Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/4568 E. 2024/2842 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4568
- Karar No
- 2024/2842
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/15 E., 2022/416 K. DAVACILAR : 1. ... 2. ... vekilleri Avukat ... DAVALILAR : 1. ... 2. ... vekilleri Avukat ... 3. ... vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 02.06.2014 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü Vekili / Katılma Yoluyla Davalı ... Vekili ve Davalı ... Vekili Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı ...Ş vekili, katılma yoluyla davacılar vekili, katılma yoluyla davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 09.08.2013 tarihinde meydana gelen yaralamalı trafik kazasında davalılardan ...'ün sevk ve idaresinde bulunan aracı ile davacı ...'ın sevk ve idaresinde bulunan araç ile çarpıştığı, kaza nedeni ile davacıların yaralandıklarını belirterek şimdilik 5.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 26.05.2016 tarihli ve 2014/158 Esas, 2016/155 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulü ile 73.845,00 TL maddi tazminatın davalılar ... ve ... yönünden haksız fiil tarihi olan 09.08.2013, davalı ...Ş yönünden poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, davacı ... için takdir olunan 5.000,00 TL ve davacı ... için takdir olunan 5.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 09.08.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ..., ... vekili ve davalı ... AŞ. vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 17.06.2019 tarih ve 2016/18105 esas ve 2019/7673 karar sayılı ilamı ile; ''..1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, davalılar Mehmet..., ... vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarara dayalı maddi manevi tazminat istemine ilişkindir. Dava konusu kazaya ilişkin olarak düzenlenen trafik kaza tespit tutanağında her iki tarafa şeride tecavüz etme nedeniyle asli kusur verilmiş, ceza yargılamasında alınan 10.06.2013 tarihli trafik bilirkişi raporunda davalı sürücü Mehmet...'ün tam kusurlu (şeride tecavüz- dönemeçte hızını ayarlamama) ve davacının ise kusursuz olduğu; ceza yargılamasında alınan 16/09/2014 tarihli ATK raporunda, davalı ...'in şerit ihlali yapmış olduğunun kabulü halinde bu sanığın tam olarak kusurlu olduğu, davacı ...'nın şerit ihlali yapmış olma ihtimalinde bu sanığın tam olarak kusurlu olacağının belirtildiği, Fethiye 4.Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/411 Esas 2014/415 Karar sayılı dosyası; ile davalı ...... hakkında 5 yıl hükmün açıklanmasının geri bırakılması nedeni ile denetimli serbestlik, davacı ... hakkında beraat kararı verildiği, verilen kararların 23/10/2014 tarihinde itiraz edilmeden ve temyiz edilmeden kesinleştiği, mahkemece ceza yargılamasına göre davacının kusursuz, davalı ......'ün ise tam kusurlu olduğu kabul edilerek karar verildiği ancak ceza yargılaması sırasında alınan kusur raporlarında kusur ihtilafının giderilemediği, mahkumiyet ve beraat kararının temyiz edilmeksizin kesinleştiği nazara alınarak, mahkemece raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla İstanbul Teknik Üniversitesi Makine Fakültesi öğretim üyelerinden ya da Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik-Fen Heyetinden oluşacak bilirkişi heyetinden, ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınıp ve mevcut raporlar arasındaki çelişki giderildikten sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. 3-Mahkemece, kazaya karışan aracın trafik sigortacısı müteselsil borçlu sigorta şirketi tarafından davacılara dava açıldıktan sonra 19.12.2014 tarihinde ödeme yapılmıştır. Mahkemece hükme esas alınan aktüer raporunda ise yapılan bu ödeme hesaplanan tazminattan mahsup edilmemiştir. Davacıya yapılan bu ödemenin güncelleme yapılmadan hesaplanan tazminattan mahsubu yoluyla tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı biçimde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir..'' gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan, diğer davalıların işleten ve sürücüsü olduğu araç ile davacı ...'in sürücüsü olduğu aracın karıştığı kaza sonucu davacıların yaralandıkları, davalı sürücünün kusuruyla meydana gelen kazada davacı ...'