Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/1340 E. 2024/899 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1340
Karar No
2024/899
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi EK KARAR TARİHİ : 16.11.2016 SAYISI : 2022/290 E., 2022/584 K. ASIL DAVA DAVACILAR : 1- ... 2- ... vekilleri Avukat ... ASIL DAVA DAVALILAR : 1- Güneş Sigorta A.Ş. vekili Avukat Bülent Keskin 2- Hür Sigorta A.Ş. vekili Avukat ... ASIL-BİRLEŞEN DAVA DAVALILAR : 1- ... vekili Avukat ... 2- ... vekili Avukat ... 3- ... vekili Avukat ... BİRLEŞEN DAVA MAHKEMESİ : Eskişehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/66 E. DAVACILAR : 1- Zehra Can 2- ... vekilleri Avukat ... BİRLEŞEN DAVA MAHKEMESİ : Eskişehir 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2012/7 E. DAVACILAR : 1- ... 2- ... 3- ... 4- ... 5- ... vekilleri Avukat ... DAVA TARİHİ : 14.12.2011 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulüne Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı asıl ve birleşen davada davacılar ... ve ... vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl davada davacılar vekili; davalı ...’ın sürücüsü olduğu ve davalı Halk Sigorta A.Ş.'ye (Güneş Sigorta A.Ş.) zorunlu trafik sigortalı araç ile davacılar murisinin yolcusu olduğu ve diğer davalıların sürücüsü, maliki ve zorunlu trafik sigortacısı olduğu aracın çarpışması sonucu murisin vefat ettiğini, kazada iki aracın da kusurlu olduğunu, murisin ağır vasıta şoförü olup en son 1.400,00 TL net maaşla bir şirkette çalıştığını, davacıların murisin eşi /çocuğu olup destekten yoksun kaldıklarını, elem çektiklerini belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla her bir davacı için ayrı ayrı 1.000,00’er TL maddi, 50.000,00’er TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalılardan (davalı sigorta şirketleri manevi tazminattan sorumlu değil) müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle maddi tazminat taleplerini davacı eş ...için 139.661,78 TL, davacı çocuk Furkan için 34.915,44 TL’ye yükseltmiştir. Birleşen 2012/66 Esas sayılı davada davacıları vekili; davalı ...’ın sürücüsü olduğu araç ile murisin yolcusu olduğu ve diğer davalıların sürücüsü ve maliki olduğu aracın çarpışması sonucu murisin vefat ettiğini, kazada iki aracın da kusurlu olduğunu, müvekkillerinin murisin kardeşleri olup elem çektiklerini beyanla, her bir davacı için ayrı ayrı 8.000,00’er TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Birleşen 2012/7 Esas sayılı davada davacıları vekili; davalı ...’ın sürücüsü olduğu araç ile murisin yolcusu olduğu ve diğer davalıların sürücüsü ve maliki olduğu aracın çarpışması sonucu murisin vefat ettiğini, kazada iki aracın da kusurlu olduğunu, müvekkillerinin murisin anne, baba ve kardeşleri olup elem çektiklerini beyanla, davacı anne Hatice için 10.000,00 TL manevi, davacı baba Seyfi için 10.000,00 TL manevi, diğer davacı kardeşlerin her biri için ayrı ayrı 8.000,00’er TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekilleri ayrı ayrı cevap dilekçesinde; sorumluluklarının bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; asıl dosyada davanın kısmen kabulü ile 139.594,05 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketleri yönünden poliçe teminat limiti ile sınırlı kalmak kaydıyla ve dava tarihi olan 14.12.2011 tarihinden, diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 28.08.2011 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ya verilmesine, 34.915,44 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketleri yönünden poliçe teminat limiti ile sınırlı kalmak kaydıyla ve dava tarihi olan 14.12.2011 tarihinden, diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 28.08.2011 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ya verilmesine, 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 28.08.2011 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 28.08.2011 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen Eskişehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/66 Esas sayılı dosyada davanın kısmen kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 28.08.2011 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ... Can'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 28.08.2011 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen Eskişehir 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/7 Esas Sayılı dosyada davanın kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 28.08.2011 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı müteveffa ...'nun mirasçıları olan davacılar ..., ..., ..., ..., Zehra Can, ... ve ...'ya miras payları oranında verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 28.08.2011 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı müteveffa ...'nun mirasçıları olan davacılar ..., ..., ..., ..., Zehra Can, ... Ve ...'ya miras payları oranında verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 28.08.2011 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 28.08.2011 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 28.08.2011 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkeme kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacılar vekili, davalı Halk Sigorta A.Ş. (Güneş Sigorta A.Ş.) vekili ve davalı Hür Sigorta A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Hukuk Dairesinin 10.03.2021 tarih ve 2020/534 Esas 2021/2567 Karar sayılı ilamında; "...1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davada davacılar vekilinin yerinde görülmeyen sair, davalı Güneş Sigorta A.Ş. vekili ve davalı Hür Sigorta A.Ş. vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat ist...ilişkindir. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli ve tarafların kusur durumu da gözönünde tutularak, 6098 sayılı B.K.’nın 56 ncı maddesindeki (818 sayılı BK'nın 47 nci maddesi) özel haller dikkate alınarak, hak ve nasafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K'nın 4 üncü maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nasafete göre hükmedeceği öngörülmüştür. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370) Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında takdir olunan davacı eş ...ve çocuk Furkan için hükmedilen manevi tazminatların az olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir." gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma ilamı doğrultusunda davacı ... ve ...'nun haksız eylem sebebi ile manevi olarak elem ve ızdırap duymuş olması, davacının olay nedeni ile kusurunun bulunmaması, olay esnasında davacının yaşadığı korku ve panik, manevi tazminatın amacı ve ölçütleri, tazminatın zenginleştirme ve fakirleştirme amacı taşımaması ilkeleri, tanık beyanları ile değerlendirilerek davacılar ... ve ... lehine makul miktarda manevi tazminata hükmedildiği gerekçesiyle, asıl dosyadaki manevi tazminat açısından yapılan değerlendirmede davanın kısmen kabulü ile; 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 28.08.2011 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 28.08.2011 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, diğer maddi tazminat ve manevi tazminatlar açısından verilen hükümlerin temyiz taleplerinin reddine karar verildiğinden bu hususlarda yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacılar ... ve ... vekili ile davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Asıl ve birleşen davada davacılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; kazanılmış hak oluşmaması bakımından tüm kararı temyiz ettiklerini, hükmedilen manevi tazminatların az olduğunu, tam kabul kararı verilmesi gerektiğini, davacılar lehine hükmedilen yargılama gideri ve vekalet ücreti az olduğu gibi davalı taraf lehine hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderinin fahiş olduğunu belirterek mahkemece verilen kararın bozulmasını istemiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; hükmedilen manevi tazminatların fahiş olduğunu, her bir davacı yönünden lehlerine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, aleyhe hükmedilen yargılama gideri ve vekalet ücretinin fazla olduğunu belirterek mahkemece verilen kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalıların sürücüsü, işleteni olduğu ve diğer davalılar sigorta şirketleri tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan araçların karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 45 ve 47 nci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; manevi tazminatın takdirinde TBK'nın 56 ıncı maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde karar verilmiş olmasına göre usul ve kanuna uygun olup asıl ve birleşen davada davacılar ... ve ... vekili ile davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Asıl ve birleşen davada davacılar ... ve ... vekili ile davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan mahkeme kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden asıl ve birleşen davada davacılar ... ve ... ile davalı ...'a yükletilmesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 23.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/1340, K. 2024/899, T. 23.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-1340-e-2024-899-k-d87d3cd9d971