Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/652 E. 2026/1300 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/652
- Karar No
- 2026/1300
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4.Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/517 Esas - 2022/2590 Karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Çorlu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2009/32 Esas -2019/154 Karar
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 10.02.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Av ... ile davalı vekili Av. ... geldiler. Tarafların vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 10.02.2026 gününde Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; dava konusu ... sayılı maden sahasının ruhsat sahibinin dava dışı ... San. ve Tic. A.Ş olduğunu, ruhsat sahibi dava dışı şirket ile hem davalı ... San. Nak. ve Tic. A.Ş arasında hem de davacı şirket arasında Rödevans Sözleşmesi imzalandığını, buna sözleşmeye istinaden davacının, ... sayılı ruhsatı alanı içerisinde bazalt madeni üretimi yapma hakkına sahip olduğunu, bu izinle davacı şirketin kendisine tanınan koordinatlar dahilinde ... San. ve Tic. A.Ş’nin ruhsatı ile işletme hakkına sahip olduğu arazilerin bir kısmının işletmesini devraldığını, dava dışı ruhsat sahibi şirket ile davalı arasında akdedilen 19.08.1999 tarihli rödevans sözleşmesi ve bu sözleşmenin uygulanmasına dair 01.09.1999 tarihli protokol gereğince davacı ve davalı firmanın aynı ruhsata konu maden sahasının farklı bölümlerinde maden üretimi gerçekleştirdiklerini, davalının bu sözleşmeye aykırı olarak kendisine tanınan rödevans alını dışında ve davacının üretim alanına tecavüz ederek davacının üretim sahasında kalan bir kısım alan üzerine makine, araç ve mıcır depolamak suretiyle davacı şirketin üretimine engel olduğunu, bu nedenle müvekkili şirketin kar mahrumiyetine uğradığını ve üretimini dikey yani kısıtlanan sahanın altını kazarak gerçekleştirdiğini, bu nedenle maliyetin arttığını belirterek kar kaybı ve üretim maliyetinin artması nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000,00 TL'nin davalıdan tecavüzün başladığı tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; davalı şirketin işletme ruhsatı sahibi ... San. ve Tic. A.Ş ile akdetmiş olduğu 19.08.1999 tarihli Rödevans Sözleşmesi ve bu sözleşmenin uygulanmasına dair 01.09.1999 tarihli protokole aykırı olarak faaliyette bulunması ve sözleşme koordinatları dışında hukuka aykırı olarak davacı şirketin rödevans sözleşme alanı içerisinde kalan kısmı araç, gereç ve makineleri ile mıcır depo sahası olarak kullanması nedeniyle davacı şirketin üretim yapamaması ve bu sebeple kar mahrumiyetine uğraması nedeniyle 23.01.2009 tarihinden aykırılığın son bulduğu 01.08.2014 tarihine kadar davacının uğramış olduğu kar kaybı ve maliyet artışı için şimdilik 10.000,00 TL'nin işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi talep etmiştir II. CEVAP Davalı vekili asıl ve birleşen davaya cevap dilekçesinde; davanın haksız ve yersiz olduğunu, Çorlu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/152 D.İş sayılı dosyasında yapılan tespite itiraz edildiğini, davacı şirketin kar mahrumiyetine uğradığı iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davalı şirketin herhangi bir işgalinin söz konusu olmadığını, bulunmuş olduğunun kabulü halinde ise bunun üretime engel olmadığını ve belirtilen alanda üretilecek maden bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı ile dava konusu taşınmaz üzerinde davalı şirket tarafından işgal edilen alanın, toplam alanın %8'ini teşkil ettiği, davalı tarafından işgal edilen alanda davalıya ait makine ve sair teçhizatların bulunduğu, maden faaliyeti yapılmadığı, davalının bu alanı davacının hak iddia ettiği dönemden daha öncesinden kullandığı, 1983 yılından bu yana parselin kullanım ve tasarruf hakkının davalı firmaya ait olduğu, 2005 yılına kadar tarım arazisi olarak kullanıldığı, 2005 yılından sonra ise makine parkı ve stok sahası olarak kullanıldığı, yapılan