Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/4581 E. 2024/5237 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4581
- Karar No
- 2024/5237
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/361-2022/506 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü
Taraflar arasında görülen trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili; 31.07.2012 tarihinde davalılardan ...'in, sevk ve idaresindeki otomobili ile davacıların eşi/babaları ...'ın motorsikletine çarpması sonucu davacıların desteklerini kaybettiğini, meydana gelen trafik kazasında kusurun tamamen davalı ...'e ait olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı ... için 4.000,00 TL, davacılar ... ve ... için 3.000,00'er TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının, işleten ve araç sahibi davalı ... yönünden olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte, zorunlu trafik sigortacısı olan davalı ...'nden ve sigorta poliçesinde destekten yoksun kalma tazminatı ile ilgili ek teminat limiti bulunması halinde ve poliçede belirtilen teminat miktarı ile sınırlı olmak üzere; İhtiyari Mali Mesuliyet sigortacısı olan davalı ...den temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, davacılardan her biri için 100.000,00 TL olmak üzere toplam 300.000,00 TL manevi tazminatın, işleten ve araç sahibi davalı ...'den olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile sigorta poliçesinde manevi tazminat ile ilgili ek teminat limiti bulunması halinde ve poliçede belirtilen teminat miktarı ile sınırlı olmak üzere davalı ....'den temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı ... vekili; davalı ... şirketinin poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olduğunu, davacılardan ...'a yeterli ödeme yapıldığını, bu nedenle davalının sorumluluğunun sona erdiğini, davacıların desteğinin müterafik kusurunun bulunduğunu, kazadan sonra davacı çocuklar ... ve ... tarafından tazminat talebine ilişkin başvuruda bulunulmadığından davalının temerrüte düşmediğini, faiz talebinin haksız olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı .... vekili; davalı ... şirketinin, kasko poliçesi kapsamında sigortalıya tanıdığı azami limitin şahıs başına bedeni zarar ve 10.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, bu limitin Zorunlu Mali Mesuliyet Poliçesi limitini aşan durumlarda söz konusu olabildiğini, davalı ... şirketinin sigortalısının veya üçüncü kişilerin manevi zararlarını teminat altına almadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ..., cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 15.03.2016 tarihli ve 2013/620 Esas, 2016/341 Karar sayılı kararıyla; iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 6.728,26 TL, ... için 6.505,47 TL, ... için 2.824,17 TL'nin, davalılar ... ve Türkiye Sigorta A.Ş'den alınarak davacılara verilmesine, alacaklara davalı ... yönünden 31.07.2012 tarihinden itibaren, davalı .... yönünden 07.09.2013 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, davacıların her biri için 40.000,00'er TL manevi tazminatın 31.07.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacılara ayrı ayrı verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, davalı ...ye açılan maddi ve manevi tazminat davasının yargılama sırasında geri alınması sebebiyle bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Gönen vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 30.04.2019 tarihli ve 2016/12268 Esas, 2019/5362 Karar sayılı ilamı ile "...mahkemece; meydana gelen trafik kazası sonucu babalarının ölümünden dolayı davacılar ... ve ...'ın duyduğu acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla; tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve kazanın meydana geldiği tarih ve olay tarihindeki paranın alım gücü göz önünde bulundurularak bu davacılar için hak ve nasafet kuralları çerçevesinde daha düşük manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, gerekçeleri tartışılmadın yüksek miktarda manevi tazminata hükmedilmesi uygun görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiş, davacılar vekilinin karar düzeltme istemi Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 02.02.2021 tarihli ve 2019/5586 Esas, 2021/5362 Karar sayılı ilamı ile reddedilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilamına uyularak davacılar ... ve ...'ın manevi yönden ağır bir kayba uğradıkları, manevi tazminatın fonksiyonu, tarafların sebepsiz zenginleşmesine veya fakirleşmesine yol açmayacak şekilde olması gerektiği, tarafların sosyo-ekonomik durumu ve kusur durumu göz önüne alınarak bu davacılar yönünden ayrı ayrı 25.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle maddi tazminat talebi yönünden 30.04.2019 tarihli kararın temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği anlaşıldığından yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davacıların Zürih Sigorta A.Ş. aleyhine açtıkları maddi ve manevi tazminat davası yönünden verilen kararın temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği anlaşıldığından yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davacı ... için talep edilen manevi tazminat davası yönünden verilen kararın temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği anlaşıldığından yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davacılar ... ve ...'ın manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile davacı ... için 25.000,00 TL, davacı ... için 25.000,00 TL'nin 31.07.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacılara ayrı ayrı verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; bozma sonrası oluşturulan yeni karara itiraz ettiklerini, hükmedilen manevi tazminat miktarının yetersiz olduğunu, maddi tazminat yönünden davacılar aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin ve manevi tazminat yönünden davacı ... aleyhine vekalet ücretine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirtmiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; maddi tazminat bakımından hüküm kurulmaması gerektiğini, hükmedilen manevi tazminat miktarının fazla olduğunu belirtmiştir.
