Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/8669 E. 2023/4533 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/8669
- Karar No
- 2023/4533
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/374 E., 2020/383 K. SAYISI : 2020/İHK-22127 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun kısmen kabulü/ İtirazın reddi SAYISI : K-2020/19849 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya zorunlu trafik sigortalı aracın 14.05.2019 tarihinde karıştığı çift taraflı kazada yolcu olan müvekkilinin yaralandığını ve maluliyeti bulunduğunu belirterek 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderinin temerrüt tarihinden yasal faizi ile beraber davalıdan tahsilini talep etmiş; ıslah dilekçesi ile talebini 77.737,30 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafa tahkime başvuru öncesinde 18.680,00 TL ödeme yapıldığını, taraflar arasında ibraname düzenlendiğini, davalı ... şirketinin sorumluluğu kalmadığını, davanın reddi gerektiğini, maluliyet raporunun olay tarihindeki yönetmeliğe uygun olmadığını, sigortalı sürücünün kusurunun olup olmadığının belirlenmesi gerektiğini, hesaplanacak tazminattan hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik zararı ve geçici bakıcı giderinin teminat kapsamında olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile maluliyet raporunun olay tarihindeki yönetmeliğe uygun olduğu, tazminata ilişkin alınan bilirkişi raporunun gerekçeli ve denetime elverişli olduğu gerekçesi ile başvurunun kabulü ile 58.711,72 TL maddi tazminatın 31.12.2019 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davacı tarafa tahkime başvuru öncesinde 18.680,00 TL ödeme yapıldığını, taraflar arasında ibraname düzenlendiğini, davalı ... şirketinin sorumluluğu kalmadığını, davanın reddi gerektiğini, maluliyet raporunun olay tarihindeki yönetmeliğe uygun olmadığını, sigortalı sürücünün kusurunun olup olmadığının belirlenmesi gerektiğini, hesaplanacak tazminattan hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, geçici bakıcı giderinin teminat kapsamında olmadığını, hesap raporunda hatalı değerlendirmeler olduğunu, 74 yaşa kadar bakiye ömür süresi dikkate alınarak hesaplama yapılması gerekirken 99 yaşın esas alınmasının doğru olmadığını, davacı lehine vekalet ücretinin 1/5'i olarak belirlenmesi gerektiğini belirtmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile davalı tarafın itirazının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacı tarafa tahkime başvuru öncesinde 18.680,00 TL ödeme yapıldığını, taraflar arasında ibraname düzenlendiğini, davalı ... şirketinin sorumluluğu kalmadığını, davanın reddi gerektiğini, maluliyet raporunun olay tarihindeki yönetmeliğe uygun olmadığını, sigortalı sürücünün kusurunun olup olmadığının belirlenmesi gerektiğini, hesaplanacak tazminattan hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, geçici bakıcı giderinin teminat kapsamında olmadığını, hesap raporunda hatalı değerlendirmeler olduğunu, 74 yaşa kadar bakiye ömür süresi dikkate alınarak hesaplama yapılması gerekirken 99 yaşın esas alınmasının doğru olmadığını, davacı lehine vekalet ücretinin 1/5 olarak belirlenmesi gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik zararı ile geçici bakıcı gideri zararı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Trafik kazasında cismani zarara uğrayan ve buna dayalı olarak işgücü kaybı tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda Fransa'dan alınan 1931 tarihli "PMF" cetvellerine göre saptanmakta ise de; Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi'nin çalışmalarıyla "TRH 2010" adı verilen "Ulusal Mortalite Tablosu" hazırlanmıştır. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda; Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği göz önüne alındığında, Dairemizce de tazminat hesaplamalarında TRH Yaşam 2010 Tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir. Bu itibarla; tazminat hesaplamasında, TRH 2010 Yaşam Tablosu'nun kullanılmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Hükme esas kabul edilen raporda; kaza tarihinde 36 yaşında olan davacının TRH 2010 Tablosu'na göre muhtemel bakiye ömür süresi belirlenmeden, TRH 2010 Yaşam Tablosu'nda 99 yaşın esas alındığı gerekçesiyle, bu yaş baz alınarak "devre başı ödemeli belirli süreli rant formülü" üzerinden işleyecek/ bilinmeyen devre hesabının yapıldığı görülmektedir. Yukarıda açıklandığı üzere, ZMSSGŞ ekindeki hesap cetvellerinin kullanılması mümkün olmamasına göre, hesap raporu bu yönden hatalıdır. Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacı için, TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre muhtemel bakiye ömrün belirlenmesi ve tazminat hesaplamasının davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilerek 2020 yılı verileri (işlemiş/işleyecek devre belirlemesi için) baz alınarak yapılması için, daha önce rapor düzenleyen bilirkişiden ek rapor alınıp, oluşacak sonuca göre (sürekli işgücü kaybı tazminat miktarı için davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hak dikkate alınarak) karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir. 3. Somut olayda, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından davacı yararına davalı aleyhine tam nispi vekalet ücretine hükmedilmiş; davalı vekilinin İtiraz Hakem Heyeti nezdinde vekalet ücretine dair yapmış olduğu itiraz reddedilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği göz önüne alınarak hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında ücrete hükmedilmesi (hesaplanan miktarın maktu vekalet ücretin altında kalmadığı da dikkate alınarak) gerekirken yazılı şekilde tam nispi vekalet ücretine hükmedilmesi ve davalı ... şirketi vekilinin bu yönleri amaçlayan itiraz başvurusunun reddi doğru görülmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine 28.03.2023 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Somut olayda; davalı vekilince başvuruya cevap ve itiraz dilekçelerinde hatır için taşıma def’inde bulunulmuştur. Kaza nedeniyle yürütülen soruşturma aşamasındaki ifadelerinden sürücü ve davacının arkadaş oldukları anlaşılmaktadır. Davacının, davalı şirkete sigortalı araçta yolcu olarak bulunduğu ve sürücü ile arkadaş oldukları sabit olup davacının taşıma için arkadaşına ücret ödemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu kabul edilmelidir. Bu durumun aksi ispat edilemediğinden davalı ... şirketinin süresinde yapılan hatır için taşıma savunmasına itibar edilerek TBK’nın 51 inci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun 1 numaralı bentteki temyiz itirazlarının reddi kararına katılmıyorum.