Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/3683 E. 2023/12063 K.

Konu: Muvazaalı İşlemin İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3683
Karar No
2023/12063
Karar Tarihi
Konu
Muvazaalı İşlemin İptali

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/493 E- 2023/78 K DAVA TARİHİ : 24.01.2014 HÜKÜM/KARAR : Kabulüne/Bozulmasına Taraflar arasındaki muvazaalı işlemin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince, mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Karar aleyhine davalı ... karar düzeltme isteminde bulunmuş, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince karar düzeltme isteminin kabulüne karar verilmiştir. Mahkemece, bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, karar aleyhine davacı vekili temyiz isteminde bulunmuş, yapılan temyiz incelemesi neticesinde Yargıtay 4. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyarak davanın kabulüne karar vermiş, karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'dan alacaklı olduğunu, davalı borçlu aleyhine icra takibi başlatıldığını, takibin kesinleştiğini, davalı borçlunun mal kaçırma gayesi ile adına kayıtlı taşınmazını kuzeni olan ...'a devrettiğini beyan ederek, davalılar arasındaki tasarrufun iptaline, bu talebin kabul edilmemesi durumunda muvazaa nedeni ile hisse devrinin iptaline, taşınmaz hissesinin davalı borçlu ... ... tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalılar davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEME KARARI, Mahkemenin 22.01.2016 tarihli ve 2014/51 E-2016/41 K. sayılı kararı ile; "Beş yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olduğunun anlaşılmış olmasına göre" davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 08.05.2019 tarihli, 2016/8310 Esas ve 2019/5716 Karar sayılı ilamı ile; "davanın Borçlar Kanunu madde 19'a dayalı muvazaalı işlemin iptali istemine ilişkin olduğu, davalıların amca çocukları olduğu, davalı ...’nın davalı borçlunun durumunu bilen ve bilmesi gereken kişi olması sebebi ile de kötü niyetli olduğunu beyan etmiş, dosya içindeki bilgilerden de davalıların aynı yerde oturduğu, davalıların yakın akraba olduğu, dinlenen davalı tanık beyanlarına göre de davalı ...’nın davalı borçluya dava konusu gayrımenkulün bedelini parça parça ödendiği beyan edilmişse de ödemelere ilişkin belge de sunulamadığı, maddi ve hukuksal nedenlere göre muvazaya dayalı davada zamanaşımının olmayacağı ve davalılar arasında muvazaa olduğunun anlaşılmasına göre davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği" gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 3. Davalı ... vekili söz konusu karar aleyhine kararın düzeltilmesini talep etmiştir. 4. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 07.07.2020 gün, 2019/5370 E- 2020/4407 K. sayılı ilamı ile "Bu dosya ve emsal dairemizin 2019/6695 Esas sayılı dosya kapsamından dava konusu 760 nolu parselin revüzyon görerek, 917 ada 2 parsel, 918 ada 8 parsel ve 1801 ada 1 parsel olduğu, bu taşınmazlardan 917 ada 2 parselin borçlunun bir başka alacaklısının takip dosyasındaki ihaleden satıldığı ve ihalenin kesinleştiği diğer parsellerinde satış aşamasında olduğunun anlaşılmasına göre mahkemece, 917 ada 2 parsel yönünden konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, diğer parsellerin ise satılıp satılmadığı araştırılarak, satılıp ihale kesinleşmiş ise bu parseller yönünden de yine konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi aksi durumda yeni parsel numaraları belirtilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğinden davalı ... vekilinin karar düzeltme isteğinin kısmen kabulüne" karar verilmiştir. 5. Mahkemece; 25.02.2021 gün, 2021/16528 E-2022/3899 K. sayılı ilamı ile; "davacı tarafın duruşmaya katılmadığı, belgelendirilmiş mazeret dilekçesi de ibraz etmediğinin anlaşılmış olmasına göre 24.11.2020 tarihinden itibaren 3 aylık yasal süre içinde davanın yenilenmesine yönelik bir talepte bulunulmadığı anlaşıldığından davanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 150/5 maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına" karar verilmiştir. 6. Karar aleyhine davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 7. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 02.03.2022 gün, 2021/16528 E.- 2022/3899 K. sayılı ilamı ile; davacı vekiline yapılan tebligatın usulsüz olduğunun anlaşılmış olmasına göre temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ve karar düzeltme kararı doğrultusunda, dava konusu edilen 2 adet taşınmazdaki hisselerin devrine ilişkin tasarrufun iptaline, dava konusu edilen diğer 1 taşınmaz dava devam ederken icra dosyasında satılmış olup bu taşınmaz yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde, mahkemece talepten fazlaya hükmedildiği, tasarrufun iptali davalarında 5 yıllık hak düşürücü süre olduğu ve bu dosyada hak düşürücü sürenin geçirildiği, davalı borçlunun davacıya gerçekte bir alacağı bulunmadığı, davalıların mal kaçırma kastının bulunmadığı, davalı borçlu ile akrabalık ilişkisinin bulunmasının dava konusu tasarrufun muvazaalı olduğunu göstermeyeceği, beyan edilerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 19 uncu maddesinde tanımını bulan muvazaa hukuksal nedenine dayalı muvazaalı işlemin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nun 427 ve devamı maddeleri. 2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu madde 19. 3. Değerlendirme 1. Mahkemenin nihai kararlarının bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, davalıların akraba olup aynı yerde oturduğunun ve davalı ...'ın davalı borçlunun durumunu bilebilecek durumda olduğunun anlaşılmasına göre davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 08.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/3683, K. 2023/12063, T. 08.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-3683-e-2023-12063-k-467f038ebfa8