Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/5418 E. 2024/6051 K.

Konu: Tasarrufun İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5418
Karar No
2024/6051
Karar Tarihi
Konu
Tasarrufun İptali

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/259 E., 2022/353 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılardan ... Paz. Gıda Tük. Mad. Dağıtım ve Tic A.Ş., ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (kapatılan) 17.Hukuk Dairesinin14.05.2019 tarihli ve 2016/9614 Esas, 2019/6030 Karar sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda ; davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu kararın da davalılardann ... Paz. Gıda Tük. Mad. Dağıtım ve Tic A.Ş., ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairenin 23.02.2022 tarihli ve 2021/18907 Esas, 2022/3658 Karar sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmiştir Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı ... vekili tarafından duruşmalı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 11.06.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verildi. Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Av. ... ile davalı ... vekili Av. ... geldiler. Davacı vekili ile davalı ... vekillerinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 11.06.2024 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; borçlu ... hakkında takip başlatıldığını, borçlunun alacağı karşılayacak mal varlığı bulunmadığını, alacaklılardan mal kaçırma amacı ile dava konusu taşınmazlarını diğer davalılara devrettiğini belirterek, bu tasarrufların iptalini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekilleri haksız açılan davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI (1) Mahkemenin 25.12.2015 tarihli ve 2013/385 Esas, 2015/514 Karar sayılı kararıyla; davalı borçlu ...'ın borcun doğumundan sonra birden çok taşınmazını elden çıkartmak suretiyle davacının alacağını tahsilde gecikmeye sebep olmaya çalıştığı, asıl dava ve birleşen davanın davalıları davacı alacaklıyı ızrar kastıyla hareket ederek davalı borçlunun çok kısa süre içerisinde yüksek sayı ve değerdeki taşınmazlarını değerinin çok altında satın almak suretiyle davacı alacaklıyı zarara uğratma kastıyla hareket ettiği, davalı üçüncü kişilerin borçlu ile aynı çevrede yakın arkadaş ve aynı iş sektöründe çalışan kişiler olup asıl davanın davalısı ile birleşen davanın davalıları davalı borçlu ...'ın ekonomik sıkıntı ve borç içerisinde olduğunu bilecek durumda oldukları gibi bir kısım davalıların bu olguyu kabul ettikleri gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan ... Paz. Gıda Tük. Mad. Dağıtım ve Tic A.Ş., ... ve ... vekilleri temyiz başvurusunda bulunmuştur. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı (1) 1. Mahkemenin 25.12.2015 tarihli ve 2013/385 Esas, 2015/514 kararına karşı süresi içinde ... Paz.gıda Tük. Mad. Dağıtım ve Tic A.Ş., ... ve ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (kapatılan) 17.Hukuk Dairesinin 15.05.2019 tarihli ve 2016/9614 Esas, 2019/6030 Karar sayılı ilâmı ile; "...1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici sebeplere ve üçüncü kişilerin dava konusu taşınmazları borçludan olan alacaklarına mahsuben devir ettikleri yönündeki beyanları dikkate alındığında, tasarrufların İİK'nun 279/2-2 bendi gereğince mutad ödeme dışında yapılan ödemelerin bağış niteliğinde olup iptali gerekmesine göre de birleşen davada davalılar ... Paz.Gıda Tük. Mad. Dağıtım ve Tic. A.Ş, ... ve ... vekillerinin aşağıda yazılı bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Davaların birleşmesi halinde her bir dava bağımsız bir dava olma özelliğini devam ettirdiği gibi davalı üçüncü kişiler arasında mecburi dava arkadaşlığı olmadığından, yargılama giderinin herbir üçüncü kişinin yaptığı tasarruf yönünden takip konusu alacak ile tasarrufun yapıldığı tarihteki tasarruf miktarında hangisi az ise o değer üzerinden ayrı ayrı yargılama giderine hükmedilmesi gerekir. Somut olayda, dava konusu taşınmazların tasarruf tarihindeki değerleri de belirlenmemiş olduğundan bu eksikliğin ek paporla giderilerek, sonucuna göre herbir üçüncü kişi davalı yönünden ayrı ayrı yargılama giderine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde tek dava ve davalı varmış gibi karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur..." gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 29.12.2020 tarih 2019/617 Esas 2020/507 Karar sayılı kararı ile anılan dairenin bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonunda; tasarrufa konu taşınmazların devir tarihindeki rayiç bedellinin belirlenmesi amacı ile ek rapor temini sağlanmış ve her bir üçüncü kişinin yaptığı tasarruf yönünden takip konusu alacak ile tasarrufun yapıldığı tarihteki tasarruf miktarından hangisi az ise o miktar üzerinden yargılama harc ve gideri belirlenmek sureti ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkemenin bu kararına karşı süresi içinde ... Paz.gıda Tük. Mad. Dağıtım ve Tic A.