keşiften ve alınan bilirkişi raporlarından; davalının işgal ettiği alan dışında kalan kısımda maden çıkarmanın ve bu alanı maden ocağı olarak kullanmanın davacı şirket için mümkün olduğu, davacı taraf, davalının işgali nedeniyle bu alanda yatay çalışma yapılamadığını, dikey çalışma yapıldığını beyan ederek maliyetin arttığını ve zarar doğduğunu iddia etmiş ise de belirtilen alanda dikey çalışma yapıldığına ve bu şekilde maliyetin arttığına dair delil sunulmadığı, dolayısıyla davacı tarafın zarar iddiasını ispat edemediği, bilirkişi raporlarında afaki bir takım zarar hesaplamaları yapılmış ise de bu hesaplamaların dikkate alınabilmesi için öncelikle davacı tarafın zarara uğradığını somut olarak ortaya koyması gerektiği, yapılan hesaplamalar ise iddialara göre yapılan tahmini hesaplamalar olduğundan ve somut delillerle desteklenmediğinden bu hesaplamaların mahkemece kabulünün mümkün olmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesince delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, mahallinde yapılan keşif neticesinde düzenlenen ve hükme esas alınan 14.11.2017 tarihli bilirkişi raporunun somut verilere dayandığı ve denetime elverişli olduğu, davacı tarafın zararını ispat edemediği ve ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı şirketin, müvekkili davacı şirketin işletme sahası içerisinde kalan toplam alanın % 8'lik kısmına tekabül eden 3.071, 88... 'lik alana tecavüz ederek araç, gereç ve makinelerini koymak, mıcır depolama sahası olarak kullanmak suretiyle işgal ettiğinin dosya kapsamı ile sabit olduğunu, davalı şirket hakkında Çorlu Kaymakamlığı tarafından 3091 sayılı kanun hükümleri uyarınca defalarca işlem yapıldığını, davalının haksız fiili yani müvekkil şirketin olağan çalışma güzergahını engellemesi nedeniyle müvekkil şirketin ocak yönünün değiştirilmesi, yatay üretim yerine dikey üretim yapılmak zorunda kalması neticesinde üretim maliyetlerinin artması nedeniyle zarara uğradığını, mahkemece göz ardı edilen ve tamamen hatalı şekilde değerlendirilen hususun madencilik faaliyetinin maden sahasının istenilen noktasından istenildiği şekilde yürütülebileceği kanaati olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesince tesis olunan hükmün Anayasa'da ve yasada düzenlendiği çerçevede bir gerekçe içermemesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlali niteliğinde olduğunu, dosyaya sunulan deliller içerisinde yer alan ticari defter ve kayıtlar ile üretim raporları davalı yanın işgalinin başlamasından sonra davacı şirketin üretiminin düştüğünü ve maliyetlerinin arttığını açıkça ortaya koyduğunu, dosyada mübrez bilirkişi raporlarında davalı yanın işgal ettiği yaklaşık % 8'lik kısım nedeni ile davacının üretiminin düştüğü ve buna bağlı olarak kar mahrumiyetinin doğduğu açıkça belirtilmiş olup muhtelif hesaplamalar yapıldığını, söz konusu maden sahasında bazalt üretiminin "açık ocak madenciliği" şeklinde yani madenin tabaka tabaka çıkarılması şeklinde yapıldığını, keşif aşamasında toplanan deliller ve dosyadaki fotoğraflarda dikey üretimin açık bir şekilde ortaya konulduğunu, davacı şirketin uğramış olduğu zararın ispat edilemediği yönündeki değerlendirme ve kabulün usule, yasa ve dosya mündericatına aykırı oldunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı şirketin, işletme ruhsatı sahibi dava dışı ... San. ve Tic. AŞ. ile akdetmiş olduğu 19.08.1999 tarihli Rödevans Sözleşmesi ve bu sözleşmenin uygulanmasına dair 01.09.1999 tarihli protokole aykırı olarak faaliyette bulunması ve sözleşme koordinatları dışında hukuka aykırı olarak davacı şirketin rödevans sözleşmesi içerisinde kalan maden sahasında üretimini engelleyecek şekilde araç-gereç ve makineleri ile mıcır depo sahası olarak kullanması nedeniyle davacı şirketin üretim yapamaması ve bu nedenle kar mahrumiyetine uğraması nedeniyle uğranılan kar kaybı ve üretim maliyet artışı zararının davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Dosya içeriğinden; dava konusu ... sayılı maden sahasının ruhsat sahibinin dava dışı ... San. ve Tic. A.