Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/4366 E. 2024/3742 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4366
- Karar No
- 2024/3742
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/347 E., 2022/712 K. Birleşen İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/192 Esas Sayılı Dosyasında; HÜKÜM/KARAR : Asıl Davanın Kısmen Kabulü / Birleşen Davanın Reddi Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen trafik kazası sonucu maluliyet nedeniyle tazminat talebine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi tarafından kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiş; verilen kararın temyizi üzerine hükmün ikinci kez bozulmasından sonra bozmaya uyan mahkemece asıl davanın kabulüne, birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, 10.09.2010 tarihinde trafik sigorta poliçesi bulunmayan araç ile davacının kullandığı motosikletin çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 30.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; talebini 89.356,20 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili, zamanaşımı def'inde bulunarak yapılan ödeme ile sorumluluklarının sona erdiğini, davacının kazadaki asli ve/veya müterafik kusur oranının belirlenmesi gerektiğini, davanın açılmasına sebep olmayan vekil edenin temerrüdü söz konusu olmadığından faizin başlangıç tarihinin dava tarihi olması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 05.10.2015 tarihli ve 2013/318 Esas, 2015/788 Karar sayılı kararıyla; kazanın meydana gelmesinde trafik sigortası bulunmayan araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu ve kaza nedeniyle davacıda %30,4 oranında maluliyet tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 15.11.2018 tarihli ve 2015/19265 Esas 2018/10804 Karar sayılı ilamıyla; " dava dilekçesinde maluliyet oranı %27 ile sınırlandırıldığı halde talep aşılarak davalının %30.4 malul olduğu kabul edilerek bu doğrultuda hazırlanan bilirkişi heyeti raporuna göre hüküm kurulmasının hatalı olduğu " gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 15.09.2020 tarihli ve 2019/88 Esas, 2020/389 Karar sayılı kararı ile; yeniden aktüer hesap raporu alınarak bu kez %27 maluliyet oranı üzerinden hem asıl davanın hem de 13.03.2020 tarihihinde İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/192 esas sayılı dosyası ile ilk davada talep edilmeyen tazminat miktarı yönünden açılan ve eldeki dava ile birleştirilmesine karar verilen birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen (ilk bozma üzerine verilen) kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 08.11.2021 tarihli ve 2021/2358 Esas, 2021/8365 Karar sayılı kararı ile; "mahkemece davalı lehine bozulan Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilmesine rağmen, davalının aleyhine olarak bozma sonrasında daha yüksek miktarda tazminata hükmedildiği ve birleşen davanın da kabul edilmesinin usuli müktesep hak ilkesine aykırı olduğu" gerekçesiyle karar bozulmuştur. D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 08.11.2022 tarihli ve 2022/347 Esas, 2022/712 Karar sayılı kararı ile; asıl davanın kabulü ile 89.356,20 TL tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; mahkemece verilen ilk kararı temyiz etmemeleri nedeniyle davalı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu kabul edilerek birleşen davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu iddia ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; asıl davanın zamanaşımına uğradığını, davalı şirket tarafından yapılan ödemenin dikkate alınmadığını savunarak kararın bozulmasını talep etmiştir . C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; trafik sigortası bulunmayan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacının uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıda yer alan bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Somut uyuşmazlıkta İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen ilk kararda davacı tarafından dava dilekçesinde maluliyet oranı %27 olarak açıklanmasına rağmen taleple bağlılık ilkesine aykırı bir şekilde maluliyet raporunda belirlenen %30,4 maluliyet oranı üzerinden verilen karar Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi tarafından talep aşımı nedeniyle bozulmuştur. Bozma üzerine, mahkemece %27 maluliyet oranı üzerinden aldırılan yeni aktüer hesap raporundaki miktarlar dikkate alınarak ilk kararda tespit edilen tazminat tutarından daha fazla tazminata hükmedilmiş, verilen ikinci karar bu kez ilk kararın davacı tarafından temyiz edilmemesi nedeniyle davalı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu ve verilen kararın bu ilkeye aykırı olduğu gerekçesiyle Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi tarafından ikinci kez bozulmuştur. İkinci bozma üzerine mahkemece davacının maluliyetinin %27 olduğu kabul edilmesine rağmen, bozulmasına karar verilen ilk kararda hükme esas alınan ve maluliyet oranı %30,4 olarak kabul edilerek düzenlenen aktüer hesap raporundaki tazminat tutarı üzerinden davanın kabulüne, birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir. Sonuç olarak mahkemece bozma kararlarına uyulduğu açıklanmasına rağmen sadece davacının maluliyetinin %27 olduğu kabul edilmiş ve ilk karardaki tazminat tutarı hüküm altına alınmıştır. Mahkemece yapılması gereken iş, bozulmasına karar verilen ilk kararda düzenlenen aktüer hesap raporundaki veriler dikkate alınarak davacının maluliyetinin %27 olduğu kabul edilerek düzenlenecek rapora itibarla hüküm kurmaktır. Kararın bu nedenle bozulması gerekir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan kararın BOZULMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,24.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.