Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/917 E. 2023/7016 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/917
Karar No
2023/7016
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/94 E., 2021/24 K. MAHKEMESİ : Gürpınar Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2010/106 E. HÜKÜM/ KARAR : Davanın kısmen kabulü Taraflar arasında görülen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda davanın kısmen kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş; verilen kararın temyizi üzerine hükmün bozulmasından sonra bozmaya uyan mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı asıl ve birleşen davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili asıl dava dilekçesinde; 04.11.2009 tarihinde davalı Metro Tur. A.Ş.’nin işleteni olduğu, davalı ... idaresindeki otobüsün, davalı ... idaresinde bulunan aracın önünü keserek tartıştıkları sırada başka bir araçla yolculuk yaparken olayı görerek olay yerine gelen davacılar desteği ... ve diğer yayalara davalı ... idaresinde bulunan aracın çarpması sonucu davacıların desteğinin vefat ettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, davacı eş ... için 10.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi, çocuklar için ayrı ayrı 3.500,00 TL maddi, 1.500,00 TL manevi, desteğin anne ve babası için ayrı ayrı 5.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davacılar vekili birleşen 2010/106 Esas sayılı dosyaya sunduğu dava dilekçesinde; aynı kaza nedeniyle, aynı iddialarla asıl dosyada istediği maddi ve manevi tazminatın davaya konu kazaya karışan otobüsün maliki ...'dan tahsiline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalılar ... ile ... vekili cevap dilekçesinde; kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... şirketleri vekilleri cevap dilekçelerinde; davalı araçların kaza tarihi itibari ile kendilerince yapılmış ... nin bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı Metro Turizm A.Ş vekili cevap dilekçesinde; Metro Turizme ait olduğu iddia edilen aracın, kesinlikle kendilerine ait olmadığını, kazanın Gürpınar Başkale Karayolu üzerinde meydana geldiğini, ancak davalı şirketin Hakkari ve ilçelerine ya da Van'dan Yüksekova'ya seferinin bulunmadığını, bu hususun Ulaştırma Bakanlığından sorulabileceğini, aksini iddia eden davacıların otobüs bileti ibraz etmeleri gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 11.04.2012 tarihli ve 2010/8 Esas, 2012/49 Karar sayılı kararı ile; davalılar ... ve ... Sigorta A.Ş.'nin kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmaması nedeniyle hakkında açılan davanın reddine, diğer davalılar yönünden davacı eş için 10.000,00 TL maddi 5.000,00 TL manevi, çocuklar için ayrı ayrı 3.500,00 TL maddi, 1.500,00 TL manevi desteğin anne ve babası için ayrı ayrı 5.000,00 TL manevi tazminatın asıl ve birleştirilen dosya davalılarından tahsiline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı HDI Sigorta A.Ş. vekili ve davalı Metro Tur. A.Ş. vekili ile davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 27.05.2014 tarihli ve 2014/3515 Esas, 2014/8453 Karar sayılı kararı ile; "Davalı ... vekilinin temyiz başvurusunun süreden reddine ve davalı HDI Sigorta A.Ş. vekili ve davalı Metro Tur. A.Ş. vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmesinden sonra; her ne kadar hukuk mahkemesi hakimi ceza mahkemesi tarafından belirlenen kusur oranı ile bağlı değil ise de tespit edilen maddi olgular ile bağlı olup somut olay itibariyle maddi olgu bakımından da raporlar arasında çelişki meydana geldiği, mahkemece ceza mahkemesi dosyasının sonucu beklenerek, yukarıda açıklanan hususlar hep birlikte tartışılarak varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği; 6100 sayılı HMK. 297/b. maddesinde davanın taraflarının ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerinin karara yazılması gerektiği, mahkemece dava dilekçesinde adları geçen ve haklarında hüküm kurulan bir kısım davacıların isimlerinin karar başlığında yazılmamış olmasının doğru görülmediği; davacı Çağrı Durgun için hükme esas alınan aktüerya hesap raporunda 2.909,97 TL belirlendiği halde mahkemece Çağrı yönünden 3.500,00 TL'nin tahsiline karar verilmesinin de doğru görülmediği" gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 11.01.2016 tarihli ve 2014/218 Esas, 2016/16 Karar sayılı kararı ile; Van 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/330 E.sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde; meydana gelen trafik kazasında ölen davacılar murisi ...'un, kendi can güvenliğini tehlikeye atacak şekilde gece vakti uygun kıyafetler olmaksızın karşı yönden gelen araçlara ait kesime geçmek suretiyle