Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/11792 E. 2024/645 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/11792
Karar No
2024/645
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/890 E., 2022/967 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : KIT/2022-1086 DAVA TARİHİ : 16.08.2018 HÜKÜM/KARAR : Davalı Vekilinin İtirazının Kısmen Kabulü/ Davanın Kısmen Kabulü SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2019/16169 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının kısmen kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, temyiz incelemesi sonucunda Dairece İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davalı vekilinin itirazının kısmen kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket nezdinde Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalı olan aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucunda sigortalı araçta yolcu olan davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; ıslah dilekçesiyle talebini 204.508,20 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; tarafların kusur durumunun belirlenmesi gerektiğini, dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak hazırlanmadığını ve mevzuata göre davalı aleyhine karar verilmesi halinde vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirlenen tutarın 1/5'i olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III.UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulü ile 204.508,20 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 09.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... şirketinden tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz başvurusunda bulunulmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmediğini, hatır taşıması nedeniyle indirim uygulanması gerektiğini, davacı lehine tam ve nisbi vekalet ücreti takdir edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin 27.05.2019 tarih ve İHK/4421 sayılı kararı ile; dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre hazırlandığı, davalı vekilinin hatır taşımasına yönelik itirazının ise yerinde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının kısmen kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti Kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesisi ile davanın kısmen kabulüne ve 163.606,56 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 09.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... şirketinden tahsiline karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 20.01.2022 tarih, 2021/8479 Esas ve 2022/927 Karar sayılı ilamı ile; ''...2-) Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının usulüne uygun şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Somut olayda davacı vekilince dosyaya sunulan 03/01/2019 tarihli ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından hazırlanan raporda; davacının, anksiyete bozukluğu ve kas iskelet sistemindeki arazları nedeniyle tüm vücut fonksiyon kaybı oranı 30.03.2013 tarih, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Raporları Hakkındaki Yönetmelik Hükümleri ve ekindeki cetveller uyarınca % 23 olarak hesaplanmış, hakem heyetince bu rapor hükme esas alınarak talebin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davalı vekili ise kaza ile davacının psikolojik rahatsızlığı arasında illiyet bağı olmadığını savunmaktadır. Davacının maluliyetin haksız fiil sorumlusunun fiili sonucu oluştuğunun, yani haksız fiil ile maluliyet arasında illiyet bağının bulunduğunun da belirlenmesi sorumluluk açısından zorunludur. Bu nedenlerle bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli değildir. Eksik inceleme ile karar verilemez. Bu durumda, davacının psikolojik tedavisine ilişkin tüm tedavi evrakları dosya arasına getirtildikten sonra muayenesi de yapılarak, davacı için Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarından kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, kazadan sonra oluştuğu belirtilen psikolojik rahatsızlıkların kaza ile illiyet bağının olup olmadığı, maluliyet oranına etki edip etmediği, ankisiyete bozukluğunun süreklilik arz edip etmediği ve sürekli değilse ne kadar süre devam edeceği tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir. 3-) Kabule göre de; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16/13. maddesi ve karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 17/2. maddesi gereği, davacı yararına hükmedilecek vekalet ücretinin, tarifeye göre belirlenen nispi vekalet ücretinin 1/5'i tutarında (maktu ücretin altında kalmamak kaydıyla) olması gerektiği gözetilmeden, fazla vekalet ücretine karar verilmesi de doğru görülmemiştir.'' gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yapılan inceleme sonucunda, davacının maluliyetin belirlenmesine ilişkin olarak ... Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan alınan 18.08.2022 tarihli maluliyet raporunda, kişinin yapılan psikiyatrik muayene ve incelenen tıbbi kayıtlarına göre 12.08.2017 tarihinde geçirdiği araç içi trafik kazasına bağlı olarak önce organik beyin sendromu (post-konküzyonel sendrom) geliştiği, etkisinin iki ay sürdüğü, sonrasında travma sonrası stres bozukluğu geliştiği, yeterli doz ile kısmen iyileştiği, sekelin geçirdiği trafik kazası ile nedensellik ilişkisinin bulunduğu, sürekli olduğu, davacının sağ fibula fraktürü ve travma sonrası stres bozukluğu nedeniyle maluliyet oranının % 23 olduğunun mütalaa edildiği, söz konusu raporun dört Adli Tıp Uzmanı, bir Ortopedi ve Travmatoloji AD Öğretim üyesi, bir İç Hastalıkları/Romatoloji AD Öğretim üyesi ve bir Ruh Hastalıkları ve Sağlığı AD Öğretim üyesinden oluşan kurul tarafından, başvuranın trafik kazası sonrası gördüğü tedavilerle ilgili belgeler incelenerek, 15.08.2022 tarihinde hastanede yapılan muayene bulguları değerlendirilerek düzenlendiği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince hükme esas alınan maluliyet raporu ile İtiraz Hakem Heyetinin ara kararı üzerine sunulan maluliyet raporunda, davacının tüm vücut fonksiyon kaybı oranının % 23 olarak tespit edildiği, bu bakımdan davalı vekilinin maluliyet raporuna yönelik itirazının yerinde görülmediği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen karara davacı vekili tarafından itiraz edilmediği, bu nedenle usuli kazanılmış haklar gözetilerek davacı vekilinin güncel Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) hizmet dökümüne göre tazminat hesabı yapılmasına ilişkin talebinin yerinde görülmediği, davalı vekilinin hatır taşıması nedeniyle indirim yapılması gerektiğine ilişkin itirazı ile davacı lehine takdir edilen vekalet ücretine ilişkin itirazının ise yerinde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının kısmen kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesis edilerek davanın kısmen kabulü ile 163.606,56 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 09.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... şirketinden tahsiline karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dosyaya sunulan raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, davacının muayenesi de yapılmak şartıyla davacının Adli Tıp Kurumu'na gönderilerek maluliyetin belirlenmesi gerektiğini, sunulan rapor ile bozma ilamında belirtilen hususların yerine getirilmediğini, bozma ilamında kaza ile psikiyatrik araz arasındaki illiyet bağının açıkça tespiti istenmiş ise de dosyaya sunulan raporda bu yönde bir değerlendirme yapılmadığını, dolayısıyla sunulan raporun hükme esas alınamayacağını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İtiraz Hakem Heyeti kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın, mahkemeye gönderilmesine, 18.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/11792, K. 2024/645, T. 18.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-11792-e-2024-645-k-4ef05c1935f8