Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/624 E. 2026/1301 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/624
- Karar No
- 2026/1301
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/1084 Esas - 2022/765 Karar
Mahkeme kararı davalı ... vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 10.02.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte taraflardan kimsenin gelmemiş olduğu belirlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 10.02.2026 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi bulunmayan, davalılardan ...'ın işleten ve diğer davalı ...'nın sürücüsü olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu araçta yolcu olan ...'ın yaralandığını, davacı müvekkili tarafından dava konusu kazada yaralanan ...'a % 23 maluliyet oranı ve davalı sürücünün 2/8 kusur oranı esas alınarak 03.04.2013 tarihinde 25.618,00 TL ödeme yapıldığını, yapılan ödemenin rücuen tahsili için sürücü davalı ... ile araç maliki ... hakkında icra takibi başlatıldığını, fakat davalılar tarafından takibe itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulmasına karar verildiğini belirterek davalıların haksız itirazının iptali ile davalılar hakkında %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu kazaya karışan aracı galericiye sattığını ve satışa dair protokol düzenlendiğini, bu nedenle işleten sıfatının bulunmadığını ve tarafına sorumluluk yüklenemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde; haksız olarak ödenen bedelin tarafından istenmesi olanağının bulunmadığını, davacı ... Hesabının kendi hatası ile gerekli tıbbi raporları almaksızın ...'a fazla yaptığı ödemeleri isteyemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 27.01.2015 tarihli, 2013/67 Esas ve 2015/49 Karar sayılı ilamı ile davanın kabulüne, davalıların itirazının iptali ile takibin devamına, asıl alacak 25.618,00 TL üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A.Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 19.04.2016 tarihli, 2015/19419 Esas ve 2016/5002 Karar sayılı ilamı ile; ''...Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Sözkonusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü veya Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Somut olayda davacı yanca ...'ın maluliyet oranı .... Hizmetleri'den alınan 06.03.2013 tarihli eksper raporu ile %23 olarak belirlenmiş ve 14.03.2013 tarihli aktüer raporu ile de bu maluliyet oranı esas alınarak ve 2/8 kusur indirimi yapılmak sureti ile sürekli iş göremezlik tazminat miktarı 25.618 TL olarak belirlenerek davacı tarafından hak sahibine ödenmiştir. Mahkemece, kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak herhangi bir maluliyet raporu alınmamıştır. Bu durumda mahkemece, kazayla ilgili tüm tedavi evrakları celbedilerek yukarıda belirtilen açıklamalar ışığında Adli Tıp Kurumu'ndan ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli bilirkişi raporu alınıp maluliyet oranı belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi ve (müktesep haklara halel gelmemek kaydıyla) kusura ilişkin olarak yapılan indirimin neye binaen yapılmış olduğunun açıklanması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Kabule göre de; alacak likit olmayıp yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi doğru görülmemiştir.'' gerekçesiyle karar bozulmuş; davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. B.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu'ndan alınan 17.05.2021 tarihli maluliyet raporunda, dava konusu kazada yaralanan ...'ın kaza tarihinde yürürlükte olan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği uyarınca % 31,2 oranında maluliyet kaybına uğradığının belirlendiği, trafik bilirkişiden alınan 21.02.2022 tarihli kusur raporunda sürücü ...'nın asli kusurlu olduğu, araçta yolcu olan ...'ın ise kusurunun bulunmadığının belirlendiği, davacı ... tarafından ...'a 03.04.2013 tarihinde 25.618,00 TL ödeme yapıldığı, ... Yönetmeliği ve mevzuat gereği yapılan ödemeden davalıların sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile Gölköy İcra Müdürlüğü'nün 2013/111 esas sayılı dosyasına davalıların vaki itirazların iptali ile takibin 25.618,00 TL asıl alacak ve 88,43 TL işlemiş faiz olmaz üzere toplam 25.706,43 TL üzerinden kaldığı yerden aynen devamına ve davacı vekilinin koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu kaza nedeniyle müvekkili davalının sorumluluğunun bulunmadığını, olayda zarar gören kişilerin ağır kusuru bulunduğunu, bilirkişi raporunda tazminat tutarının hatalı hesaplandığını, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 43... . maddeleri uyarınca tazminattan belli bir ölçüde hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini, haddinden fazla yük yüklemek suretiyle araca binmek isteyen yolcuların kusura katılımı mevcut olduğundan bu nedenle indirim yapılması gerektiğini, ...'nın, ...'ın dava açtığı ve davadan feragat ettiği yönündeki beyanı yönünden inceleme yapılmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, trafik kazası sebebiyle hak sahibine ödenen tazminatın işleten ve sürücü olan davalılardan rücuen tahsili istemiyle başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı ve anlaşılmakla; davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan kararının ONANMASINA, Duruşmada vekille temsil olunmayan davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ... yükletilmesine, Dosyanın Mahkemeye gönderilmesine, 10.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.