Ş., ... ve ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. C. Bozma Kararı (2) Dairenin 23.02.2022 tarihli ve 2021/18907 Esas, 2022/3658 Karar sayılı ilâmı ile; "..1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar ...(...), ... ve ... Paz. Gıda Tük. Mad. Dağ. Tic. A.Ş. vekillerinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Mahkemece verilen ilk karar Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 14/05/2019 tarih, 2019/9614 Esas -2019/6030 Kararı ile takip konusu alacak ile tasarrufun yapıldığı tarihteki tasarruf miktarında hangisi az ise o değer üzerinden ayrı ayrı yargılama giderine hükmedilmesi gerektiği, somut olayda, dava konusu taşınmazların tasarruf tarihindeki değerleri de belirlenmemiş olduğundan bu eksikliğin ek paporla giderilerek, sonuca ulaşılması istenilmiş, mahkamece uyma kararı verilmiş ise de, hükmedilen yargılama giderleri miktarları ve harcın asıl ve birlişen dava yönünden ayrı ayrı belirtilmemiş olduğundan bozma ilamına uygun olmamıştır. Bozmadan sonra alınan bilirkişi raporuna göre, asıl davanın konusunu oluşturan, İstanbul ili, Başakşehir ilçesi Hoşdere mah., 401 Ada, 3 parsel sayılı taşınmazdaki 6. Kat 41 no'lu bağımsız bölümün değeri satış tarihinde 105,703,42 TL 2. Kat 8 no'lu bağımsız bölümün satış tarihindeki değerinin 105,703,42 TL İstanbul ili, Esenyurt ilçesi, Kapadık köyü, 201 ada, 1 parsel sayılı taşınmazdaki ara kat 24 no'lu bağımsız bölümün 12/07/2012 tarihindeki satış tarihindeki değeri 139.485,84 TL olarak belirlenmiş olup toplam değeri 350.892,26 TL olup takip konusu 927.469,84 TL den daha düşük olduğundan, asıl dava yönünden 350.892,26 TL üzerinden harç ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken tapudaki değer esas alınmak üzere 49.000 TL üzerinden harç ve vekalet ücretine hükmedilmesi hatalıdır. Ancak vekalet ücreti ile ilgili olarak, davacının temyizi olmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamış ise de harç kamu düzenine ilişkin olduğundan, asıl dava yönünden harcın dava değeri 350.892,26 TL üzerinden alınması gerekirken, daha düşük olan tapu değeri üzerinden harca hükmedilmesi hatalıdır. Birleşen dava yönünden ise, kabulüne karar verilen 11,12,13,18,19, 21,22,26 ve 27 nolu dairelerin satış tarihindeki değerleri herbiri 53.345.80 TL olup toplam değeri 480.112,20 TL üzerinden harç ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla olan 842,790,22 TL üzerinden harç ve vekalete hükmedilmesi de usul ve yasaya aykırı olmuştur. Mahkemece, asıl dava yönünden kesinleşen vekalet ve yargılama giderleri, birleşen dava yönünden ise temyize gelmeyen davalılar için vekalet ve yargılama giderlerinin kesinleştiği dikkate alınarak, belirtilen dava değerleri üzerinden yeniden yargılama giderlerine hükmedilmesi gerekmektedir." gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar (2) Mahkemenin yukarda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile anılan dairenin bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonunda; birleşen Küçükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/428 Esas, 2013/740 Karar sayılı dava dosyası yönünden verilen 29.12.2020 tarih, 2019/617 Esas, 2020/507 Karar sayılı hükmünü temyiz eden davalılar ... ve ... ile ... Pazarlama Gıda Tüketim Maddeleri Dağıtım Ticaret A.Ş. yönünden vekalet ücreti, yargılama gideri ve her iki dosyanın da tüm tarafları açısından verilen harca dair hükmün dışındaki hükmün bozmaya konu edilmediği anlaşılmakla hükmün diğer hususları yönünde yeniden karar verilmesine yer olmadığına, diğerleri yönünden davanın kabulü ile bozma ilamında belirtilen şekilde yargılama giderlerine hükmedilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davaların tefri edilerek görülmesi gerektiğini, dava şartı olan aciz belgesinin sunulmadığını, kararın gerekçesiz olduğunu ve karar da harcın yanlış hesaplandığını, müvekkil tarafından ödenen ipotek bedelinin dikkate alınmadığını belirterek , kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre uyuşmazlık, İİK'nın 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun'un 277ve devamı maddeleri gereği açılmış tasarrufun iptali. 3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı, esasla ilgili hususların ilk bozma ilamı dışında kalarak kesinleşmiş olduğu, harçla ilgili hatanın tavzihle düzeltildiği anlaşılmakla; davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile ,temyiz olunan mahkeme kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 17.100,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ...'e yükletilmesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 11.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/5418, K. 2024/6051, T. 11.06.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-5418-e-2024-6051-k-ddb81b5c837d