Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/2728 E. 2023/6419 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/2728
- Karar No
- 2023/6419
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/8445 D.İş, 2019/279 K. SAYISI : İHK-2019/15419 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun kabulüne-Davalının itirazının reddine SAYISI : K-2019/77866 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir. ... kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 05.10.2018 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu aracın davalının zorunlu mali sorumluluk sigortasını (...) yaptığı araç ile karıştığı çift taraflı trafik kazasında yaralandığını ve malul kaldığını, sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak zararın karşılamadığını iddia ederek, oluşan zararlarının tazmini için açtığı belirsiz alacak davası ile fazlaya ilişkin haklarını saklı kalmak kaydıyla 5.100,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 26.08.2019 tarihinde sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 64.195,17 TL’ye artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından gerekli belgeler ibraz edilmeden iş bu davanın açıldığını, bu nedenle esas hakkında inceleme yapılmasına gerek olmadan davanın usulden reddi gerektiğini, davacının geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin taleplerin sigorta poliçesi kapsamında olmadığını, maluliyet zararının ispat edilmesi gerektiğini, TRH-2010 Yaşam Tablosu, % 1,8 teknik faiz ve asgari ücret ile hesap yapılması gerektiğini, hesaplamanın aktüer sıfatına sahip bilirkişiler tarafından yapılması gerektiğini, kusurun ve zararın ispat edilmesi gerektiğini, davacı şirkete başvuru tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini, kaza nedeniyle elde edilen gelir var ise bunun tazminattan indirilmesi gerektiğini, hasar görenlerin birden fazla olması durumunda teminatın paylaştırılması gerektiğini, savunarak talebin reddini istemiştir. III. ... KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sunulan deliller, benimsenen bilirkişi raporları dikkate alınarak davanın kabulüne, 64.195,17 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 07.06.2019 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; başvuruya konu kazadaki kusur durumlarına ilişkin çelişkiler giderilmeden verilen ... (UHH) kararının yasa ve usule aykırı olması nedeniyle bozulması gerektiği, kabul anlamına gelmemek ile birlikte kazaya ilişkin kusur durumlarının belirlenemediği ve terditli kusur dağılımı yapıldığı hallerde kusur oranlarının en fazla % 50 - % 50 olarak izafe edilmesi gerektiği, bilirkişi raporunda askerlik süresinin dikkate alınmadığı, bilirkişi raporunda maddi hata bulunduğu, müterafik kusur indirimi yapılmadığını, aleyhe hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde (AAÜT) belirtilen ücretinin 1/5'i oranında olması gerektiğini belirterek karara itiraz etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile maluliyet zararı, malul kalanın gelir kaybını değil, hayatını idame ettirmek için denklerine göre her işi daha fazla efor ve çaba harcayarak gerçekleştirmesine karşılık geldiğinden kişinin kazanç sağlayıp sağlamamasının önemi olmayıp askerlik döneminin de dahil edilerek tazminat hesabı yapılmasında bir hata bulunmadığı, UHH'ce alınan kusur raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu, müterafik kusur ispat edilemediğinden bu talebin reddinin yerinde olduğu, davacı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre vekalet ücretine hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçeleriyle davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kusur durumundaki çelişkiler giderilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu, kusur tam belirlenemiyor ise terditli belirleniyorsa, % 50 - % 50 kusur ile hesap yapılması gerektiğini, başka bir yargılamada alınan kusur raporunda terditli belirleme yapıldığını, davacının askere gideceği ve bu dönemde gelir elde etmeyeceği düşünülerek hesap yapılmadığını, irat katsayısının olması gerekenden yüksek belirlendiğini, bunun nedeninin kaza tarihindeki bakiye ömür yerine rapor tarihindeki yaşa göre bakiye ömür belirlenmesi olduğunu, emniyet kemeri takılmaması nedeniyle müterafık kusur indirimi yapılması gerektiğini, vekalet ücretinin AAÜT’ye göre belirlenen rakamın 1/5'i oranında olması gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan yolcunun uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ıncı maddesinin 13 üncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 inci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve davacı yolcu olduğundan, kazanın oluşumunda kusurunun bulunmaması ve zarara sebep olanların KTK’nın 88 inci maddesi gereğince zarardan müteselsil sorumlu olmaları nedeniyle kusur raporu alınmayışının yerinde görülmesine, askerlik döneminde sürekli maluliyet tazminatı hesabında bir hata bulunmamasına, aktüer raporda hesaplamanın doğru olmasına, kaza tespit tutanağında emniyet kemeri belirsiz olarak işaretli olmasına ve araçtan fırlama olmamasına göre müterafik kusur indirimi yapılmamasında bir hata bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrasında "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." hükmü yer almaktadır. Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesine 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 6 ncı maddesi ile eklenen (13) numaralı fıkrasında, "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan Asliye Mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." düzenlemesi mevcuttur. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrası ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde Asliye Mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir..." şeklinde düzenlenmiştir. Bu durumda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik' in 16 ıncı maddesinin 13 üncü bendinin uygulanması gerektiği göz önüne alınarak AAÜT' nin 13 üncü ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5' i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca ... kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile ... kararının hüküm fıkrasının 3 üncü bendinde yer alan “7.411,47 TL” ibaresinin çıkarılarak yerine “2.725,00 TL” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine 15.05.2023 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri esas alınarak yapılması gerekmektedir. Davaya konu kazanın meydana geldiği 05.10.2018 tarihinde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup bu Yönetmelik’in ekinde yer alan “Engel Oranları Cetveli”nin “alt ekstremiteye ait sorunlarda engellilik oranları” başlıklı 3 üncü maddesinde, “... engellilik hastanın mevcut durumuna göre belirlenmeli, kişi engelinin zaman içerisinde değişebilme ihtimali varsa rapor süreli olarak verilmelidir. Devamlı engellilik raporu verilmeden önce, hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmelidir. Alt ekstremitenin sürekli bozukluklarının değerlendirilmesinde anatomik, tanısal ve fonksiyonel yöntemler kullanılır.” düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda; yaralanma alt ekstremiteye ilişkin olup kazanın meydana geldiği tarih ile hükme esas alınan sağlık kurulu raporunun düzenlendiği tarih arasında bir yıllık süre geçmemiştir. Bu nedenle hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmeden alınan rapora itibar edilerek karar verilmesi doğru değildir. Bu hususta açık temyiz bulunmamasına rağmen yukarıda açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının yeniden muayenesi yapılarak kaza nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi amacıyla kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine ve ekindeki Özür Oranları Cetveli’ne göre yukarıda açıklandığı şekilde yetkili sağlık kurulundan rapor aldırılarak sonucuna göre karar verilmesi için kararın bozulması kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun onama kararına katılmıyorum.