Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/4004 E. 2024/6989 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4004
Karar No
2024/6989
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TARİHİ : 19.11.2008 HÜKÜM/KARAR : Davanın kısmen kabulü Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı ... ile ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 13.11.2007 tarihinde, müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu ve davalıların işleten, sürücü ve trafik sigortacısı oldukları aracın karıştığı tek taraflı trafik kazasında müvekkilinin yaralandığını belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile, 10.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren mevduat faizi ile tahsilini talep etmiş, 22.01.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 45.440,00 TL olarak belirlemiş, 20.000,00 TL manevi tazminatın da mevduat faizi ile tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalı sürücünün idaresindeki aracın müvekkili nezdinde trafik sigortasının olduğunu, sorumluluğun sigortalının kusuru oranında poliçe limiti 80.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, davacının tedavisine ilişkin sosyal güvenlik kurumlarından aldığı ödenek miktarının kesin olarak bilinmediğini, yine faiz talep edilmesinin yasal dayanağının olmadığını, manevi tazminattan da sorumluluklarının olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalılar Turgut ve ... vekili cevap dilekçesinde; davalılardan ...'nın davalı ...'un annesi olduğunu, söz konusu aracın sadece ruhsat sahibi olduğunu, dava konusu olay ile hiçbir ilgisi bulunmadığı gibi kusurunun da olmadığını, müvekkilinin iş bu davada taraf gösterilmesinin kabul edilemeyeceğini, söz konusu kazada yine diğer müvekkili Turgut'un bir kusuru olmadığını, davacı ve arkadaşının eğlenmek üzere İstanbul'a gitmek için müvekkiline ısrar ettiklerini ve zorladıklarını, olayda hatır taşıması söz konusu olduğu gibi davacının müvekkilinin içki içtiğini bilerek müvekkilin arabasına bindiğini ve müvekkilinin de bu olayda yaralandığını beyanla her iki müvekkili yönünden davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Dahili davalı SGK vekili cevap dilekçesinde; kurumları açısından davanın husumetten reddinin gerektiğini, davalı şirketin yasal sorumluluğunun devam ettiğini, yasal düzenlemenın sadece trafik kazalarındaki tedavi masraflarına yönelik olup maddi tazminat talepleri yönünden kurumun hiçbir surette sorumluluğunun bulunmadığını, davacı tarafından trafik kazası nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin ödenmesine ilişkin kuruma herhangi bir başvurusunun olmadığını ve herhangi bir ödeme kaydına da rastlanılmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. MAHKEMENİN İLK KARARI Mahkemenin 14.05.2015 tarihli ve 2008/1362-2015/260 sayılı kararı ile; davanın kısmen kabulü ile, 31.158,16 TL maddi tazminatın davalılar ..., ... ve Ergo İsviçre Sigorta AŞ'den davalılar ... ve ... yönünden olay tarihi olan 13.11.2007 tarihinden itibaren, davalı ... yönünden dava tarihi olan 13.11.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 2.340,00 TL tedavi gideri tazminatının davalılar ... ve ... ve dahili davalı ... Kurumundan davalılar ... ve ... yönünden olay tarihi olan 13.11.2007 tarihinden itibaren, davalı SGK Başkanlığı yönünden dava tarihi olan 13.11.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair maddi tazminat talebinin reddine, 7.500,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 13.11.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararı süresi içinde davalılar ... ve ... vekili ile dahili davalı SGK Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmiştir, 2. Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 18.06.2018 tarih ve 2015/11657 - 2018/6089 sayılı kararı ile, davalılar ... ve ...'e dava dilekçesinin usule uygun şekilde tebliğ edilmesi ve cevap süreleri beklenerek davalıların cevap ve savunma hakkını kullanması sağlanmak suretiyle savunma ve delillerinin toplanması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği, tarafların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığı belirtilerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, maddi tazminat davasının kısmen kabulüne, 31.158,16 TL tazminatın davalılar ..., ... ve Ergo İsviçre Sigorta AŞ'den davalılar ... ve ... yönünden olay tarihi olan 13.11.2007 tarihinden itibaren, davalı ... yönünden dava tarihi olan 13.11.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müteselsilen tahsiline, 2.340,00 TL tedavi giderlerine ilişkin tazminatın davalılar ... ve ... ve dahili davalı ... Kurumundan davalılar ... ve ... yönünden olay tarihi olan 13.11.2007 tarihinden itibaren, davalı SGK yönünden dava tarihi olan 13.11.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminatın bölünmezliği ve ıslah ile dava konusu edilmeyen hususun ileri sürülemeyeceği gerekçesiyle davacının manevi tazminat talebinin usulden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılar ... ile ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; manevi tazminatın bölünmesi veya ıslahının söz konusu olmadığını, sadece manevi tazminat talep haklarının saklı tutulduğunu, sadece maddi tazminata ilişkin ıslah yapıldığını, yargılamaya ıslah edilen yeni maddi tazminat miktarı ve manevi tazminat talebi ile devam edildiğini, bu nedenle manevi tazminat talebinin reddine ilişkin kararın hatalı olduğunu, manevi tazminat talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararının bozulmasını talep etmiştir. Davalılar ... ile ... vekili temyiz dilekçesinde; mahkemece yeniden hesap raporu alınmadan bozma öncesi rapora göre karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacının kazancı ile ilgili hiçbir veriyi ispat edemediğini, hatta çalışıp çalışmadığını dahi ispat edemediğini ancak bilirkişi raporunda asgari ücretin üzerinde gelirle hatalı hesaplama yapıldığını belirterek kararının bozulmasını talep etmiştir C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyetine ve kapsamına göre uyuşmazlık; davalıların maliki, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın tek taraflı trafik kazası yapması sonucu araçta yolcu olarak bulunan davacıda oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 uncu ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, aktüer bilirkişinin hazırladığı raporun ve hesaplama tekniğinin gerekçeli, mevzuata ve denetime uygun olması sebebiyle karar vermeye yeterli olduğu, dava açarken harçlandırılmayan manevi tazminata ilişkin talep olmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin ve davalılar ... ile ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin ve davalılar ... ile ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacı ile davalılar ... ve ...'e yükletilmesine,Dosyanın Mahkemeye gönderilmesine,04.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/4004, K. 2024/6989, T. 04.07.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-4004-e-2024-6989-k-77086eaa2560