Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/13509 E. 2024/2997 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/13509
Karar No
2024/2997
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/853 - 2021/864 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2021/İHK-36120 DAVA TARİHİ : 22.03.2021 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü / İtirazın Kısmen Kabulü SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : 2021/103800 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara davacı vekili ve davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davacı vekilinin itirazının reddine, davalı vekilinin itirazının kısmen kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya zorunlu trafik sigorta poliçesi ile sigortalı aracın davacının sürücüsü olduğu araca çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında davacının bedensel zarara uğradığını, belirsiz alacak davası açtıklarını belirterek 9.000,00 TL sürekli iş göremezlik, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL bakıcı gideri ve 100,00 TL belgesiz tedavi giderinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir. Yargılama sırasında dava değerini fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 80.397,34 TL sürekli iş göremezlik, 3.152,09 TL geçici iş göremezlik tazminatı olarak artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; maluliyet raporunun usule uygun düzenlenmediğini, maluliyet oranının yüksek olduğunu, sigortalı aracın kusurunun uzman bilirkişi heyetince tespitinin gerektiğini, davacının kazada müterafik kusurlu olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kısmen kabulüne, 80.397,34 TL sürekli iş göremezlik, 3.152,09 Tl geçici iş göremezlik tazminatının ve 100,00 TL tedavi giderinin 08.01.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline, 100,00 TL bakıcı gideri talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A.İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; yetersiz belge ile araç süren davacının müterafik kusuru olduğunu, maluliyet raporunun usule uygun düzenlenmediğini, temerrüdün oluşmadığını, hükmedilecek vekalet ücretinin nispi ücretin 1/5'i oranında olması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili itiraz dilekçesinde; faiz başlangıç tarihinin 15.01.2018 olması gerektiğini, tazminatın TRH 2010 Tablosuna ve progresif rant yöntemine göre hesabı gerektiğini, belirterek kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükteki mevzuat hükümlerine uygun düzenlendiği, %100 davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğu kazada davacının müterafik kusurunun bulunmadığı, temerrüdün maluliyet raporunun tebliğ edildiği tarihte oluştuğu, hesaplanan tazminatın davacı tarafından ıslah edilmesi nedeniyle davacının hesaplama tekniğine itirazının yerinde olmadığı gerekçesiyle davacının tüm itirazlarının reddine, davalının diğer itirazlarının reddi ile vekalet ücreti yönündeki itirazının kabulüne ve Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararında davacı lehine takdir edilen vekalet ücretinin 4.080,00 TL olarak düzeltimesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Taraf vekilleri temyiz dilekçelerinde; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı sundukları itiraz dilekçelerindeki itirazlarını tekrar ederek hükmün bozulmasını talep etmişlerdir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu davacının uğradığı bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, usule uygun olarak düzenlenen maluliyet raporunun hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmamasına, davacının kazada müterafik kusuru bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 2.Trafik kazası sonucu bedensel zarara uğrayan ve buna dayalı olarak iş gücü kaybı tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürlerinin belirlenmesi gerekmektedir. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir tespit olduğundan gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu nedenle yapılan bilimsel çalışmalar sonucu “TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmış olup bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içermesi ve yargı mercileri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından Dairemizce de tazminata esas bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinde TRH 2010 Yaşam Tablosu’nun kullanılmasının uygun olacağına karar verilmiştir. Öte yandan Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarihli ve 2019/40 Esas, 2020/40 Karar sayılı kararıyla 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 90 ıncı maddesindeki Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Genel Şartlar’a yapılan atıf hükmü iptal edilmiştir. Söz konusu iptal kararı sonrası, ZMSS Genel Şartlar ve ekindeki cetvellerle getirilen ve iş gücü kaybı tazminatının hesaplanmasında uygulama alanı bulan %1,8 teknik faiz ile devre başı ödemeli belirli süreli rant formülünün uygulanması artık mümkün değildir. Tazminatın, %1,8 teknik faiz uygulanmadan, Yargıtayın yerleşik uygulamaları ile kabul edilen progresif rant formülü kullanılarak hesaplanması gerekir. Somut olayda; davacının hak kazanabileceği iş gücü kaybı tazminatının hesaplanması için alınan ve İtiraz Hakem Heyeti tarafından karara esas kabul edilen aktüer raporunda; TRH 2010 Yaşam Tablosu’na göre ve % 1,8 teknik faiz uygulanarak tazminat hesabı yapıldığı; hakem heyetince de bu hesaba göre karar verildiği anlaşılmaktadır. Dairemizin yerleşik uygulamaları gereği, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu’nun kullanılması yerinde olmakla birlikte %1,8 teknik faiz uygulanması doğru olmamıştır. Bu nedenle İtiraz Hakem Heyetince uzman aktüer bilirkişiden bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinde TRH 2010 Yaşam Tablosu kullanılarak progresif rant formülü ile hesaplama yapılması için rapor alınarak karar verilmesini teminen hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 3- Haksız fiil faili olan sürücünün eylemi sonucu oluşan zararla ilgili, araç işleteninin sorumluluğunu teminat altına alan trafik sigortacısı bakımından; ZMSS Genel Şartları'nın B.2. maddesi uyarınca, rizikonun ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalı sigortacının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Somut olayda davacı vekili tazminat talebine temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesini talep etmiş, Hakem Heyetince ise temerrüt tarihi olarak maluliyet raporunun tebliğ edildiği tarih olan 08.01.2021 olarak temerrüt tarihi belirlenmiştir. Ancak dosya kapsamından davacının 15.01.2018 tarihinde başvurusunu posta yoluyla davalıya gönderdiği görülmekle birlikte başvurunun davalıya tebliğ edildiği tarihin dosyada bulunmadığı görülmüştür. Diğer yandan davalı ... şirketinin davacının başvurusuna ilişkin 19.02.2018 tarihli mail ile cevap verdiği de görülmektedir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince, davacının posta yoluyla davalıya yaptığı başvurunun tebliğ tarihinin tespit edilerek ve 8 iş günü dikkate alınarak temerrüt tarihinin belirlenmesi, bunun mümkün olmaması halinde , davalı ... şirketinin davacıya gönderdiği cevabi yazısının tarihi olan 19.02.2018 tarihinden itibaren 8 iş günü eklenerek temerrüt tarihinin belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının ve davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) ve(3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 21.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/13509, K. 2024/2997, T. 21.03.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-13509-e-2024-2997-k-e4263e695058