Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/7177 E. 2025/2647 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/7177
- Karar No
- 2025/2647
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/359 E.- 2023/363 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2023/İHK- 25544 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2023/116524 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yolcu olduğu davalı tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın 02.08.2019 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu davacının yaralandığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 700,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 200,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 100,00 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 1.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslahla toplam talebini 390.000,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kusur oranlarının tespiti gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizin uygulanması gerektiğini, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından sunulan 11.08.2022 tarihli maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun olduğu, hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yönteminin uygulanması gerektiği, davalıca sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, sürücünün davacı yolcunun oğlu olması nedeniyle hatır taşımasının söz konusu olmadığı gerekçesiyle başvurunun kabulüne, toplam 390.000,00 TL tazminatın yasal faiz ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilinin itiraz başvurusunda bulunması üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğu, davalının diğer itirazlarının yersiz olduğu gerekçesiyle davalının itirazlarının kısmen kabulü ile vekalet ücretine yönelik itirazın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davaya konu aracın uzun süreli kiralama sözleşmesi ile kiralandığını, bu nedenle davalının sorumluluğunun bulunmadığını, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizin uygulanması gerektiğini, geçici bakıcı gideri tazminatından davalının sorumlu olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Gerekçe Uyuşmazlık, davacının yolcu olarak bulunduğu ve davalı tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu yaralanan davacının tazminat talebine ilişkindir. Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde, davalı tarafından sigortalı araç ile ilgili uzun süreli kiralama sözleşmesinin sunulduğu, buna yönelik 01.01.2019 tarihli kiralayanın araç işleteni olarak yer aldığı araç kiralama sözleşmesinin temyize ek olarak ibraz edildiği, aracın daha sonra dava dışı kişi tarafından davacıya kiralandığının iddia edildiği, sözleşme ve kiralama tarihlerinin kaza tarihinden önce olduğu, davalı tarafından itiraz aşamasında da ileri sürülen bu iddiaların İtiraz Hakem Heyeti tarafından incelenmediği, temyizde aynı şekilde ileri sürüldüğü anlaşılmaktadır. Şu halde, uyuşmazlığın mahiyeti, toplanan delillerin durumu, davalının itirazları, uzun süreli kiralama sözleşmesinin varlığının ve geçerlilik durumunun araştırılması gibi hususlar dikkate alındığında, tüm delillerin adil yargılanma hakkına uygun şekilde toplanmasından sonra davalının zarardan sorumlu olup olmadığının belirlenebilmesi için yargılamanın genel yetkili mahkemeler huzurunda gerçekleştirilmesi gerekmekle, İtiraz Hakem Heyeti tarafından dosyadan el çekilmesine dair karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiş ve İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulması gerekmiştir. 2. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir. VI.KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 18.02.2025 tarihinde Başkan ... ile Üye ...'nin karşı oyları ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Sigorta konusu menfaat sahibinin değişmesi halinde TTK 1470. maddesine göre, aksine sözleşme yoksa, sigorta ilişkisi sona erer. Bu madde mal sigortalarına ilişkin bir düzenleme olup sorumluluk sigortasında uygulanacak hükümleri düzenleyen 1485. maddede yer almamaktadır ve sorumluluk sigortalarında uygulanamaz. KTK'nın 91-101 maddelerinde zorunlu mali sorumluluk sigortası ve trafik sigortacısının sorumluluğuna ilişkin genel ilkeler düzenlenmiş olup Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası işleteni değil, aracı takip etmektedir. ZMSS, işletenin KTK'nın 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere yapılmaktadır. KTK'nın 91.maddesinde işletenlerin bu Kanun'un 85/1. maddesine göre sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu hükümlerine yer verilmiştir. Sigorta poliçesinin aracı takip ettiği ve poliçenin yürürlükte olduğu, poliçe süresi içinde oluşan zararlardan davalı ... şirketinin ZMSS poliçesi gereği sorumlu olduğu, aracın hukuki değil fiili hakimiyetinin kiralanmak suretiyle devredildiği nazara alındığında poliçe süresi içinde oluşan maddi zarardan davalı ... ZMSS poliçesi gereği sorumludur. Açıklanan nedenlerle hükmedilen maddi tazminattan davalı ... şirketinin sorumlu tutulmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı ve davalı ... şirketinin bu yöne ilişkin temyiz itirazının da reddine karar verilmesi gerektiği kanaatinde olduğumdan; sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum. KARŞI OY Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiş, bu karara karşı davalı tarafça temyiz yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili dava dilekçesinde davacının yolcu olduğu davalı tarafından ZMSS poliçesiyle teminat altına alınan aracın 02.08.2009 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu davacının yaralandığını belirterek, fazlaya dair hakları kalmak sebebiyle 700,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 200,00 TL geçici iş göremizlik teminatı ve 100,00 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 1.000,00 TL tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş ıslahla talebini 390.000,00 TL yükseltmiştir. Davalı davanın reddini savunmuştur. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesine göre davacının sigorta ettirdiği aracın zarar görmesi nedeniyle bedelinin tazmini için genel mahkemelerde dava açabileceği gibi Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde oluşturulan hakem heyetine başvurabilme hakkı bulunmaktadır. Somut olayda Sigortacılık Kanunu'nun 30/14 f maddesindeki istisnai durum da söz konusu değildir. Davacının adil yargılanma hakkı kapsamında bulunan hakeme başvurma hakkını ortadan kaldıracak şekilde hakem heyeti tarafından dosyadan el çekilmesine karar verilmesinin usul ve yasayla aykırı olduğu ve işin esasının incelenmesi gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.