Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/7296 E. 2025/7716 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/7296
- Karar No
- 2025/7716
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2435 E., 2021/811 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikte ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlu ... aleyhine yapılan takibin semeresiz kaldığını, borçlunun alacaklılardan mal kaçırma amacı ile dava konusu taşınmazların 13.01.2005 ve 24.03.2006 tarihlerinde davalı ...'a sattığını, onun da 07.06.2006 tarihinde davalı ...'a devrettiğini belirterek, bu tasarrufların iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2004/556 esas sayılı dosyasının Yargıtay tarafından bozulduğunu, kararın kesinleşmediğini, bu nedenle dava ön şartının oluşmadığını, dava dilekçesi açık olmadığından davacının hangi işlemlerin iptalini talep ettiğinin açık şekilde belirtilmesi gerektiğini, müvekkilinin taşınmazları satmak için ilan verdiğini, emlakçı ile anlaşarak komisyon ödediğini, satış bedelinin düşük olduğu iddiasının yersiz olduğunu, müvekkilinin her iki taşınmazdan kar ederek satış yaptığını, satış bedellerinin rayiç değerleri yansıttığını, satışları mal kaçırma amacıyla yapmadığını belirterek davacının reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin her iki taşınmazı 2005 ve 2006 yıllarında satın aldığını, yine her iki taşınmazı 2006 yılında ...'a sattığını, satışların 172.000,00 TL ve 88.000,00 TL bedel üzerinden yapıldığını, ancak ileride vergi sorunu çıkmaması amacıyla satışların vergilerinin rayiç bedeller üzerinden ödendiğini, müvekkilinin taşınmazları gazete ilanında gördüğünü, emlakçı aracılığıyla yatırım amacıyla satın aldığını, taşınmazların değer kazanma olasılığının düşük olduğunu fark eden müvekkilinin zararın artmaması için her iki arsayı bizzat o yörede yaşayan ...'a sattığını, satış bedelleri belediye rayiç değerlerinin 1/3 oranında olmasına rağmen tüm masraflar rayiç değerler üzerinden yapıldığını, müvekkilinin ... ile satış işlemi dışında bir ilişkisinin bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 3.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davaya dayanak ilamın Yargıtay tarafından bozulduğunu, aciz belgesi ön koşul iken bu yerine getirilmeden dava açıldığını, müvekkilinin taşınmazları ...'dan alan üçüncü kişi konumunda olduğunu, diğer davalılar arasındaki ilişki ile ilgili bilgisinin bulunmadığını, muvazaa iddiasının yersiz olduğunu, müvekkilinin satış bedelini ödeyerek taşınmazları satın aldığını, diğer davalılar ile müvekkili arasında akrabalık veya ticari ilişki bulunmadığını, bu nedenle müvekkilinin iyi niyetli üçüncü kişi konumunda bulunduğunu, müvekkilinin taşınmazları günün şartlarına göre bedeli üzerinden satın aldığını, dava konusu taşınmazlar ile birlikte üç taşınmazı toplamda 470.000,00 TL bedel ödeyerek satın aldığını, müvekkilinin satın aldığı taşınmazın bir kısım payını 3 yıl kadar sonra ...'a sattığını, müvekkilinin taşınmazları satın alabilecek maddi gücünün bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, borçlu ile davalı üçüncü kişi ... arasındaki satışların ivazlar arasında önemli oransızlık olması nedeni ile iptaline, davalı dördüncü kişi ...'un kötü niyetinin ispatlanmadığından hakkında açılan davanın reddine, davalı ...'ın taşınmazları sattığı tarihteki değeri oranında tazminat sorumluluğunun bulunduğu, bu kapsamda dava konusu 151 ada 1 parsel sayılı taşınmaz yönünden 289.568,30 TL, ve 121 ada 384 parsel yönünden 320.966,28 TL olmak üzere toplam 610.534,58 TL. tazminatın davalı ...'dan tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalılardan ... ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf istemlerinin esastan reddine karar vermiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde, müvekkilinin diğer davalılar ile mecburi dava arkadaşı olmadığından ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davacı vekili temyiz dilekçesinde, dördüncü kişinin kötü niyeti için yaklaşık ispatın yeterli olması gerektiğini, dinlenen tanık beyanlarında, borçluya ait iş makinesi ve malzemelerin 2006-2009 yılları arasında dava konusu taşınmazların üzerinde bekletildiğini belirttiklerini, satıştan sonra bu kadar süre beklenmesinin yaşam deneyimlerine aykırı olduğunu, ödenen bedelin düşük olduğunu, 2006 yılındaki alım gücünün araştırılmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, İİK'nın 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Tasarrufun iptali davalarında, İİK’nun 282. maddesi hükmü gereğince davalı olarak borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan kişiler arasında mecburi dava arkadaşlığı vardır. Buna göre davalı olarak borçlu ile birlikte lehine tasarrufta bulunulan üçüncü kişi ve bunlar tarafından devir halinde diğer üçüncü kişilerin yasal hasım olmaları gereği açıktır. Somut olayda, borçlu ... 28.10.2019 tarihinde vefat ettiği, mirasçılarının ise ... Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 10.12.2019 tarih 2019/1679 E., 2019/1474 K. sayılı kararı ile murisin mirasını reddettikleri ve verilen kararın 24.12.2019 tarihinde kesinleştiği, davalı üçüncü kişi ...'ın ise 06.07.2021 tarihinde öldüğü mirasçılarının ise ... 7.Sulh Hukuk Mahkemesinin 26.08.2021 tarih 2021/951Esas-2021/880K.sayılı kararı ile murisin mirasını reddettikleri ve verilen kararın 06.09.2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır...'nun 605 ve devamı maddeleri uyarınca zorunlu hasım olan borçlunun ve üçüncü kişinin en yakın mirasçıları mirası reddettiğinden terekenin iflas hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir. Bu durumda, mirasın reddi kararının mahallin Sulh Hukuk Hakimine bildirilerek mirasın iflas kurallarına göre tasfiyesi sağlanmalı, anılan mahkemece atanacak ve yetkilendirilecek tereke temsilcisinin huzuru ile davaya devam olunmalıdır. Mirasın tasfiyesi işlemleri talebe bağlı işlemler olmayıp mirasın reddedildiğinin anlaşılması ile res'en yapılması gereken işlemlerdendir. Talep üzerine yapılabilirliği bu özelliğini ortadan kaldırmaz.(Yargıtay 2.Hukuk Dairesinin 27.1.1995 gün ve 1995/13145,1995/947; HGK'nun 29.1.1975 gün 1682-100 ve 3.7.2002 gün 15/572-577 sayılı kararları aynı doğrultudadır) Hal böyle olunca Mahkemece usuli işlemlerin yerine getirilip taraf teşkili temin edildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir. 2.Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davacı vekili ve davalı ... vekilinin temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 3. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle bozma ilamının kapsam ve şekline göre davacı vekili ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde temyiz eden davacı ve davalı ... Horoz'a iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.