Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/4298 E. 2025/1576 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4298
Karar No
2025/1576
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/172 D.İş, 2023/173 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2023/İHK-1467 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2022/322762 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 24.09.2012 tarihinde davalıya ZMSS ile sigortalı aracın davacı yayaya çarpması sonucu davacının yaralanarak %6.1 oranında malul kaldığını belirterek belirsiz alacak olarak şimdilik 5.100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 10.11.2022 tarihli bedel artırım dilekçesiyle talebini 181.011,69 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; 8 yıllık ceza zamanaşımı süresinin 24.09.2020 tarihinde sona erdiğini, başvurunun zamanaşımına uğradığını, başvurucu tarafından ek tazminat talebiyle daha önce açılmış olan 2019.E.23958 K-2019/44793 ve 2021.E.164909 K-2022/2519 sayılı başvuruların reddine karar verildiğini, bahse konu başvurulardan ilk başvurunun yönetmeliğe uygun maluliyet raporu teslim edilmediğinden reddedildiğini, ikinci başvurunun muayene yapılarak sürekli iş göremezliğin kazadan kaynaklandığını gösteren raporun ibraz edilmemesi nedeniyle usulden reddedildiğini, eldeki başvuruya sunulan raporun düzenleniş tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmelik esaslarına uygun olarak düzenlenmediğini, kusur oranının tespiti gerektiğini, başvuranın soruşturma dosyasında sürücüye yönelik şikayetçi olmadığını ve tazminat hakkının ortadan kalktığını, araç ticari bir araç olmadığından avans faizi talebinin yerinde olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; sağlık raporu 24.02.2022 tarihli olup zararın öğrenilmesinden itibaren 2 yıl ve kaza tarihinden itibaren 10 yıl geçmeden başvurunun yapıldığı, maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan mevzuata göre muayene edilerek düzenlendiği ve hükme esas alındığı, talebin belirsiz alacak olarak yöneltildiği, yapılan artırımın zamanaşımına tabi olmadığı gerekçesiyle başvurunun kabulü ile 181.011,69 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 17.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yaralamalı trafik kazasında zamanaşımı süresi 8 yıl olup bu süre geçtikten sonra zararın öğrenilmesinden itibaren 2 yıl ve her halde 10 yıl içinde tazminat talebinde bulunulması gerektiği, zararın öğrenilmesinden sonra 2 sene ve kaza sonrası 10 yıl içinde tazminat talebinde bulunulduğu anlaşılmakla zamanaşımına yönelik itirazın reddine karar verildiği, maluliyet raporunun hükme esas alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, kusur raporunda kusur tespitinin kazayla uyumlu ve denetime açık olduğu, hesap yöntemi ve faiz başlangıç tarihinde hata bulunmadığı, ancak tam nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle; davalı vekilinin itirazının vekalet ücreti yönünden kabulü ve diğer itirazların reddi ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının vekalet ücreti yönünden düzeltilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporunun düzenlendiği tarihin zararın öğrenildiği tarih olmayıp 24.09.2020 tarihinde 8 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, zira Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak tanzim edilmediğini, yargılama sırasına kusur tespiti yapılmadığını, kusur raporu alınması gerektiğini, teknik faiz esas alınarak hesap yapılması gerektiğini, davalının temerrüdü bulunmadığını, aksi halde komisyona başvuru tarihinden itibaren faize hükmedilebileceğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 24.09.2012 tarihinde davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın davacı yayaya çarpması sonucu yaralanan davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1-Olay tarihinde yürürlükte olan 6098 sayılı TBK'nın 49. maddesinde haksız fiil tanımlanmış, 72. maddesinde de haksız fiilden zarar görenin bundan kaynaklanan zararının tazmini istemiyle açacağı davaların zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl ve herhalde haksız fiil tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu belirtilmiştir. Buna karşılık 2918 sayılı KTK'nın 109/1. maddesinde; motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler için, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde kaza gününden başlayarak 10 yıllık zamanaşımı süresi öngörülmüştür. Maddenin özellikle 2. fıkrasında "dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğarsa" ifadesi ile kanun koyucu, taraf ayrımı yapmaksızın (sürücü, işleten ve diğer sorumlular) fiil cezayı gerektiriyor ise, uzamış ceza zamanaşımının uygulanacağını kabul etmiştir. Görüldüğü gibi, TBK'nın 72. ve 2918 sayılı KTK'nın 109/2. maddesindeki düzenlemeler, zamanaşımı süresinin başlangıcı yönünden birbirine paraleldir. Haksız fiile dayanan tazminat isteminde zamanaşımının işlemeye başlayacağı tarih, zararın ve zarar sorumlusunun öğrenildiği andır. Zararın öğrenilmesi kavramıyla kastedilen ise, haksız fiil nedeniyle oluşan bedensel zararın kapsamının öğrenilmesi olup, bu bedensel zararın sebep olacağı maluliyet oranının belirlendiği tarihin, zararın öğrenilmesi kavramına bir etkisi yoktur. Bedensel zararın (yaralanmanın) gerçekleşmesi ve bu yaralanmayla ilgili tedavinin tamamlanması ile zararın kapsamının belli olduğu kabul edilmelidir. Somut olaya bakıldığında; kaza sonucu davacı yaralanmıştır. Kaza tarihinde yürürlükte olan 5237 sayılı TCK'nın 85 ve 66/e maddelerine göre zamanaşımı süresi 8 yıldır. Davaya konu trafik kazası 24.09.2012 tarihinde meydana gelmiş, dava ise 27.04.2022 tarihinde açılmıştır. Davalı vekili zamanaşımı def'inde bulunmuş; İtiraz Hakem Heyetince, 24.02.2022 tarihli sağlık raporu ile zararın öğrenildiği, zararın öğrenilmesinden itibaren 2 yıl ve kaza tarihinden itibaren 10 yıl geçmeden davanın açıldığı gerekçesiyle davalı vekilinin anılan yöne ilişkin itirazının reddine karar verilmiştir. Ancak davacının 24.02.2022 tarihli maluliyet raporunda, maluliyet belirlenmesine yol açan rahatsızlığına (sol ulna ve radius kırığına bağlı el bileği eklem hareket kısıtlılığı ve skar) ilişkin son tedavisinin 25.09.2012 (ameliyat) tarihinde yapıldığı, sonraki tarihlerde tedavi gördüğü ya da maluliyetine neden olan rahatsızlığı ile ilgili bir artış olduğu da davacı yanca iddia edilmemiştir. Açıklanan nedenlerle; davaya konu trafik kazası 24.09.2012 tarihinde gerçekleşmiş olup zararın kapsamının belli olduğu (davacı tarafından öğrenildiği) tarihin 25.09.2012 olduğu ve bu tarihten sonraki 2 yıl içinde dava açılmadığı gibi KTK'nın 109/2. maddesinde öngörülen 8 yıllık uzamış ceza zamanaşımı süresi de 24.09.2020 tarihinde dolmaktadır. Covid 19 nedeniyle 13.03.2020 ile 15.06.2020 tarihleri arasında duran 95 günlük süre eklendiğinde de dava tarihi (27.04.2022) itibariyle zamanaşımı süresinin dolduğu açıktır. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince anılan yöne ilişkin davalının itirazının kabulü ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. 2-Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 03.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/4298, K. 2025/1576, T. 03.02.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-4298-e-2025-1576-k-58fab8fefc4f