kendi ölümüne sebebiyet verdiği, yani ölüm sonucunun davacılar murisinin gerekli tedbir önlemlerini almaksızın karşı yöne geçmesiyle meydana geldiği, bu nedenle de kazanın diğer tarafları olan davalıların murisin ölümünde kusurunun bulunmadığı hususunun maddi olgu olarak saptandığı ve saptanan bu hususun mahkemece yeniden tartışılamayacağı, böylelikle kusurları oranında davalılardan tazminat talebinde bulunabilecek olan davacıların, murislerinin ölüm sonucunun doğrudan kendi kusuru ile meydana gelmiş olması nedeniyle davalılardan tazminat talep edemeyecekleri gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 07.03.2019 tarihli ve 2018/3776 Esas, 2019/2639 Karar sayılı kararı ile; "Mahkemece birleşen dosya davalısı otobüs maliki ... yönünden davacı desteği kazada vefat eden ...’un otobüs yolcusu olmaması nedeniyle TTK'nun 850 vd maddelerinde düzenlenen taşıma kurallarına göre taşıyan olarak doğan zarardan sorumluluğunun tartışılmasına gerek olmaması ve dava konusu kazanın kusur değerlendirmesinin muris yaya ... ile muris yayaya çarpan ...’a ait araç arasında yapılması gerektiğinden taşımacılık kurallarının burada geçerli olmadığı, davacı desteği kazada vefat eden otobüs yolcusu olmayan ...’un ölümünden otobüsün malikinin sorumlu tutulmasının mümkün olmaması gözetilerek birleşen dosya davalısı ... yönünden davanın reddi gerekirken davacıların murislerinin ölüm sonucunun doğrudan kendi kusuru ile meydana gelmiş olması kazanın diğer tarafları olan davalıların murisin ölümünde kusurunun olmaması gerekçesi ile davanın reddine dair hatalı gerekçe ile hüküm kurulmuş ise de, sonuç itibarı ile birleşen davanın reddine dair verilen karar isabetli olup sonucu itibariyle doğru olan kararın değişik bu gerekçeyle onanması gerektiği; davacı desteği kazada vefat eden ...’un otobüs yolcusu olmaması nedeniyle TTK'nun 850 vd maddelerinde düzenlenen taşıma kurallarına göre taşıyan olarak doğan zarardan sorumluluğunun bu davada tartışılmasına gerek olmadığı gibi dava konusu kazanın kusur değerlendirmesinin muris yaya ... ile muris yayaya çarpan ...’a ait araç arasında yapılması gerektiği ve taşımacılık kurallarının burada geçerli olmadığı göz önünde bulundurulduğunda davacı desteği kazada vefat eden otobüs yolcusu olmayan ...’un ölümünden otobüsün malikinin, sürücüsünün, işletenin, sigortasının sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, o halde, mahkemece yapılacak işin; seçilecek uzman bilirkişi kurulundan alınacak bilirkişi raporu ile dava konusu muris yaya ...’un ölümüne sebep olan kazada muris yaya ... ile muris yayaya çarpan ...’a ait araç arasındaki kusur dağılımını, kazada vefat eden otobüs yolcusu ... mirasçılarının açtıkları tazminat davalarında alınan ve Dairemizce de oluşa uygun olduğu 07.03.2019 gün ve 2018/3453-2019/2635 sayılı ilam ile kabul edilen Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti tarafından tanzim edilen kusur raporunda muttevefa ...’ün kazanın oluşumunda % 37.5, davalı ...' nın % 37,5, davalı ...' un % 25 ve davalı ...'nin kusursuz bulunduğu da güçlü delil kabul edilerek tüm dosya kapsamına göre hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenip sonucuna göre karar vermek olacağı, yazılı şekilde eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesinin doğru görülmediği" gerekçesiyle karar asıl dava yönünden değişik gerekçe ile onanmış, birleşen dava yönünden bozulmuş; bozma neden ve şekline göre davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelemesine yer olmadığına karar verilmiştir. D. Mahkemece ikinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 10.02.2021 tarihli ve Esas, 2021/24 Karar sayılı kararı ile; davacıların maddi ve manevi tazminat davasının asıl dava dosyasında davalılar ... ve ... Sigorta A.Ş, HDİ Sigorta A.Ş, Metro Turizm A.Ş, ... yönünden ve birleşen 2010/106 E. sayılı dava dosyasında davalı ... yönünden reddine, davacıların maddi tazminat davasının asıl dava dosyasında davalılar ... mirasçıları yönünden kabulü ile davacılardan ... için 10.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının, davacılardan ... için 3.500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının, davacılardan ... için 2.327,97 TL destekten yoksun kalma tazminatının, davacılardan ... için 2.991,49 TL destekten yoksun kalma tazminatının, davacılardan ... için 3.500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 04.11.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla, davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak anılan davacılara verilmesine, davacıların manevi tazminat davasının asıl dava dosyasında davalılar ... mirasçıları yönünden kabulü ile davacı ... için 5.000,00 TL, ... için 1.5 00,00 TL, ... için 1.500,00 TL, ... için 1.500,00 TL, ... için 1.500,00 TL, ... için 5.000,00 TL, ... için 5.000,00 TL olmak üzere toplam 21.