Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/5314 E. 2023/8765 K.

Konu: Tasarrufun İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5314
Karar No
2023/8765
Karar Tarihi
Konu
Tasarrufun İptali

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2014/805 E., 2021/639 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul HÜKÜM/KARAR : Kabul Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ve davalı borçlu vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 21.05.2013 tarihli ve 2012/7646 Esas, 2013/7370 Karar sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkemece 11.01.2023 tarihli ek karar ile davacı vekili ve davalı ...'ın temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davacı tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 05.10.2022 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Avukat ... ile davalı ... vekili Avukat ... ve ... vekili ... ... geldiler, diğer davalılar adına gelen olmadı. Davacı ve davalılar vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra eksiklik nedeni ile geri çevrilen dosya eksik hususlar tamamlanarak tekrar gelmekle işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 11.07.2023 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Ek karar davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1. Dosya içeriğine göre mahkemece davacı vekilinin temyiz masrafını süresinde yatırmadığı gerekçesi ile temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir. Yapılan incelemede , davacı vekiline temyiz masrafını yatırması için mahkemenin çıkardığı muhtıranın 08.10.2021 tarihinde tebliğ edildiği, 13.10.2021 tarihinde öğrenmiş olduğunun kabul edilmesine rağmen, masrafı 1 haftalık süre geçtikten sonra 13.12.2021 tarihinde yatırmış olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin ek kararın temyizine yönelik talebinin reddi gerekmiştir. 2. Davalı ... vekilinin ek kararın temyizine ilişkin talebine gelince; anılan davalı hakkında açılan ve birleşen davalarla ilgili olarak her bir dosya için ayrı ayrı yargılama giderine hükmedildiği, davalı ... vekilinin 02.09.2021 tarihinde tek bir maktu harç yatırdığı, mahkemece çıkartılan muhtırada ise 274,00 TL harcın eksik yatırıldığı belirtilmiş ise de, bu harcın 2014/805 Esas-2021/639 Karar sayılı ana dosya harcına denk geldiği, bu miktarın zaten 02.09.2021 tarihinde yatırılmış olduğu, muhtırada birleşen dosyaların temyiz harcının tamamlanması yönünde bir açıklama yapılmamış olduğundan, usule uygun olmadığı anlaşılmakla bu davalı yönünden ek karara ilişkin temyiz talebinin kabulü ile 11.01.2023 tarihli ek kararın ortadan kaldırılması gerekmiştir. 3. Mahkemenin kararı davalı ... vekili tarafından da temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlu ... İnşaat .. A.Ş. nin müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları takipler sırasında borcunu karşılayacak haczi kabil malının bulunmadığını, alacaklılardan mal kaçırma amacıyla kendisine ait taşınmazları diğer davalılara sattığını öne sürerek davalılar arasındaki tasarrufun iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekilleri haksız açılan davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 09.07.2009 tarihli ve 2019/148 Esas, 2012/36 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. TEMYİZ Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı borçlu şirket vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı borçlu şirket temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 21.05.2013 tarihli ve 2012/ 7646 Esas, 2013/7370 Karar sayılı ilâmı ile; "...Somut olaya gelince, borçlu Şirket tarafından davalı 3. kişi ...’a yapılmış satışlar yönünden taşınmazların satış bedeli ile satış tarihindeki gerçek değerleri arasında taşınmazlar üzerindeki ipotek miktarlarının satış bedeline eklenmesi gerektiği nazara alındığında misli aşan fark bulunmamaktadır. Bu durumda davalı Şirket ile davalı ... arasında bir ticari ilişki olup olmadığı ya da Şirket ortakları ile davalı ... arasında akrabalık, arkadaşlık, ticari ilişki gibi borçlunun mal kaçırma kastını 3. kişinin bildiği ya da bilebilecek durumda olduğunu gösterir bir yakınlığın bulunup bulunmadığının araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm tesisi isabetsizdir. Kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince yüklenici tarafından hak edilmiş bir taşınmazın yüklenici tarafından kendi üzerine alınmadan 3. bir kişi adına tescilinin sağlanması başka bir ifade ile müteahhidin arsa maliklerine 3. kişilere satış yaptırmasının da tasarrufun iptaline konu olabileceği Dairemizin yerleşmiş uygulamasıdır. Somut olaya dönüldüğünde arsa malikleri ... ve ... tarafından davalı ...’a yapılan satışta, davalı Şirket’in bu taşınmazı hak edecek nisbette imalat yapıp yapmadığı belirlenerek yukarıda belirtildiği gibi davalı 3. kişi ... ve davalı Şirket ile ortakları arasındaki