Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/6590 E. 2023/400 K. – Trafik Kazası

Konu: Trafik Kazası Sonucu Yaralanma Nedeniyle Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/6590
Karar No
2023/400
Karar Tarihi
Konu
Trafik Kazası Sonucu Yaralanma Nedeniyle Tazminat

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1821 E. 2022/406 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulü/İstinaf başvurusunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ordu 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2021/28 E. 2021/243 K. Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yolcu olarak bulunduğu zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi bulunmayan aracın 06.04.2010 tarihinde yaptığı kazada yaralanarak malul kaldığını, sürekli ve geçici iş göremezlik zararının bulunduğunu, bakıcıya ihtiyaç duyduğunu, tedavi için harcama yaptığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, mahkemece belirlenecek miktara artırılmak üzere şimdilik, 1.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 09.01.2020 tarihli dilekçe ile fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik, 350.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımının dolduğu, başvurunun usulden reddi gerektiği, belirlenecek tazminattan hatır taşıması indirimi yapılması, temerrüt bulunmadığından faiz başlangıç tarihi olarak olay tarihinin kabul edilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının, dava dışı sürücü ...'ın komşusu olduğu beyan edilmiş olmakla davacının komşu olarak araçta bulunduğu anlaşıldığından olayda hatır taşıması indirim koşulları oluştuğu, alacak belirsiz alacak olarak kabul edilip hükmedilen tazminatın tümüne dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, aldırılan aktüer bilirkişi raporu ve bedel artırım dilekçesi doğrultusunda davanın kabulü ile 175.000,00 TL sürekli işgöremezlik tazminatı ve 175.000,00 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere 350.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili; başvuru şartı eksikliği nedeniyle davanın usulden reddi gerektiği, mahkemece kusur incelemesi yapılmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediği, araç yolcu taşımaya uygun olmadığından müterafik kusur indirimi gerektiği, maluliyet raporunun usulüne uygun düzenlenmediği, bilirkişi raporuna itiraz süresi sona ermeden hüküm kurulduğu, bakıcı giderinin teminat dışı olduğu, bakıcı ihtiyacının ispatlanmadığı, avans faizine hükmedilmesinin hatalı olduğu, mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; başvuru şartı eksikliği nedeniyle davanın usulden reddi gerektiği, mahkemece kusur incelemesi yapılmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediği, araç yolcu taşımaya uygun olmadığından müterafik kusur indirimi gerektiği, maluliyet raporunun usulüne uygun düzenlenmediği, bilirkişi raporuna itiraz süresi sona ermeden hüküm kurulduğu, bakıcı giderinin teminat dışı olduğu, bakıcı ihtiyacının ispatlanmadığı, avans faizine hükmedilmesinin hatalı olduğu, bölge adliye mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek temyiz başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi bulunmayan aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ve tedavi gideri talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51, 52 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 87 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, ... Yönetmeliği. 3. Değerlendirme 1. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda şahısvarlığı zararları "Özel Durumlar" kenar bağlığı altında düzenlenmiştir. Yaralanma halinde hangi zararların talep edilebileceği "Bedensel Zararlar" başlığıyla 54 üncü maddesinde "Bedensel zararlar özellikle şunlardır: 1. Tedavi giderleri, 2. Kazanç kaybı, 3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden ... kayıplar, 4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından ... kayıplar." şeklinde düzenlenmiştir. Buna göre, haksız fiil sonucu yaralanan kişi, tedavisi için gerekli giderlerin tazmin edilmesini isteyebilir. Türk Borçlar Kanunu’nun 54 üncü maddesinde, bedensel zarar kapsamına giren zarar türleri örnek verilerek sayılmış olup Dairemizin yerleşik uygulaması gereğince geçici iş göremezlik, geçici bakıcı gideri ve Sosyal Güvenlik Kurumunun (SGK) sorumluluğunda bulunmayan belgesiz tedavi giderlerinin de anılan Kanun kapsamında tazmini gereken zarar kalemlerinden olduğu kabul edilmektedir. Davacı vekili trafik kazası nedeniyle ömür boyu bakım ihtiyacından kaynaklanan bakıcı gideri zararının tedavi gideri teminatından karşılanması gerektiğini iddia etmiş, davalı ... ise bakıcı gideri zararının teminat kapsamında bulunmadığını savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince aldırılan aktüer bilirkişi raporunda davacının ömür boyu bakıma ihtiyacı olduğu kabulü ile hesaplama yapılmış, mahkemece 175.000,00 TL iş göremezlik tazminatı ile 175.000,00 TL bakıcı gideri tazminatına hükmedilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Buna karşın, dosyaya sunulan Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesince düzenlenen 02.09.2019 tarihli rapor ile davacının maluliyet oranının ve iyileşme süresinin değerlendirildiği, bakıcı ihtiyacı ile ilgili değerlendirme yapılmadığı görülmektedir. Şu halde davacının bakıcı gideri talebi karşısında bakıcıya ihtiyaç duyulup duyulmadığı hususunun araştırılarak sonuca gidilmesi gerekirken hatalı değerlendirmeyle yazılı biçimde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. 2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 52 nci maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 78 inci ve Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 150 nci "Sürücülerin ve Yolcuların Koruyucu Tertibat Kullanma Mecburiyeti" başlıklı maddesi ile emniyet kemeri takılması zorunluluğu bulunan araçlar düzenlenmiştir. Buna göre, "Bu Yönetmelik hükümlerine göre 1995 yılı itibariyle ülkemizde imali yapılan veya yurt dışından ithaline izin verilen M1 sınıfı araçların arka koltuklarında emniyet kemeri bulundurulması ve kullanılması mecburidir. Bunların dışında kalan ve halen trafikte kullanılmakta olan diğer taşıt sahipleri isteğe bağlı olarak bu Yönetmeliğin ekinde yer alan 1 sayılı cetvelde yer alan "Emniyet Kemeri"ni numunesine uygun olarak taktırabirler. Kamyonet, kamyon ve çekicilerde ön koltukları için emniyet kemeri ile ilgili hükümler 01.08.1998 tarihinden sonra, diğer koltuklar için 01.01.2009 tarihinden sonra üretilen araçlarda uygulanır." Davacının emniyet kemeri takmaması nedeniyle zararın artmasında katkısının bulunduğu, dolayısıyla müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine dair davalının savunması mahkemece kabul edilmemiştir. Şu halde mahkemece; davalıya sigortalı araçta yolcu konumunda bulunan davacının araçta bulunduğu yerin tespit edilerek yukarıda belirtilen kanuni düzenlemeler gereği emniyet kemeri takma zorunluluğunun bulunup bulunmadığı değerlendirilmeli; davacının emniyet kemeri takmasının zorunlu olduğu ve takmaması nedeniyle zararın artmasında katkısının bulunduğu anlaşılması halinde TBK’nın 52 nci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. 3. Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. Değerlendirme bölümünün (1) ve (2) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 3. Değerlendirme bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/6590, K. 2023/400, T. 16.01.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-6590-e-2023-400-k-b90e8bfc4b33