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 04.11.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak anılan davacılara verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Asıl ve birleşen davada davacılar vekili; davalılar ...'un aracının 253051007228 poliçe numarası ile davalı ...nezdinde zorunlu trafik sigortası bulunduğunu, davalı sorumlu tutulduğunda halefiyet ilkesi gereği davalı ...Ş.'nin de sorumlu tutulması gerektiğini, bu davalı ... yönünden davanın reddinin hatalı olduğunu, ceza mahkemesi kararı esas alınarak Yargıtay Kararına uyulmadığını, kaza ile davacılar desteğinin ölümü arasında hukuk mahkemesi bakımından illiyet bağı olduğunu; davacılar murisinin kaza mahalline gitmesinin kendisine %100 kusur izafesi için yeterli olmadığını, kazaya ...plakalı aracın sebep olduğunu, mahkemece ..., firması ve sigortası yönünden davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, hüküm kısmında davalı ... ve ... Sigorta A.Ş ve Metro Turizm şirketi ile davalı ... lehine kendilerini vekil ile temsil ettiklerinden her kalem için her davalı vekili için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... şirketleri tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan, diğer davalıların sürücü ve işleten olduğu araçların karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların açtığı destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 90, 91 ve 92 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 ve 56 ıncı maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3 üncü maddesi. 3. Değerlendirme 1. Bozma sonrası mahkemece verilen kararın bozmaya uygun olması, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmamasına göre asıl ve birleşen davacılar vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. AAÜT 3/2 maddesinde, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddi halinde ret sebebi ortak olan davalılar lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunacağı düzenlenmiştir. Mahkemece reddedilen davada vekille temsil edilen tüm davalılar için ayrı ayrı vekalet ücreti verilmiştir. Davanın aynı hukuki sebeple reddedilmesi halinde ret sebebi ortak olan davalılar yararına tek vekalet ücreti verilmesi gerekirken davalılar yararına ayrı ayrı vekalet ücreti takdiri doğru değildir. 3. Karayolları Trafik Kanunu’nun 91 inci maddesi gereği, aynı kanunun 85 inci maddesinde belirtilen, bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olması durumunda, poliçe limiti dahilinde işletenin sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere, mali sorumluluk sigortası yaptırılması zorunludur. Mahkemece, davacı desteği kazada vefat eden ...’un otobüs yolcusu olmaması nedeniyle TTK'nun 850 vd maddelerinde düzenlenen taşıma kurallarına göre taşıyan olarak doğan zarardan sorumluluğunun bu davada tartışılmasına gerek olmadığı gibi dava konusu kazanın kusur değerlendirmesinin muris yaya ... ile muris yayaya çarpan ...’a ait araç arasında yapılması gerektiği ve taşımacılık kurallarının burada geçerli olmadığı göz önünde bulundurulduğunda davacı desteği kazada vefat eden otobüs yolcusu olmayan ...’un ölümünden otobüsün malikinin, sürücüsünün, işletenin, sigortasının sorumlu tutulması mümkün olmadığı gerekçesiyle davalılardan Metro Turizm, ... ve kazaya karışan otobüsü sigortalayan şirket olarak HDİ A.Ş yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Ne var ki, davacılar vekili asıl davada, ...yi ...'un idaresindeki aracın zorunlu trafik sigortacısı sıfatıyla dava etmiştir. Davalı ...Ş. kazaya karışan otobüsün ve davalı ...’a ait aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısıdır. Davalı ...nin davalı ...’a ait aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi yönünden sorumlu olduğunda duraksama yoktur. Mahkemece, davacılar desteği yaya ...'a çarpan davalı ... (mirasçıları) kusurlu bulunup maddi ve manevi tazminattan sorumlu tutulduğuna göre ...'un idaresindeki aracın zorunlu trafik sigortacısı ...nin maddi tazminattan kaza tarihindeki sigorta poliçe teminat miktarını aşmamak üzere sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle asıl ve birleşen davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle asıl ve birleşen davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde asıl ve birleşen davacılara iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 25.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/917, K. 2023/7016, T. 25.05.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-917-e-2023-7016-k-3408dde37aae