Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/5823 E. 2022/10941 K.

Konu: Muvazaalı İşlemin İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/5823
Karar No
2022/10941
Karar Tarihi
Konu
Muvazaalı İşlemin İptali

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki muvazaalı işlemin iptali davasının yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacılar vekili, davalı borçlu ... hakkında takip yapıldığını, takibin semeresiz kaldığını, borçlunun tapuda dava dışı ... adına kayıtlı taşınmazı harici olarak satın aldığını üzerine 2 kat 4 daire şeklinde inşaat yaptığını, takip konusu tazminat alacağının tahsiline engel olmak için taşınmazı tapuda adına tescil ettirmediğini, dairelerde kendisi, muvazaalı olarak boşandığı eşi ile kızı ve damadının oturduğunu, 2 dairenin ise kiraya verildiğini belirterek, taşınmazın borçlu adına tescilini talep etmiştir. Mahkemenin, hukuki yarar yokluğundan davanın reddine dair kararı, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 25.02.2019 tarih 2016/11291 Esas 2019/1939 Karar sayılı ilamı ile davacıların ilama dayalı alacaklarını tahsil edemediklerini, davalı borçlunun alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak, tapuda dava dışı ... adına kayıtlı taşınmazı satın aldığını ve bu taşınmaza 4 daire yaptığını, taşınmazı üzerine kayıt ve tescil ettirmediğini ileri sürerek dava açtığı, iddianın ileri sürülüş biçimine göre, davanın yasal dayanağının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 19. maddesi olduğu, taşınmazın satın alındığı ve üzerine daire yapıldığı hususunun davalı tarafın da kabulünde olduğu, ödenen paranın davalıya ait olmadığı, harcamaların kızı, damadı ve yurt dışındaki akrabası tarafından karşılandığının iddia edildiği, muvazaa nedeniyle açılmış bulunan eldeki davada gerçekleştiği ileri sürülen muvazaalı işlemin (tapuda taşınmazın davalı adına kayıt ve tescil ettirilmemesi), davacılar yönünden haksız eylem niteliğinde olduğu, davacıların ilama dayalı alacaklarının tahsilini sağlamak bakımından eldeki davayı açmakta hukuksal yararları bulunduğunun kabulü ile taraf teşkilinin sağlanması bakımından tapu maliki dava dışı ... davaya dahil edilmek suretiyle, tarafların iddia, savunma ve delilleri değerlendirilerek sonuca göre TBK'nun 19.maddesindeki muvazaa olgusu araştırılarak, bu olgunun ispatı halinde davanın kabulü ile taşınmazın borçlu adına tesciline gerek olmadan davacıya haciz ve satış isteme yetkisi tanınmasına, aksi halde davanın reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle bozulmuş, bozmadan sonra mahkemece muvazaa olgusunun ispatlanmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava TBK’nun 19. maddesine dayalı olarak açılan muvazaalı işlemin iptaline ilişkindir. Davacıların murisi 08.7.1999 tarihinde, Bodrum Bitez'de meydana gelen ve davalı ...’un neden olduğu trafik kazası sonucu ölmüştür. Yapılan yargılama sonucunda da davacılar lehine maddi ve manevi tazminata hükmedilmiş, bu alacağın tahsili için yapılan takipten bir sonuç alınamamıştır. Davaya konu muhtesatın borçlu ... tarafından yapıldığı hususu tartışmasızdır. Ancak uzun yıllar önce borçlu tarafından, davalı ... adına kayıtlı taşınmaz üzerine iki katlı 6 daireli kagir bir ev yapılmış ve uzun yıllardır borçlu ve ailesi tarafından kullanılmış, hatta kiraya verilmiş olmasına rağmen, evin bulunduğu taşınmazın tapusu borçlu tarafından üzerine alınmamıştır. Davalı ..., Bodrum Yaka köyü nüfusuna kayıtlı olup aynı yerde mukimdir .Borçlu da aynı köyde, Ahmet adına kayıtlı taşınmaz üzerindeki evde oturmaktadır. Küçük bir yer olan Yaka köyünde mukim borçlunun 1999 yılında yine Bodrum da meydana gelen kaza sonucu bir kişinin ölümüne neden olduğunun, hakkında dava açıldığının üçüncü kişi Ahmet tarafından bilinmemesi mümkün değildir. Dolayısı ile borçlunun ,başkasının taşınmazı üzerine iki katlı 6 daireli ev yaptırması, uzun yıllardır kullanmasına rağmen, tapusunu almaması şeklinde gerçekleşen eylemlerin ödemek zorunda olacağı tazminatın tahsilini engellemeye yönelik olduğu açıktır. Aynı köyde yaşayan ve taşınmazın tapu maliki olan üçüncü kişi ...'de bu durumu bilebilecek konumdadır. Bu halde, davalı borçlu ve üçüncü kişinin, taşınmaz üzerindeki evin borçlu tarafından yapılmış olmasına ve taşınmazı haricen satın almasına rağmen tapu kaydını üzerine almamak suretiyle davacıların alacağını tahsilini engellemek üzere eylem birliği içinde oldukları anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. SONUÇ:Yukarda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 27/09/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/5823, K. 2022/10941, T. 25.02.2019, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-5823-e-2022-10941-k-2a18f6b85c66