ilişkiler belirlenmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir. Arsa malikleri tarafından davalı Şirket’e değil de dava dışı 3. kişiler ..., ..., ..., ... ve ...’ye yapılan satışlarda dava konusu taşınmazların müteahhit Şirket tarafından gerekli imalatlar yapıldığı kabul edilerek sözü geçen kişilerin de davaya dahil edilmesinden sonra davalı Şirket ile davalı ..., ... ya da ... ile olan bağlantıları araştırılarak ve dava dışı ...’nin ve ...’in borçlu Şirket’in ortağı oldukları ile davalı ...’nın da Şirket ortağının kızı olduğu üzerinde durularak davalı ...’nın taşınmazı dava dışı ...’a devrettiği de belli olduğundan davacının davasının bedele dönüştürüp dönüştürmediği ya da hangi taşınmazlar açısından bedele dönüştürdüğü sorularak sonucuna göre bir karar verilmesi yerine eksik inceleme ile hüküm tesisi isabetsizdir. Belirtilen yönleri amaçlayan davacı vekilinin temyiz itirazları ile borçlu Şirket vekilinin temyiz itirazları kabul edilerek hükmün bozulması gerekmiştir. " gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile anılan dairenin bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonunda; "....Usul ve yasaya uygun bulunan Yargıtay bozma ilamına uyulmak sureti ile Yargıtay Bozma ilamında belirtilen 3. kişiler davaya dahil edilerek üç kişilik bilirkişi heyetinden Yargıtay Bozma ilamında belirtilen kıstaslar doğrultusunda rapor alınmıştır. Davacı vekilinin 10.05.2019 tarihli dilekçesi ile ... 123 ada 1 parsel K:2 Daire: 5 sayılı bağımsız bölüm yönünden, ... İnşaat A.Ş'ye ve ...'na karşı açtığı davada 16.000,00 TL üzerinden bedele dönüştürme talebinde bulunduğu anlaşılmıştır. Davacı tanıkları ... ve ... Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda yeniden duruşmada dinlenilmiştir. Buna göre, ... ile davalı şirket yetkililerinin aralarında sıkı bir iş ve arkadaşlık ilişkisi olduğu, aralarında yapılan satışların formalite icabı olduğu hususunun beyan edildiği görülmüştür." gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılar ... ve ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuş, davacı vekili ve davalı ...'ın temyiz dilekçeleri mahkemenin 11.01.2023 tarihli ek kararı ile süreden reddedilmiş, ek karar aleyhine davacı vekili ve davalı ... temyiz isteminde bulunmuş, davacı vekilinin ek karara yönelik temyiz itirazları yerinde olmadığından temyiz isteminin reddine, davalı ... vekilinin ek karara yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile ek kararın ortadan kaldırılması ile asıl karara yönelik temyiz incelemesi davalılar ... ve ... için yapılmıştır. B. Temyiz Sebepleri 1. Davalı vekili ... vekili temyiz dilekçesinde; borçlu şirketten devralınmayan taşınmazların olduğunu, konu ile ilgisi olmayan davacının icra takibi yaptığı kişilerden olmayan başka kişilerden temlik alındığını, rayiç bedel hesaplanırken yanlış hesap yapıldığını ve ödemelerin banka kanalı ile yapıldığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili hakkında verilen kabul kararının yerinde olmadığını, kendisinin Fransa'da yaşadığını, borçlular ile bir ilgisi olmadığını, muvazaa olgusunun ispatlanmadığından ve alacağın gerçekliği araştırılmadığından kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre uyuşmazlık, 2004 sayılı İcra İflas Kanu'nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası. 2. 2004 sayılı İcra İflas Kanun'un 277 ve devamı maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali hükümleri. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı, davalı borçlunun dava konusu yapılan taşınmazın yüklenicisi olduğu, bu kapsamda tapunun ilk olarak borçlu şirket veya ortakları adına tescil edilmiş olmasının sonuca etkili görülmediği, 124 ada 1 parsel A Blok 1 nolu bağımsız bölüm ve B Blok 3 nolu bağımsız bölümle ilgili davada davalı ...'ın dördüncü kişi konumunda olduğu , 3. kişi yönünden yapılan satış iptalinin kesinleşmiş olduğu, dördüncü kişi olarak anılan davalının kötü niyetinin ... olduğu, davalı ...'ın taşınmazları üçüncü veya dördüncü kişilerden almasına rağmen ödemeleri borçlu şirketin ortaklarına yapma gerekçesinin izah edilemediği anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; 1. Mahkemece verilen 11.01.2023 tarihli ek karara yönelik davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, davalı ... vekilinin ek karara yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile bu ek kararın davalı ... yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. Davalı ... ve davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Duruşmada vekille temsil olunan davalılar ... ve ... lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalılar ... ve ...'a yükletilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 11.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/5314, K. 2023/8765, T. 11.07.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-5314-e-2023-8765-k-a6ab43c77d8b