve grafiler ile birlikte ATK gönderilerek alınan maluliyet raporlarına göre davacı ...'ın kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre sürekli veya geçici maluliyetinin bulunmadığına ilişkin ATK raporu alınmış, raporun kesinleştiği görülmüştür. Dosyaya celp edilen ceza dosyası ile toplanan diğer deliller ışığında kusur yönüneden alınan bilirkişi raporuna göre kazının oluşumunda davalıların sorumluluğundaki aracın % 100 oranında kusurlu bulundukları davacı yayanın kusursuz olduğu, mahkemece alınan kusur raporu ile ceza kovuşturmasında alınan raporların örtüştüğü görülmüştür. Tüm dosya kapsamı ve yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda somut olay incelendiğinde; Dava trafik kazası nedeni ile oluşan cismani zarardan kaynaklı maddi tazminat davasıdır. Davacının, davalıların sorumluluğunda bulunan ... plaka sayılı aracın yaya olan davacıya kaldırımda çarpmak sureti ile kazanın meydana geldiği ve kaza nedeni ile davacının yaralandığı uyuşmazlık dışıdır. Dava niteliği itibari ile haksız fiil sorumluluğundan kaynaklanmakta olup, haksız fiil sorumluluğunun doğması için hukuka aykırı fiil neticesinde bedensel zararın doğması gerekmektedir. Mahkemece ATK'dan alınmış olan bilirkişi raporuna göre davacının sürekli iş göremezlik ile geçici iş göremezlik sakatlığının bulunmadığı, tedavi giderlerine ilişkin zararına yönelik dosyada bir delil bulunmadığı dolayısı ile bu kalemler açısından zararının bulunmadığı anlaşıldığından bu yönde bir hesaplama yapılmamış dolayısı ile davacının maddi zararı doğmadığı anlaşıldığından davacının maddi tazminat davasının reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. Manevi tazminat davası açısından yapılan değerlendirmede ; 6098 sayılı TBK'nun 56. maddesinde "Hakim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünü zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedelsel zarar veya ölüm halinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarında da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verebilir." hükmüne yer verilmiştir.Ayrıca 22/06/1966 tarih ve 2/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nda manevi tazminat, bir ceza ya da gerçek anlamda bir tazminat olmayıp, zarara uğrayan kişinin manevi ıstırabını bir nebze dindiren, ruhsal tahribatını onaran bir araç olabileceğini ve zenginleşme aracı olamayacağını belirtmiştir. Kazanının oluşumuyla ilgili kusur raporu ve taraflara ilişkin sosyal ve ekonomik durum raporu alınmış, davalıların sorumluluğunda bulunan ... plaka sayılı aracın kaldırımda yaya olarak bulunan davacıya çarpmak sureti ile kazanın meydana geldiği ... plaka sayılı aracın sürücüsü ...'ın davacının ...'ın yaralanmasında %100 kusurlu bulunduğu, davacının yaşamış olduğu kaza nedeni ile yaralandığı bu nedenle bedensel acı ve ızdırap çektiği netice itibari ile dosya kapsamı ve toplanan bütün deliller ile birlikte yapılan değerlendirmeye göre; kazanın oluş şekli, Kazanın oluşumunda tarafların kusur oranı , davacının kaza sonrası duyduğu acı ve ızdırap ile yaşadığı üzüntü, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, meydana gelen zarar ve kusur durumu, olay tarihine göre paranın alım gücü ve hakkaniyet ilkeleri, TBK'nun 56. maddesinin hükmü ve yukarıda sözü edilen İçtihadı Birleştirme Kararı bir arada değerlendirildiğinde davacının manevi tazminat talebinde haklı olduğu değerlendirildiğinden ...'ın manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile, 15.000,00 TL manevi tazminatın davlı ... ve ... İnş. San. Tic. Ltd. Şti yönünden kaza tarihi olan 16/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, , fazlaya ilişkin 85.000,00 TL lik talebin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesinde Ayrıntıları ile Açıklandığı Üzere; Maddi Tazminat Talebi Yönünden 1-Davacının Maddi Tazminat İsteminin REDDİNE 2-Alınması gereken 615,40-TL harcın, peşin alınan 375,71-TL harçtan mahsubu ile bakiye 239,69-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalılar ... Sigorta Şirketine ve ... şirketi kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ... Sigorta Şirketine ve ... şirketine ödenmesine, 5-Davalı ... Sigorta Şirketine tarafından yapılan tebligat, müzekkere, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 50,00-TL yargılama giderinin kısmının davacıdan tahsiliyle davalı ... Sigorta Şirketine verilmesine, 6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine, Manevi Tazminat Talebi Yönünden Davanın kısmen KABÜL kısmen REDDİ ile 1-Davacı ...'ın manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile, 15.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... ve ... İnş. San. Tic. Ltd. Şti yönünden kaza tarihi olan 16/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin 85.000,00 TL lik talebin reddine 2-Karar tarihi itibari ile alınması gereken 1.024,65-TL harcın davalılar ... ve ... tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 15,000,00-TL (kabul miktarı nazara alınarak) vekalet ücretinin davalılardan davalı ... ve ... İnş. San. Tic. Ltd. Şti'den tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davalı ... şirketi kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 15,000,00-TL (red miktarı nazara alınarak) vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ... şirketine verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.181,00-TL yargılama gideri kabul ve red durumuna göre takdiren oranlayarak 927,20-TL'lik kısmının davalılar ... ve ... şirketinden tahsiliyle davacıya verilmesine; arda kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 6-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.600,00-TL'nin Kabul-red oranına göre 240,00-TL'nin davalılar ... ve ... şirketinden, 1.360,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 7-Davacı tarafından yatırılan tarihli, 3.875,00-TL ATK fatura giderinin 581,30-TL kısmının davalılar ... ve ... şirketinden tahsili ile arda kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar alenen okunup usulen anlatıldı14/02/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/838, K. 2025/101, T. 14.02.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-14-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-838-e-2025-101-k-bfa12270dc7e