Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/2031 E. 2025/87 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2031
Karar No
2025/87
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/1126 D.İş, 2022/1197 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : İHK-2022/59185 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2022/250453 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 08.03.2018 tarihinde davacının yolcu olduğu ve davalı ... tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası yapılan aracın karıştığı trafik kazası sonucu davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davalı ... şirketine yapılan başvuruya olumlu yanıt verilmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 4.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 500,00 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 5.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 263.946,32 TL'ye, geçici iş göremezlik tazminatı talebini 8.407,55 TL'ye, geçici bakıcı gideri talebini 1.773,95 TL'ye artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; sigorta şirketine usulüne uygun maluliyet raporu ile başvuru yapılmamış olması sebebiyle davanın başvuru şartı yokluğundan usulden reddi gerektiğini, sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacıya 05.01.2022 tarihinde 79.464,91 TL ödeme yapıldığını, davacının sigorta şirketini ibra ettiğini, poliçeden kaynaklanan tüm hak ve alacaklarından feragat ettiğini, başvurunun bu nedenle reddi gerektiğini, aksi kanaatte ödeme tarihi itibariyle hesaplama yapılıp yetersiz ise ödemenin güncellenerek tazminattan düşülmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderinden sigorta şirketinin sorumlu olmadığını, geçici iş göremezliğe ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan (SGK) bir ödeme alıp almadığının araştırılması gerektiğini, sunulan maluliyet raporunun kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine uygun olmaması sebebiyle karar verilirken dikkate alınamayacağını, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, faiz başlangıcının dava tarihi faiz oranının yasal faiz olması gerektiğini, hesaplamanın aktüer siciline kayıtlı bilirkişiler tarafından TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faiz ile yapılması gerektiğini, aleyhe hüküm kurulacak olması halinde davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne (AAÜT) göre belirlenen rakamın 1/5'i oranında olması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların iddia ve savunmaları, sunulan delillere ve davacının tüm hak ve alacaklarından feragat ettiği ve artan maluliyeti ispat edemediği görüldüğünden ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından itiraz başvurusunda bulunulması üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ibraname tarihinden itibaren 2 yıllık hak düşürücü süre içinde davanın açıldığı görülmekle itirazların kabulüne, taraflar arasında %10 maluliyet oranı konusunda mutabakat bulunmadığından bu oran dikkate alınarak, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, 199.993,82 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 8.407,55 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 1.773,95 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 210.175,32 TL tazminatın 17.02.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin 63.952,50 TL talebin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; sigorta şirketine başvuru sırasında sunulan maluliyet raporunun usulüne uygun olmadığını, dava açılmadan önce sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirildiğinin söylenemeyeceğini bu nedenle talebin usulden reddi gerektiğini, davacıya 05.01.2022 tarihinde 79.464,91 TL ödeme yapıldığını, davacının bu ödeme nedeniyle davalıyı ibra ettiğini, tüm zararın ödendiğini, maluliyet raporunun hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine uygun olmadığını, medikal firma raporunda maluliyetin %10 olarak belirlendiğini, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı taleplerinin ispat edilemediğini, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderinden sigorta şirketinin sorumlu olmadığını, geçici iş göremezlik kapsamında Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan ödeme alınıp alınmadığının araştırılması gerektiğini, hesaplamanın progresif rant yöntemi ile yapılmasının hatalı olduğunu, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) yapılan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan ve malul kalan yolcunun sürekli iş göremezlik ile geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitlendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere ispat kurallarına ve temyiz olunan kararın belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Eldeki davada kaza, 08.03.2018 tarihinde meydana gelmiştir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacı tarafından kararın temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. 3.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 87. maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 51. maddesi uyarınca hatır için karşılıksız yolcu taşıma veya aracı kullandırmada genel hükümlere göre tazminattan uygun bir indirim yapılması, doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiştir. Hatır için yolcu taşıma veya aracı kullandırmadan söz edebilmek için, ölen veya yaralananın bir menfaat karşılığı olmaksızın taşınması veya aracın kullanılması, diğer bir deyişle taşıma veya kullanmada ölen veya yaralananın menfaatinin bulunması gerekir. Bu nedenle taşıma veya kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir menfaatinin bulunması hâlinde hatır taşımasından söz edilemez. Bu bakımdan hatır ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma veya kullanmanın kimin menfaatine olduğunun belirlenmesi önemlidir. Taşıma veya kullandırma, ekonomik yarar için olabileceği gibi ortak toplumsal değerler nedeniyle de olabilir. Ancak yakın akrabaların ve eşin taşınmasında bir menfaatten söz edilemeyeceği için hatır için taşımadan da bahsedilemez. Hâkim, gerekçesini kararında tartışmak ve nedenlerini göstermek koşuluyla tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda da değildir. Somut olayda; davalı vekilince başvuruya cevap dilekçesinde hatır için taşıma def’inde bulunulmuştur. Kaza nedeniyle yürütülen soruşturma aşamasında davacı ile sürücünün arkadaş oldukları, çalışmak için Diyarbakır' a gittikleri beyan edilmiştir. Bu durumda davacının, davalı şirkete sigortalı araçta yolcu olarak bulunduğu ve sürücü ile arkadaş oldukları anlaşılmakla hatır için taşıma def'inin değerlendirilmesi gereklidir. Bu hususun kararda tartışılmaması doğru görülmemiştir. VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 06.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/2031, K. 2025/87, T. 06.01.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-2031-e-2025-87-k-7457885d4c21