Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/7746 E. 2026/4648 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/7746
- Karar No
- 2026/4648
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI: 2022/23 12... /431 Karar
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 24.09.2019 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesi müvekkili ...'nin ağır yaralandığını, aracın malik ve işleteninin davalı ... olduğunu belirterek davacının manevi zararlarına karşılık olmak üzere 300,000.00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu olayda, askeri araç sürücüsünün dikkatsiz ve tedbirsiz davranışı neticesinde kazanın meydana geldiği iddiasının asılsız olduğunu, 6098 S. TBK kapsamında bir tazminat talebinde bulunabilmesi için zarar ile fiil arasında illiyet bağı bulunması gerektiğini, söz konusu olayda müvekkili idare personelinin fiili ile davacının iddia ettiği zarar arasında bir illiyet bağı bulunmadığını, iddia edilen zararın en başta davacıların hukuka aykırı eylemleri ile meydana geldiğini, dava dilekçesinde de belirtildiği üzere davacıların yasa dışı yollarla ve hukuka aykırı bir şekilde ülke sınırlarından geçmeye çalışması neticesinde Türk Silahlı Kuvvetlerinin personeli tarafından müdahale edildiğini, söz konusu müdahalenin tamamen yasalara uygun şekilde icra edildiğini, anlaşılacağı üzere eğer bir zarar söz konusu ise bu zararın sebebinin davacıların en baştaki hukuka aykırı eylemleri olduğunu, müvekkili İdarenin fiili ile arasında illiyet bağının bulunmadığı bir zarar nedeniyle tazminat talebinde bulunamayacağını, davacıların ülke sınırlarından yasa dışı yollarla girme eyleminin etkili olduğunu, kanun hükmüne göre bu halde müvekkili İdarenin tazminat ödeme yükümlülüğü bulunmadığını belirterek maddi ve hukuki dayanaktan yoksun olarak açılan davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 35.000,00 TL manevi tazminatı davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. V. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... Asliye Mahkemesi'nin 17.03.2021 tarih ve 2020/367 Esas, 2022/115 Karar sayılı kararı, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, istinaf başvurusunun, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca, esastan reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; manevi tazminatın az olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; görev itirazlarının olduğunu, manevi tazminatın reddedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalının trafik kazası sonucu manevi tazminat istemine ilişkindir. 1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2-6098 sayılı TBK m. 56 hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek, tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri gözönünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370) Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, davacı için takdir edilen manevi tazminatın bir miktar az olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir. VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/J maddesi uyarınca davalıdan harç alınmamasına, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.