Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/4017 E. 2024/1925 K. – İtirazın İptali
Konu: İtirazın İptali Şeklindeki Rücuen Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4017
- Karar No
- 2024/1925
- Karar Tarihi
- Konu
- İtirazın İptali Şeklindeki Rücuen Tazminat
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1189 E., 2020/264 K. ASIL VE BİRLEŞEN 2017/141 ESAS SAYILI DAVADA ASIL VE BİRLEŞEN 2017/141 ESAS SAYILI DAVADA vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 05.04.2017 (asıl dava), 03.05.2017 (birleşen dava) HÜKÜM/KARAR : Davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddi İLK DERECE MAHKEMESİ :...2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/119 E., 2019/180 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali şeklindeki rücuen tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda asıl davaya yönelik temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; 11.09.2014 tarihinde dava dışı ...'in kullandığı iş makinesinin yolda kalan bir tırı arkadan ittiği sırada iş makinesinin geri geri gelerek çalılıklara düştüğünü, kaza nedeniyle iş makinesinde bulunan dava dışı ...'in yaralandığını, kazada yaralanan mağdura 15.08.2016 tarihinde 83.656,00 TL ödediklerini, ödenilen tazminatın rücusu için davalı borçlu malik şirkete başlatılan icra takibine davalı şirketin haksız olarak itiraz ettiğini belirterek yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalı/borçlunun %20 inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; aynı kaza sonucu yaralanarak %31 malul kalan ...'in tazminatının eksik hesaplandığı gerekçesiyle Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulduğunu, Sigorta Tahkim Komisyonunun 10.02.2017 gün ve 2017/4908 K. sayılı kararı ile ek tazminat ödenmesine karar verildiğini, bu tazminatın Bakırköy 12. İcra Müdürlüğünün 2017/3071 sayılı dosyasına toplam 51.675,59 TL olarak ödendiğini, ek olarak ödenen bu tazminatın 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu ve ... Yönetmeliği gereğince kusurlu sürücü ve malikten rücuen tahsili için...3. İcra Müdürlüğü 2017/1534 sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, davalı/borçlunun takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalı/borçlunun %20 inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; takibe konu alacağın zamanaşımına uğradığını, kazaya karışan iş makinesinin müvekkili şirkete ait olmadığını, buna ilişkin herhangi bir delil bulunmadığını, sürücü ...’in müvekkili şirket işçisi olsa dahi söz konusu olayın mesai saatleri dışında başka bir şirketin müvekkili şirketten habersiz yapılan işi olduğunu, dolayısıyla işbu kazadan müvekkili şirketin sorumluluğuna gidilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava dışı ...'in kullandığı iş makinesinin yolda kalan bir tırı arkadan ittiği sırada iş makinesinin geri geri gelerek çalılıklara düştüğü, kaza nedeniyle iş makinesinde bulunan dava dışı ...'in yaralandığı, davacı tarafından dava dışı ...'e yaralanması nedeniyle tazminat ödemesi yapıldığı, kazanın meydana gelmesinde dava dışı ...'in kusurlu olduğu, kaza nedeniyle dava dışı Mustafa'nın maluliyet oranının %40,18 olduğu, davacının ödemiş olduğu tazminatı araç maliki olan davalıya rücu edebileceği, her ne kadar davalı tarafından iş makinesinin kendilerine ait olmadığı iddia edilmiş ise de kaza sonrası iş makinesinin otoparka çekildiği ve Emniyet Müdürlüğü tarafından 13.09.2014 tarihli tutanak ile aracın davalı şirket yetkilisi Recai Yıldırım'a teslim edildiği, tutanak içeriğinde davalı şirketin iş makinesinin sahibi olduğunun belirtildiği, davalının itirazında haksız olduğu gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile kapatılan...3. İcra Müdürlüğünün 2016/5514 (yeni...1. İcra Müdürlüğü 2017/18663) sayılı dosyasındaki davalı borçlunun itirazının iptaline, takibin aynen devamına, asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen 2017/141 Esas sayılı davanın kabulü ile kapatılan...3. İcra Müdürlüğünün 2017/1534 (yeni...1. İcra Müdürlüğü 2017/21031) sayılı dosyasındaki davalı borçlunun itirazının iptaline, takibin aynen devamına, asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davalı şirketin iş makinesinin sahibi olmadığını, kazanın mesai saatleri dışında başka bir şirketin müvekkili şirketten habersiz yapılan işi esnasında meydana geldiğini, davalı şirketin araç maliki sıfatıyla sorumluluğuna gidilmesinin hatalı olduğunu, hükme esas alınan maluliyet raporunun hükme elverişli olmadığı gibi dosyada aldırılan tüm raporların birbiriyle çelişkili olduğunu, yine hesap raporunda bilirkişi tarafından "davalıların %100 oranında kusuruna ... göre" şeklindeki kanaati ile hesaplama yoluna gidildiğini, oysa ki davalının sadece müvekkili şirket olup dosyaya sunulan... Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının kusur raporunda kusurlu olduğuna dair bir tespitin olmadığını, söz konusu raporda iş makinesi kepçesinin sürücüsü ...'e %100 kusur atfı yapıldığını, otomobil sürücüsü...un kusursuz bulunduğunu, söz konusu kusur raporunun da hatalı olduğunu, raporun 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/73 Esas sayılı dosyası esas alınarak hazırlandığını, oysa ki dava konusu ile ceza davasında meydana gelen yaralanmanın farklı olaylar olduğunu, ceza dosyasındaki olay kepçenin devrilmesi sonucu diğer araçta bulunan...un yaralanması olayı olduğunu, icra takibine konu alacağın iddia edildiği olayın ise kepçe üzerinde bulunan ...'in yaralanması olayı olduğunu, dolayısıyla Adli Tıp Kurumunca düzenlenen raporda dava dışı...un yaralanmasındaki kusur incelemesinin yapıldığını ve bu davanın konusu olmayan olayın kusur incelemesi olduğundan hükme esas alınamayacağını, mahkemece eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;...Ticaret ve Sanayi Odasından gelen 19.12.2017 tarihli yazı cevabında kazaya karışan iş makinesinin kaydının olmadığı belirtilmiş ise de 13.09.2014 tarihli emniyet mensupları tarafından tutulan tutanakta kazaya karışan tescilsiz iş makinesinin uzun, geniş ve 70 ton ağırlığında olduğu, uçuruma yuvarlanmış aracın otoparka çekilmesi için kurtarıcı ve çekici bulunamadığından aracın bağlanamadığı, iş makinesinin sahibi olduğunu beyan eden davalı şirket yetkilisi...ile görüşüldüğü, aracın tescil edilmeden ve habersizce yerinden kaldırılamayacağını imzası ile taahhüt ettiği, ayrıca iş makinesi sürücüsünün ve dava dışı ödeme yapılan kişinin davalı şirket çalışanı olduğu anlaşılmakla davalı şirketin meydana gelen trafik kazasında hem işleten hem de adam çalıştıranın kusursuz sorumluluğu çerçevesinde sorumlu olduğu kanaatine varılmakla husumete ilişkin istinaf sebebinin yerinde görülmediği; mahkemece hükme esas alınan kusur raporunun olayın oluş şekline uygun olması, maluliyet raporundaki tespit ve değerlendirmelerin dosya içeriğine, usul ve kanuna uygun olması nedeniyle davalı vekilinin diğer istinaf itirazlarının da yerinde görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kazaya karışan iş makinesinin müvekkili şirkete ait olmadığını, buna ilişkin herhangi bir delil bulunmadığını, sürücü ...’in müvekkili şirket işçisi olsa dahi söz konusu olayın mesai saatleri dışında başka bir şirketin müvekkili şirketten habersiz yapılan işi olduğunu, dolayısıyla iş bu kazadan müvekkili şirketin sorumluluğuna gidilmesinin hukuka aykırı olduğunu, hükme esas alınan maluliyet raporunun hükme elverişli olmadığı gibi dosyada aldırılan tüm raporların birbiriyle çelişkili olduğunu, eksik inceleme ile karar verildiğini, kusur irdelemesinin hatalı ve eksik yapıldığını, davaya konu icra takibini doğuran yaralanmada yaralanan ...'in olayda kusurunun araştırılmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; dava dışı 3. kişiye ödeme yapan ...'nın ödediği bedelin, 5684 sayılı Sigortacılık Kanununu ve ... Yönetmeliği gereği davalı araç malikinden rücuen tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14 üncü maddesi, ... Yönetmeliğinin 16 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi.
3. Değerlendirme 1. Davalı vekilinin birleşen dava yönünden temyiz incelenmesinde; miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre birleşen davada hüküm altına alınan ve temyize konu edilen toplam miktar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 72.070,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmakla; davalı vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Davalı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının incelemesine gelince; temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre karar usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin asıl davaya yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.