C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalıların sigortacısı/işleteni/sürücüsü olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu davacıların desteği olan sürücünün vefat etmesi nedeniyle davacıların destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (BK) 41 ve 45 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı ... vekilinin tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dosya kapsamından; davanın, trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle davacıların destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, mahkemece verilen 15.03.2016 tarihli karara göre davacıların maddi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne ve davalı .... yönünden açılan maddi ve manevi tazminat davasının yargılama sırasında geri alınması nedeniyle bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, bu kararın davalılardan vekili tarafından temyiz edildiği, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 30.04.2019 tarihli ve 2016/12268 Esas, 2019/5362 Karar sayılı ilamı ile davacılar ... ve ... bakımından hükmedilen manevi tazminat miktarının fazla olduğu gerekçesiyle kararın bozulduğu ve davalı ...'in diğer temyiz itirazlarının reddine karar verildiği, bozma ilamı sonrası Mahkemece, davacıların maddi tazminat istemleri ile davacı ...'ın manevi tazminat istemi ve davalı ....'ye yönelik tazminat istemi yönünden önceki kararın temyiz incelemesinden geçerek kesinleşmesi nedeniyle yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verildiği, ancak Mahkemenin hüküm fıkrasının 9 uncu bendinde "Davalı ...ve Davalı ... kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden maddi tazminat talebi yönünden red miktarına göre karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari ücret tarifesi uyarınca 23.500,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine," şeklinde hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda; Mahkemenin, 15.03.2016 tarihli kararı ile davacılar yönünden hükmedilen maddi tazminat ile davacılardan ... yönünden hükmedilen maddi ve manevi tazminatın Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 30.04.2019 tarihli ve 2016/12268 Esas, 2019/5362 Karar sayılı ilamı ile kesinleşmesi nedeniyle davacılar aleyhine reddedilen maddi tazminat miktarı yönünden vekalet ücretine hükmedilmesi ve davacı ... aleyhine reddedilen manevi tazminat miktarı yönünden vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değildir. Bunun yanında, davalı ....'ye yönelik tazminat istemi yönünden önceki kararın temyiz incelemesinden geçerek kesinleşmesi nedeniyle yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesine rağmen bu davalı yönünden de vekalet ücretine ilişkin hüküm kurulması hatalı bulunmuştur. Bu durum, bozma sebebi ise de bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 sayılı HMK'nın geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı HUMK'un 438/7 nci maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı ... vekilinin tüm, davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının (9) numaralı bendinin çıkartılarak " Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden manevi tazminat talebi yönünden reddedilen miktarlara göre karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'dan, 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'dan ayrı ayrı tahsili ile davalı ...'e verilmesine," yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ...'e yükletilmesine,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacılara iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
23.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.