Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/7465 E. 2024/11247 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/7465
Karar No
2024/11247
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/54 Esas - 2022/433 Karar HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü/Davalının Başvurusunun Esastan Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 1.Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/241 Esas - 2019/631 Karar Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 07.07.2016 tarihinde, müvekkili şirkete ait aracın sürücüsünün İstanbul Acıbadem Köprüsü altında seyri sırasında, plakasını belirleyemediği bir aracın aniden önüne geçmesiyle, bu araca çarpmamak için sert bir manevra yapmasıyla, çelik bariyerlere sürtmek durumunda kaldığını, bunun üzerine sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybettiğini ve aracın takla attığını, bundan dolayı müvekkilinin aracında maddi hasar meydana geldiğini, değer kaybına uğradığını, kazaya karışan aracın kasko poliçesi ile sigortalı olduğunu, kaza sonrasında müvekkilinin, araçta oluşan maddi hasar ve değer kaybı için davalı ... şirketine başvurmasına rağmen netice alamadığını, açıklanan nedenlerle fazlaya dair tüm hakları saklı kalmak kaydıyla, meydana gelen trafik kazasında müvekkiline ait araçtaki maddi hasar, değer kaybı ve başkaca tüm zararlarının 6100 sayılı Kanun 107 nci maddesi uyarınca 9.990,00 TL hasar bedeli 5,00 TL değer kaybı, 5,00 TL kazanç kaybı olmak üzere toplam 10.000,00 TL'nin poliçede belirtilen miktar ve sorumluluk sınırları dâhilinde kalmak üzere olay tarihinden başlamak üzere avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı taraf 03.04.2018 tarihli dilekçesiyle talep miktarını 135.000,00 TL artırarak 145.000,00 TL'ye çıkarmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesi ile; aracın müvekkili sigorta şirketi nezdinde 31.05.2016-2017 vadeli Ticari Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun poliçe teminatı ile sınırlı olduğunu, öncelikle davacı tarafın aracında meydana gelen değer kaybı talebi ile ilgili müvekkili sigorta şirketine başvurusu üzerine açılan hasar dosyasında yapılan değerlendirmede, değer kaybı talebi başvurusu öncesinde aracın mülkiyet değiştirdiğinin tespit edildiğini, dolayısıyla mülkiyet değişikliği nedeniyle hasar talebinin reddedildiğini ve herhangi bir ödeme yapılmadığını, davayı kabul manasında olmamak üzere faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olmasının gerektiğini, taraflar arasındaki ilişkinin sözleşmeden kaynaklandığını, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun, sigortalısının kusuru oranında olduğunu, değer kaybı hesaplanmasının, trafik sigorta genel şartları ek-1'de yer alan formüle göre hesaplanması gerektiğini, aracın öncesinden başka bir kazaya karışıp karışmadığının tespit edilmesinin gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi tarafından düzenlenen rapora göre araçtaki hasar durumu ağır olduğundan tamirin ekonomik olmadığı ve aracın pert kabul edilmesi gerektiği, aracın resmi kayıtlarda davacı adına kayıtlı olduğunun belirlendiği gerekçesiyle 145.000,00 TL’nin avans faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kazanın meydana geldiği 07.07.2016 tarihi itibariyle aracın malikinin davacı şirket değil, aracı sözleşme karşılığı, kayden devrinde engel olduğu için alamayan ancak fiilen teslim alan ve aracı malik sıfatıyla kullanan aracın sürücüsü olduğunu, poliçe tanzimi esnasında yanlış ve yanıltıcı beyanda bulunulduğunu, davacı tarafın taleplerinin öncelikle kaza anında var olduğu beyan edilen kasko sigorta poliçesinde belirtilen hasar bedelinin ödenmesi şartlarını kapsayıp kapsayamadığı konusunda sigorta hukukunda uzman bir bilirkişiden rapor aldırılmadan eksik inceleme ile sonuca varıldığını belirtmiştir. B. Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... tarafından kasko poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu araçta meydana gelen hasar bedeli talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, bilirkişi raporunun oluşa uygun ve denetime elverişli olmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,19.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/7465, K. 2024/11247, T. 19.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-7465-e-2024-11247-k-a64b5a0d2c30