ın %5.0 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı ve iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceğinin tespit edildiği, bilirkişi raporunda davacının talep edebileceği maluliyetten doğan maddi zararının 73.845,00 TL, geçici iş göremezlik zararının 1.412,00 TL olduğu tespit edilmiş ise de temyize gitmeyen davacı vekilinin yeniden bedel artırım dilekçesi sunduğu, davalılar lehine usuli kazanılmış hak doğduğundan ikinci kez ibraz edilen bedel artırım dilekçesine itibar edilmediği, sigorta şirketi tarafından dava açılmadan önce ödenen 13.176,82 TL ise hesaplanan maddi tazminat bedelinden mahsup edilerek 60.668,18 TL maddi tazminat oluştuğu kanaatine varıldığı, sigorta şirketi tarafından icra dosyasında davacılara bir kısım ödeme yapılmış ise de; bunun hükmün infazında nazara alınması gerektiği, davacı ve davalının sosyo ekonomik durumları, tarafların kusur durumları, meydana gelen kazadan dolayı davacıların doğrudan zarar görmüş olması dikkate alınarak manevi tazminata hükmedildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile maddi tazminat yönünden; 60.668,18 TL maddi tazminatın davalılar ... ve ... yönünden haksız fiil tarihi olan 09/08/2013, davalı ...Ş yönünden poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, Axa Sigorta A.Ş. tarafından icra dosyasına ödenmiş bir bedel var ise bunun kararın infazı aşamasında değerlendirilmesine, manevi tazminat yönünden; davacı ... için takdir olunan 5.000,00 TL ve davacı ... için takdir olunan 5.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 09.08.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...Ş vekili, katılma yoluyla davacılar vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde; yapılan ödemenin davadan önce olması nedeniyle doğrudan mahsubunun doğru olmadığını, asgari ücretin 4,5 katı esas alınarak hesap yapılmasının hatalı olduğunu, davalı şirketin gerçek zararı ödemekle yükümlü olduğunu, bilirkişi raporunda hesaplanan tazminat miktarının sebepsiz zenginleşmeye yol açacak nitelikte olduğunu belirterek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir. Katılma yoluyla davacılar vekili temyiz dilekçesinde; hüküm tarihine en yakın tarihteki asgari ücret esas alınarak tazminat hesabı yapılması gerektiğini, raporda tespit edilen maddi tazminat miktarının gerçek zararı karşılamaktan uzak olduğunu belirterek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan, diğer davalıların işleten ve sürücüsü olduğu aracın karıştığı kaza sonucu davacıların yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 saylı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54, 56 ıncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Davalılar ... ve ... vekiline mahkemenin gerekçeli kararı 01.02.2023 tarihinde tebliğ edilmiş, karar süresi içerisinde temyiz edilmemiştir. Davalı ...Ş vekilinin kararı temyiz etmesi üzerine davacılar vekilince katılma yoluyla temyiz dilekçesi ile karar temyiz edilmiş, davacılar vekilinin katılma yoluyla temyiz dilekçesine karşı davalılar ... ve ... vekili tarafından sunulan temyize cevap dilekçesinde kararın bozulması talep edilmiş ise de; katılma yoluyla temyize karşı katılma yoluyla temyiz dilekçesi sunulamayacağından davalılar ... ve ... vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir. 2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla; davalı ...Ş vekili ve katılma yoluyla davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalılar ... ve ... vekilinin katılma yoluyla temyiz dilekçesinin REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı ...Ş vekili ve katılma yoluyla davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile mahkeme kararının ONANMASINA, İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davalılar ... ve ...'a iadesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ...Ş'ye yükletilmesine, Aşağıda yazılı fazla alınan temyiz harcının talep halinde temyiz eden davacılara iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 18.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.