Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/7984 E. 2024/1080 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/7984
Karar No
2024/1080
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/726 E., 2021/381 K. DAVA TARİHİ : 05.12.2011 HÜKÜM/KARAR : Davanın kısmen kabulüne Taraflar arasında görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 02.03.2011 tarihinde davacı yayaya davalı ... şirketinin zorunlu mali mesuliyet sigortasını yaptığı aracın çarpması sonucu davacının yaralandığını ve malul kaldığını, sigorta şirketinin zararı karşılamaya yanaşmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 8.000,00 TL maddi tazminatın sigorta şirketine başvuru tarihini takip eden 8 iş günü sonrasından itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı ... şirketinin İstanbul sınırlarında olduğunu, davanın yetkisizlik mahkemede açıldığını, poliçeye bağlı sorumluluğunun poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, davacının araç sürücüsüne ait kusuru ve zararı kanıtlaması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 24.04.2014 tarihli ve 2011/1067 Esas, 2014/267 Karar sayılı kararıyla; alınan rapora göre davacının maluliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 14.09.2017 tarihli ve 2015/1556 Esas 2017/7737 Karar sayılı ilamı ile, " Bu halde mahkemece davacının muayene edilerek, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşleri Yönetmeliğine uygun şekilde maluliyet oranının tespiti ve maluliyetinin dava konusu kaza sonucu meydana gelip gelmeyeceğine ilişkin üniversite hastanelerinin adli tıp kürsüsünden veya Adli Tıp Kurumu’ndan rapor alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken kaza tarihinde yürürlükte bulunmayan Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğüne göre hazırlanmış olan rapor hükme esas alınarak eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozma nedeni yapılmıştır." gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;...Sürücünün 02.03.2011 tarihinde meydana gelen kazanın meydana gelmesinde %75 oranında kusurlu olduğu, ... Üniversitesi Adli Tıp Kurul raporuna göre kaza tarihinde yürürlükte bulunan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre yaralanmanın meslekte kazanma gücünde azalma oluşturmadığı ve geçici iş göremezlik için öngörülen süren 4 (dört) ay olduğu, esasa ve denetime elverişli bilirkişi hesap raporuna göre 570,70 TL'si geçici iş göremezlik tazminatı hesaplandığı şirkete başvuru yapıldığına ilişkin belge sunulmadığından temerrüt tarihinin dava tarihi olan 05.12.2011 olarak kabul edildiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile 570,70 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin maddi tazminat taleplerinin ispatlanamaması nedeniyle reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Adli Tıp Kurumu'nda müvekkili muayene edilerek rapor tanzim edilmesi gerekirken muayene edilmeden hazırlanan rapora itibarla hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, bu rapora itiraz ettiklerini ve davacının muayene edilerek maluliyetinin belirlenmesini istediklerini, bu taleplerinin reddinin yerinde olmadığını, Adli Tıp raporunda maluliyet olmadığı yazılı ise de çıplak gözle dahi müvekkilinin hareketlerinde kısıtlılık olduğunun görüldüğünü, ağrı ve güç kaybı bulunduğunu, hükme esas alınan raporun usul ve yasa uygun olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası yapılan aracın karıştığı trafik kazasında yaralanan davacı yayanın sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz, ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 ( mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 46 ncı) maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, alınan her iki maluliyet raporunun da birbirini doğruladığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının davacıdan alınmasına, Dosyanın Mahkemeye gönderilmesine, 05.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/7984, K. 2024/1080, T. 05.02.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-7984-e-2024-1080-k-cb964a2ad71d