Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/8087 E. 2025/11459 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/8087
Karar No
2025/11459
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6.Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/3733 E., 2022/1129 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Marmaris 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/215E., 2021/273K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, uyuşmazlık temyiz duruşma miktar sınırının altında kaldığından duruşma isteminin reddi ile temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 08.02.1998 tarihinde meydana gelen kazada ... isimli şahsın vefat ettiğini, müteveffanın mirasçılarının tazminat davası açtığını, meydana gelen olayda ilgili taşınmazın belediyeden 10 yıllığına botanik bahçesi, çocuk bahçesi ve havuz yapmak üzere arazi kiraladığını, müteveffanın bu arazide kazı yapılırken bulunan yer altı çarşısına havalandırma bacasından girdiğini ve gaz zehirlenmesi sonucu hayatını kaybettiğini, bu olay neticesinde yapılan yargılamada müteveffaya kendi can güvenliğini korumada gereken hassasiyeti göstermediği, tehlikeli olabileceği hususunda yeterli dikkat ve özeni göstermeden kimseye danışmadan havalandırma bacasından içeri girdiği gerekçesiyle %40 oranında kusur atfedildiğini, meydana gelen iş kazasında davalının %20 oranında kusurlu olduğunu, belediyeye ise %40 oranında kusur atfedildiğini, mahkeme kararının kesinleştiğini ve icra dosyasına 329.684,27 TL ödenmek zorunda kalındığını belirterek ödenen tazminattan davalının kusuruna isabet eden 109.894,75 TL'nin ödeme tarihi olan 04.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; haksız fiil yükümlüsü olan davacının rücu talebinde bulunmasının usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, kusur oranını kabul etmediklerini davacı belediyenin tam kusurlu olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin İlk Derece Mahkemesinin 19.09.2019 tarih ve 2016/693 Esas, 2019/523 Karar sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir. Kararın, davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine; Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmek üzere dosyanın yeniden görülmek üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Mahkemenin tarih ve sayısı yukarıda yazılı kararıyla, davalının talebe konu olayda %20 oranında kusuru bulunduğu gerekçesiyle davacının davasının kabulü ile 109.894,75 TL'nin ödeme tarihi olan 04.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine; Bölge Adliye Mahkemesince davalının işyerinde yapılan çalışmalar sırasında, çalışanları işyerindeki tehlike ve risklerle ilgili bilgilendirmemek, gerekli talimatları vermemek, çalışanları çalışmaları sırasında iş sağlığı ve güvenliği kurallarına uyup uymadıkları ile ilgili etkin olarak denetlememek, yürütülen çalışmaların teknik yeterliliği bulunan kişilerin teknik gözetim ve sorumluluğu altında yürütülmesini sağlamamak, işin organizasyon ve koordinasyon yükümlülüklerini yerine getirmemek, işyerinde yürütülen faaliyetlerin yeterince kontrolünü sağlamamak şeklindeki davranışlarından dolayı iş kazasının meydana gelmesinde %20 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; SGK'ya olan tüm borcun davalı tarafından ödendiğini, delillerinin toplanmadığını, rücu davalarında ayrı ve bu davaya özel, bu davanın taraflarının kusuruna dair rapor alınması gerektiği, önceki hükmün bu davada kesin hüküm teşkil etmeyeceğini, tazminat dosyasında verilen kararın da kesin hüküm oluşturmayacağını, rücu ilişkisinin, ayrı dava konusu ve ayrı ve istisnai bir inceleme gerektirdiğini, olayda belediyenin, kamusal görevleri sebepleriyle sorumlu olmasının yanı sıra, aynı zamanda hem mülk sahibi, hem de kiraya veren olarak kusursuz sorumlu olduğunu, itfaiyenin sorumluluğunun da değerlendirilmesi gerektiğini, kusur oranını kabul etmediklerini belirterek eksik inceleme ile verilen kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacı belediyeya ait taşınmazda, kiracı olan davalı tarafından yürütülen çalışmalar sırasında vefat eden şahsın yakınlarına ödenen tazminatın, kusuru oranında davalıdan rücuen tazmini talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, dosyada ayrıca kusur raporu alınmış olmasına ve alınan raporun dosya kapsamı ve olayın oluşuna uygun olmasına göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/8087, K. 2025/11459, T. 07.07.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-8087-e-2025-11459-k-4367b93ac9c9