Ş olduğu ve ruhsat sahibi dava dışı şirket ile davalı ... San. Nak. ve Tic. A.Ş ve davacı şirket arasında rödevans sözleşmesi imzalandığı, davalı şirket tarafından, dava konusu 4 14... ve 15 nolu parsel sayılı taşınmazlarda söz konusu sözleşme koordinatları ile belirlenen alan dışında hukuka aykırı olarak davacı şirketin rödevans sözleşmesi içerisinde kalan maden sahasında davacının üretimini engelleyecek şekilde davalının kendi araç-gereç ve makineleri ile mıcır depo sahası olarak kullanmak suretiyle davacı şirketin maden sahası alanının işgal edildiği ve bu işgal ile davacı şirketin üretim yapamadığı ve bu nedenle kar mahrumiyetine uğranıldığı ileri sürülerek kar kaybı ve üretim maliyet artışı zararının davalıdan tahsilinin istendiği, dava dilekçesine eklenen Çorlu 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/152 D.İş sayılı tespit dosyasında kadastro teknisyeni ve harita mühendisi tarafından hazırlanan 17.09.2008 tarihli bilirkişi raporunda; dava konusu 4 14... nolu parselin 34.250, 00... , 15 nolu parselin 36.250, 00... miktarındaki taşınmazlar olduğu, davaya konu taş mıcırlarının bulunduğu kısmın ölçüldüğü 793, 50... kısım ile çevresinde atıl bulunan hurdalarında davacı şirketin rödevans sözleşmesi ile belirlenen koordinatları içerisinde kaldığının tespit edildiği, eldeki dava dosyasında yapılan ilk keşif sonrası kadastro bilirkişisi ve harita mühendisi bilirkişiden alınan 17.06.2011 tarihli bilirkişi raporunda; yapılan hesaplama neticesinde krokide A harfi ile gösterilen ve davalı şirket tarafından hurdalık olarak kullanılan dava konusu alanın miktarının 3.071, 88... olarak hesaplandığı, dava konusu parselin mevcut kotu ile davacılar tarafından kazı yapılan kısmın kot durumunu esas alarak yapılan hesaplama neticesinde çıkacak hafriyat miktarının 18.6396, 28... olduğu yönünden belirleme yapıldığı görülmüştür. İlk Derece Mahkemesince yapılan keşif sonrası dosya kapsamına maden mühendisi, jeoloji mühendisi ve hukukçu bilirkişi heyetlerinden birden çok rapor alınmış, söz konusu raporlarda fen bilirkişileri tarafından yapılan ölçüm ve hesaplamalar dikkate alınarak dava konusu işgalin gerçekleştiği 4 14... nolu parsel sayılı taşınmazın 36.250, 00... 'lik bir alana sahip olduğu, alan içinde davalı tarafça işgal edilen 3.071, 88... 'lik kısmın ise toplam alanın % 8'ine tekabül ettiği ve bu alanın hurdalık ve depo olarak davalı tarafından kullanıldığı, bu % 8'lik işgalin ise taşınmazının tüm alanın kullanımına engel olmadığı ve ocak kazısı yapılabileceği, son alınan bilirkişi raporunda da, maden ocağının ilerleme yönündeki işgalin ruhsatlı saha içindeki başka bir alandaki çalışmaya engel olup olmayacağı, sahada üretilebilir ekonomik değeri olan maden olup olmadığı vb. konuların hukuki ve gerçek bir temeli olmayacağından bu konularda görüş belirtmenin faydalı ve gerekli olmadığı yönünde görüş bildirildiği ve bir kısım bilirkişiler tarafından da fen bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 17.06.2011 tarihli bilirkişi raporundaki alan ve çıkarılan hafriyat miktarı esas alınarak hesaplama yapıldığı anlaşılmıştır. Dosya arasına alınan ve dava dışı ruhsat sahibi ... San. ve Tic. A.Ş tarafından davalı ... San. Nak. ve Tic. A.Ş aleyhine rödevans sözleşmesinin feshi, müdahalenin meni ve kal istenmesi üzerine Çorlu 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2007/366 Esas ve 2009/300 sayılı dava dosyasında; mahkemece davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin ... ruhsat nolu bazalt üretimiyle ilgili maden ruhsat sahibi davacı ile yaptığı rödevans sözleşmesine göre, sözleşme sınırları dışına yapmış olduğu faaliyet ve tecavüzün men’ine, rödevans sözleşmesinin feshi ve davalının madencilik faaliyetinin durdurulması konusundaki talebin reddine karar verildiği, kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin 02.07.2010 tarihli, 2010/5323 Esas ve 2010/7663 Karar sayılı ilamı eksik inceleme nedeniyle kararın bozulduğu, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; davacının ... nolu bazalt maden üretimine ilişkin ruhsat sahibi olduğu, maden işletme iznini 19.08.1999 tarihli rödovans sözleşmesi ile davalı tarafa devrettiği, bilirkişi raporlarına göre davalının rödovans sahası dışında, ruhsat sahası içinde hazineye ait 130 parselde kazı yaptığı, maden kanunu ve yönetmeliğe göre özel mülkiyete en çok 20 m yaklaşma kuralını ihlal ettiği, 71 nolu parselde 20 m'lik tampon bölgeye tamamen tecavüz ettiği, hazineye ait 14... nolu parsellerde rödovans sözleşmesinin dışında ruhsat alanı içinde diğer rödovansçıların izin alanına tecavüz ettiği, diğer rödovansçı firmaların üretimlerini engelleyici nitelikte stok yerleri ve binalar yaptığı, davacı tarafça kendisine yapılan ihtarlara rağmen yapmış olduğu müdahaleleri sonlandırmadığı, davalı şirketin gerek rödovans sözleşmesinin, gerekse rödovans sözleşmesinin uygulama protokolünün belirlediği alanlar dışında faaliyet göstererek rödovans sözleşmesi koşullarına aykırı davrandığı ve bu aykırılığın, davacı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. için önemli ve "katlanılamaz" ölçüde kayıplara sebep olduğu, davalı şirketin akde aykırı davrandığı, bu akde aykırılığın sözleşmenin feshini gerektiren derecede önemli olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile taraflar arasındaki 19.08.1999 tarihli rödavans sözleşmesinin feshine, sözleşmenin feshine karar verildiğinden davacı şirkete ait ... ruhsat ve işletme ruhsatlı maden sahasında, davalı şirketle yapılan 19.08.1999 tarihli rödavans sözleşmesindeki koordinatlar içerisinde bulunan alana davalı şirketin müdahalesinin men'ine, kal talebinin Maliye Hazinesi tarafından yapılması gerektiği, davacı tarafça Maliye Hazinesi arazisi üzerinde bulunan yapının yıkılmasının talep edilemeyeceği gerekçesiyle kal talebinin reddine karar verilmiş; kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 26.02.2013 tarihli, 2012/17671 Esas ve 2013/3207 Karar sayılı ilamı ile karar onanmıştır. Dosya kapsamında yer alan mevcut deliller kapsamından sonuç olarak; davalı şirketin dava dışı ruhsat sahibi ile imzaladığı rödavans sözleşmesi ile belirlenen maden sahasında davacıya ait 4 14... parsel sayılı taşınmazın 3.071, 88... 'lik bir kısmını işgal ettiği, davacı şirket tarafından bu işgal nedeniyle üretimin engellendiği, ocak yönünün değiştirilmek zorunda kalındığı, yatay üretim yerine dikey üretim yapılmak zorunda kalınması neticesinde üretim maliyetlerinin arttığının ileri sürüldüğü, dosya kapsamına alınan bilirkişi raporlarında ise 4 14... parsel sayılı taşınmazın 36.250, 00... 'lik bir alana sahip olduğu ve bu alan içinde davalı tarafça işgal edilen 3.071, 88... 'lik kısmın ise toplam alanın % 8'ine tekabül ettiği ve bu % 8'lik işgalin taşınmazının tüm alanın kullanımına engel olmadığı ve maden sahasının başka bir kısmında ocak kazısı yapılabileceği yönünde görüş bildirildiği ve davacının yukarıda bahsedilen üretim yapamadığı ve yatay yerine dikey üretim yapılması nedeniyle maliyet artışı olduğu iddialarının açıklığa kavuşturulmadığı ve bu iddialara ilişkin bilimsel ve açıklayıcı bir tespitte bulunulmadığı gibi farazi açıklamalar ile yetinildiği anlaşılmıştır. Bu durumda; davacının üretimin engellendiği, ocak yönünün değiştirilmek zorunda kalındığı, yatay üretim yerine dikey üretim yapılmak zorunda kalınması neticesinde üretim maliyetlerinin arttığına ilişkin iddiaları üzerinde durularak ve davacının, davalının işgali olmasa idi söz konusu alanda yapacağı çalışma halinde ortaya çıkacak maliyet ile mevcut halde (işgal nedeniyle) yapmış olduğu çalışma sırasında yapmış olduğu maliyete ilişkin mukayese de yapılarak maden sahası işleyişi konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınarak sonuca gidilmesi gerekirken eksik inceleme ile yetersiz ve denetime elverişli olmayan bilirkişi raporları hükme esas alınarak karar verilmesi doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir. VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, Peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.