Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/3276 E. 2025/2159 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/3276
- Karar No
- 2025/2159
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/100 Değişik İş – 2023/100 Karar SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : İHK-2023/4657 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2022/176806 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 24.07.2018 tarihinde davacının yolcu olduğu ve davalı ... şirketinin zorunlu mali sorumluluk poliçesini düzenlediği aracın karıştığı tek taraflı trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davalı ... şirketince yapılan ödemenin yetersiz olduğunu, bakiye zarar için yapılan başvuruya olumlu yanıt verilmediğini iddia ederek açtığı belirsiz alacak davasında fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, 4.900,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 5.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 157.060,94 TL, geçici iş göremezlik tazminatı talebini 6.345,22 TL olmak üzere toplam talebini 163.406,19 TL olarak ıslah etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; talebin zamanaşımına uğradığını, 29.11.2019 tarihinde 28.051,00 TL ödeme yapıldığını ve ibraname alındığını, akabinde 24.05.2021 tarihinde 7.393,00 TL ödeme yapıldığını, anılan ödemeler ve alınan ibraname ile sigorta şirketinin sorumluluğunun yerine getirildiğini, iki yıllık hak düşürücü süreden sonra dava açıldığını, maluliyet oranının Adli Tıp Kurumu (ATK)'dan alınacak rapor ile belirlenmesi gerektiğini, kusur oranının uzman bilirkişi heyetince belirlenmesi gerektiğini, hesaplamanın uzman aktüer bilirkişi tarafından TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizle yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı talebinin poliçe kapsamında olmadığını, Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 iptal kararının somut uyuşmazlıkta uygulanamayacağını, faizden sorumlu olmadıklarını, aleyhe hüküm kurulacak olması halinde davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi' ne (AAÜT) göre belirlenen rakamın 1/5' i oranında olması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların iddia ve savunmaları, sunulan delillere ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre davanın kabulüne, 157.060,97 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 6.345,25 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 163.406,00 TL tazminatın 31.07.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz başvurusunda bulunulması üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Uyuşmazlık Hakem Heyetinin ara kararı ile alınan maluliyet raporunun kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine uygun düzenlenmiş olduğunu, hesaplama yönteminin Yargıtay içtihatlarına uygun olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatının poliçe kapsamında olduğunu, kabul edilen kusur oranının kaza tespit tutanağı ve savcılık ifadeleri ile uyumlu olduğunu, vekalet ücretinde hata bulunmadığını belirterek itirazların reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; eksik evrak ile sigorta şirketine başvuru yapıldığını başvurunun reddi gerektiğini, davacıya 29.11.2019 tarihinde ödeme yapıldığını ve ibraname alındığını, bakiye zarar için 24.05.2021 tarihinde 7.393,00 TL ödeme yapıldığını, bu ödemeler ve ibraname ile sigorta şirketinin üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirdiğini, 2 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, maluliyet oranının ATK'dan alınacak rapor ile belirlenmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatının poliçe kapsamında olmadığını, aktif çalışmayan birine geçici iş göremezlik tazminatı ödenemeyeceğini, progresif rant yöntemi ile hesaplamanın hatalı olduğunu, hesaplamanın uzman aktüer tarafından %1,8 teknik faiz uygulanmak suretiyle yapılması gerektiğini, hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılmamasının yerinde olmadığını, vekalet ücretinin hatalı belirlendiğini belirterek kararı temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası yapılan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan ve malul kalan davacı yolcunun bakiye sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; davacı tarafından 29.11.2019 tarihindeki ibraname karşılığı yapılan ilk ödemeden sonra 24.05.2021 tarihinde, iki yıllık hak düşürücü süre içinde, ibranamenin geçersiz olduğu iddiası ile sigorta şirketine başvurulmuş ve sigorta şirketince de bu iddia kabul edilerek ödeme yapılmış olmasına, hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihi itibariyle yürürlükteki yönetmelik hükümlerine uygun olmasına, hesaplama yönteminde hata bulunmamasına, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğine yönelik iddianın cevap dilekçesinde ileri sürülmemesine, müterafik kusur indirimi yapılmamasının yerinde olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; Uyuşmazlık Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının 3. bendinde yer alan "25.510,90 TL" ibaresinin çıkartılarak yerine "9.200,00 TL" ibaresinin yazılmasına, kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 10.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.