Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/7984 E. 2025/5415 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/7984
Karar No
2025/5415
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/345 D.İş- 2023/342 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI: 2023/İHK-20984 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2023/39816 İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Mahkeme karar başlığında tarafların açıkça yazılması gerekirken, talep edenin “Sigorta Tahkim Komisyonu”, karşı tarafın “hasımsız” olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak görülmüştür. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın 11.08.2021 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 24.000,00 TL sürekli iş göremezlik ve 10,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 24.010,00 TL tazminatın, temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş; bedel artırım dilekçesiyle taleplerini 322.943,76 TL sürekli iş göremezlik ve 11,303,60 TL geçici iş göremezlik olmak üzere toplam 334.247,36 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; hesaplamanın %1,8 teknik faizli peşin değer hesabı ile yapılması gerektiği, sigorta şirketinin geçici iş göremezlik tazminatı talebinden poliçe gereği sorumlu olmadığı, geçici iş göremezlik tazminatının SGK'nın sorumluluğunda olduğu, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun tespiti gerektiği, müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile talep belirlenebilecek nitelikte olduğundan belirsiz alacak davası açmakta hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun usulden reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının el bileğine ilişkin arızanın tespiti bakımından sunulan sağlık raporunun usulüne uygun olduğuna ilişkin itirazının kabulüne, ancak keloid skar arızasına bağlı olarak oluşan maluliyet bakımından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik eki tablolarında öngörülen vücut alanının en az %l'ine isabet edip etmediğine ilişkin herhangi bir hesaplama ve değerlendirme içermediği anlaşıldığından başvuranın derisinde meydana gelen arazların/skarların maluliyet oluşturup oluşturmadığının tespiti için bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğine dair ara karar ile adli tıp uzmanı bilirkişiden alınan 30.03.2023 tarihli raporla keloid skar arızasına bağlı olarak oluşan maluliyet bakımından sürekli iş göremezlik maluliyet oranı tespitine mahal arazının olmadığı kanaati bildirildiği ve başvuru sahibince sunulan maluliyet raporunda %5 olarak tespit edilen skar arızasına ilişkin maluliyetin değerlendirmeye alınamayacağı, ancak raporda el bileğinin hareket kısıtlılığına bağlı olarak tespit edilmiş %8 maluliyet oranının değerlendirmeye esas alınabileceği yönünde değerlendirme yapılarak; aktüer bilirkişiden alınan 17.04.2023 tarihli raporla yapılan hesaplama ile belirlenen 198.734,62 TL sürekli iş göremezlik ve 11.303,6 TL geçici iş göremezlik tazminatı talep edebileceği gerekçesiyle Uyuşmazlık Hakem Heyeti Kararına karşı başvuru sahibi vekilinin yapmış olduğu itirazın kabulü ile hakem kararı kaldırılarak; "(1) Başvuru sahibinin talebinin kısmen kabulüne, 198.734,62 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 11.303,60 TL geçici iş göremezlik tazminatı toplamı 210.038,22 TL tazminatın, 15.09.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... şirketinden alınarak başvuru sahibine verilmesine, fazlaya ilişkin 124.209,14 TL tutarındaki talebin reddine,...(3) Başvuru sahibi vekil ile temsil edildiğinden, kabulüne karar verilen talep miktarı ve yürürlükteki AAÜT hükümleri uyarınca hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalı ... şirketinden alınarak başvuru sahibine verilmesine" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; üç Adli Tıp Uzmanı öğretim üyesi doktor tarafından hazırlanan raporun hükme esas alınması gerektiği halde İtiraz Hakem Heyeti tarafından bir adli tıp uzmanının düzenlemiş olduğu rapor üzerinden hüküm kurulmasının ve maktu vekalet ücretine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporunun hatalı olduğunu, hesaplamanın, %1,8 teknik faizli peşin değer hesabı ile yapılması gerektiğini, sigorta şirketinin geçici iş göremezlik tazminatı talebinden poliçe gereği sorumlu olmadığını, geçici iş göremezlik tazminatının SGK'nın sorumluluğunda olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun tespiti gerektiğini, tazminata hükmedilmesi halinde %20'den az olmamak şartıyla müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, 2022 yılından itibaren gelirlerin yıllık brüt asgari ücrete denk gelen kısmı gelir vergisinden istisna edilmiş olup, pasif dönem tazminat hesaplamalarında kullanılacak asgari ücret miktarı kişilerin pasif dönem hesabında, gelir sahibi olmayan küçüklerde ve ev hanımlarında asgari ücretten Vergi İstisnasının mahsup edilerek elde edilen rakam üzerinden belirlenmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin ve davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Davaya konu kazanın meydana geldiği 11.08.2021 tarihinde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup başvuran tarafından dosyaya ibraz edilen Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından hazırlanan 15.08.2022 tarihli raporuyla, sürekli maluliyet oranının %5'i skar, %5 %8'si el bileği hareket kısıtlılığı nedeniyle toplam % 13 olarak tespit edildiği, Hakem Heyetince Adli Tıp Uzmanı doktor bilirkişiden alınan 30.03.2023 tarihli bilirkişi raporu ile daha önceki raporda %5 olarak tespit edilen skar arızasına ilişkin maluliyetin değerlendirmeye alınamayacağı, ancak el bileğinin hareket kısıtlılığına bağlı olarak tespit edilmiş (%8) maluliyet oranının değerlendirmeye (tazminat miktarı hesabına esas) alınabileceği yönünde görüş belirtildiği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince bu raporlardan ikincisine itibar olunarak hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Yargılama makamlarınca çelişkili raporlardan birine neden itibar edildiği, diğer raporun neden tercih edilmediği gerekçelendirilmeli veya her iki rapor arasındaki çelişkiyi gideren üçüncü bir rapor alınmalıdır. Davacının vücudunda oluşan yara izlerinin yeri ve niteliği ile belirlenen maluliyet oranı göz önüne alındığında yönetmelikte belirlenen kriterleri karşılama hususunda da tereddüt hasıl olmuştur. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacıda oluşan yara nedbesinin (skar) keloid veya hipertrofik skar niteliğinde olup olmadığı ve vücut yüzeyinin yüzde birinden fazla alanı kaplayıp kaplamadığı hususlarına dikkat edilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde içerisinde plastik cerrahi uzmanının da bulunduğu yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. 3.Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; 25.12.2021 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7349 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesine göre 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 32 nci maddesinde düzenlenen Asgari Geçim İndirimi (AGİ) uygulaması kaldırılmış ve bu hükmün 01.01.2022 tarihinden itibaren ücret ödemelerine uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği düzenlenmiştir. Buna göre davacı için bilinmeyen işleyecek aktif dönem için 01.01.2022 tarihinden itibaren ücrete AGİ dahil edilmeden hesap yapılması ve sonucuna göre hüküm tesisi gerekirken dosyaya eklenen ve denetlenebilir olmayan mevcut haliyle de davacının aktif dönem tazminat hesabında asgari geçim indirimli olarak hesaplama yapıldığı anlaşılabilen rapora göre karar verilmesi de doğru olmamış; ayrıntılı, gerekçeli, denetime açık bir rapor alınarak, davacı için bilinmeyen işleyecek aktif dönem için 01.01.2022 tarihinden itibaren ücrete AGİ dahil edilmeden hesap yapılması ve davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak sonucuna göre hüküm tesisi gerektiğinden yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı rapora göre karar verilmesi kararın bozulmasını gerektirmiştir. VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacı ve davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,09.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/7984, K. 2025/5415, T. 09.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-7984-e-2025-5415-k-a674be18dc8b