Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/8331 E. 2023/2655 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/8331
- Karar No
- 2023/2655
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/191 E., 2021/188 K. SAYISI : 2021/İHK-4855 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Kabulüne / İtirazın Reddine SAYISI : K-2020/105902 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. ... kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... nezdinde ... poliçesi ile sigortalı bulunan araç ile davacının sevk ve idaresindeki motosikletin karıştığı 27.04.2019 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazası neticesinde davacının yaralandığını ve malul kaldığını, sigorta şirketine başvurduklarını ancak ödeme yapılmadığını, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla toplam 5.000,00 TL maluliyet tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda talebini 104.605,64 TL olarak ıslah etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafça Sigorta Tahkim Komisyonuna müracaat öncesinde geçerli bir başvuru yapılmadığını, dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde geçerli olan yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmediğini, kazanın davacının %100 kusuru ile meydana geldiğini, geçici iş göremezlik zararının teminat kapsamında olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. ... KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 28.12.2020 tarih ve 2020/105902 sayılı kararıyla; başvurunun kabulüne, 104.605,64 TL’nin 30.06.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile sigorta şirketinden alınarak davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde, davacı tarafça Sigorta Tahkim Komisyonuna müracaat öncesinde geçerli bir başvuru yapılmadığını, dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde geçerli olan yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmediğini, kazanın davacının %100 kusuru ile meydana geldiğini, geçici iş göremezlik zararının teminat kapsamında olmadığını, aktüer raporunda yapılan hesaplamanın fahiş olduğunu, başvuran lehine takdir olunan vekâlet ücretinin 1/5 olması gerektiğini belirtmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin 14.03.2021 tarih ve 2021/İHK-4855 sayılı kararıyla; kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacı tarafça Sigorta Tahkim Komisyonuna müracaat öncesinde geçerli bir başvuru yapılmadığını, dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde geçerli olan yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmediğini, kazanın davacının %100 kusuru ile meydana geldiğini, geçici iş göremezlik zararının teminat kapsamında olmadığını, aktüer raporunda yapılan hesaplamanın fahiş olduğunu, başvuran lehine takdir olunan vekâlet ücretinin 1/5 olması gerektiğini belirtmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 27.04.2019 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı zarar nedeniyle sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (MÖHUK) 48/1,2. maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Türk Hukukunda kişilerin hak arama özgürlüklerini kullanmaları herhangi bir sınırlandırmaya tâbi tutulmamıştır. Ancak bazı istisnai durumlarda dava açan veya takip hakkını kullananın önceden belirlenen bazı özel yükümlülükleri yerine getirmesi şart koşulabilir. Bu istisnai şartlardan biri de teminat gösterme yükümlülüğüdür. 5718 sayılı MÖHUK madde 48/1'e göre; “Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır”. MÖHUK’ta teminat gösterme yükümlülüğü konusunda “yabancılık” ölçütü esas alınmıştır. Buna karşın davalının veya kendisine karşı takibe girişilen karşı tarafın vatandaşlığı, bu madde kapsamında da bir öneme sahip değildir. Bu maddeye göre hakim tarafından verilen kesin süre içinde teminat gösterilmezse, dava, dava şartı eksikliğinden HMK'nun 114/1-ğ maddesi uyarınca reddedilir. MÖHUK madde 48/2’de ise; “Mahkeme, dava açanı, davaya katılanı veya icra takibi yapanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutar” hükmü yer almaktadır. Buna göre Türk hâkimi, yabancı davacının, davaya katılanın veya icra takibinde bulunanın vatandaşı olduğu ülke ile Türkiye arasında karşılıklılık (mütekabiliyet) var ise, bu kişiyi teminattan muaf tutacaktır. Karşılıklılık, iki devlet arasında imzalanan (iki taraflı) anlaşma veya iki devletin de taraf olduğu uluslararası (çok taraflı) anlaşma ile sağlanabileceği gibi, kanuni veya fiili karşılıklılık şeklinde de sağlanabilir. Az yukarıda belirtilen anlaşmalardan biri de 1954 tarihli Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesi olup, Sözleşmenin 17. maddesinde; âkit devletlerden birinde ikamet eden ve diğer bir devletin mahkemeleri huzurunda davacı veya müdahil olarak bulunan âkit bir devletin vatandaşlarından yabancı olmaları sebebi ile herhangi bir teminat istenemeyeceği düzenlenmiştir. Somut olayda, davacı Suriye uyruklu olup, hakem heyetince şikayetçinin teminat muafiyetinin bulunup bulunmadığı hususunda, hükme dayanak oluşturacak nitelikte bir araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 48/2. maddesinde dava açanın karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutulabileceği düzenlendiğinden öngörülen teminat hususu Mahkemece re'sen gözetilmelidir. Bu sebeple; İtiraz Hakem Heyetince öncelikle davacının teminattan muaf olup olmadığı hususunun Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğünden sorularak, alınacak yazı cevabına göre, davacının teminat göstermesi gerektiği sonucuna varılırsa teminatın yatırılması için davacıya kesin süre verilmesi, bu sürede belirtilen teminatın yatırılmaması halinde istemin usulden reddine, yatırılması halinde ise dava şartı eksikliği süresinde giderilmiş olacağından işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu yönden bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 2-Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan ... kararının BOZULMASINA, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 28.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.