Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/7592 E. 2025/4975 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/7592
- Karar No
- 2025/4975
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2193 E., 2022/527 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : .... Asliye Ticaret Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirkete tüm Oto Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan .... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin maliki olduğu ... plakalı aracın 10.12.2015 tarihinde sigortalı şirketin ortağı olan ...'nin ikametinin karşısındaki otoparkta kapıları kilitli bir şekilde park halindeyken çalındığını, daha sonra sigortalı aracın 21.12.2015 tarihinde ... Mah. ... Cad. üzerinde bulunan boş arazide tamamen yanmış olarak bulunduğunu, ...'nin kolluk ifadesinde, sigortalı aracın çalınmasıyla ilgili yetkili servisi aradığında aracın torpido bölümünde üçüncü bir anahtarın bulunduğundan haberdar olduğunu ve nitecesinde aracın bu anahtarın kullanılması yoluyla çalınabileceğinin tespit edildiğini, sigortalı aracın çalınması ve daha sonra aracın yanmış şekilde bulunması sonucu yapılan hasar ihbarına müteakip müvekkili şirket tarafından 09.03.2016 tarihinde sigortalısına, aracın piyasa rayiç bedelinin tamamı olan 175.000,00 TL hasar bedelinin ödendiğini, yapılan ödemeden 4.375,00 TL sovtaj bedelinin mahsup edildiğini, bakiye 170.625,00 TL hasar tazminatından davalı şirketin sorumlu olduğunu, bugüne kadar rücuen tazminat alacağının tahsili için yapılan müracaatlarının sonuçsuz kaldığını ve taraflarına herhangi bir ödemede bulunulmadığını belirterek fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 170.625,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren (09.03.2016) işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davacı vekilinin iddiasının aksine ... marka araçların Türkiye distribütörü olmadığını, müvekkili şirketin davacı şirket ile hiçbir hukuki ya da fiili ilişkisinin olmadığını, müvekkiline objektif sorumluluk yüklenecek herhangi bir yasal dayanak bulunmaması ve davacının zararını doğuracak kusurlu herhangi bir davranışının da olmaması nedeniyle davanın müvekkili şirkete yöneltilemeyeceğini, aracın hırsızlık olayı sonucunda çalındığını, davacı ... firmasının rücu talebini aracı çalan şahsa yöneltmesi gerektiğini, ancak rücu talebinin sadece müvekkili şirkete yöneltildiğini, bu nedenle davanın husumet yönünden reddini talep ettiklerini, davanın BK'nın 231. maddesi uyarınca zamanaşımına uğradığını, davacının usulüne uygun ayıp ihbarında bulunmadığını, TTK ve BK hükemlerinin yüklediği yükümlülükleri yerine getirmediğini, davacının üçüncü anahtarın varlığından haberdar olmadığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, üçüncü anahtarın varlığı hakkında ayrıntılı bilginin tanıtma ve kullanma kılavuzunda açıkça belirtildiğini, davacının iddiasının dava konusu aracın pert olduğu yönünde olduğunu, ancak buna ilişin dosyada bir evrak bulunmadığını, davacının pert aracı satarak bir bedel aldığını, ancak bu bedeli düşmeden sigortalıya ödediğinin tamamını talep ettiğini, faiz talebinin haksız olduğunu belirterek haksız ve hukuka aykırı davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini, talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ispat yükü kendisinde olan davacı tarafın yeterli delil ibraz edemediği, yedek anahtar hakkındaki bildirim yapmama durumunun ayıplı bir ifa olmadığı, aracın 30.01.2013 tarihinde satıldığı, ayıplı maldan sorumluluk için 2 yıllık zamanaşımı süresinin 30.01.2015 tarihinde dolduğu, rücuya konu olayın ise 21.12.2015 meydana geldiği, zamanaşımı süresinin de dolduğu, ayrıca aracın kullanma kılavuzunda açıkça yedek anahtar hakkında bilgilendirme yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde, Mahkemece yeterli araştırma yapılmadan red kararı verilmesinin hatalı olduğunu, davanın zamanaşımına uğramadığını, birçok ... marka araçta aynı sebepten dolayı hırsızlık meydana geldiğini, bu durumun da davalının ağır kusurlu olduğunun göstergesi olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, rücuen tazminat istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.