Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/5333 E. 2025/8011 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/5333
Karar No
2025/8011
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/285 E., 2022/449 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının belediye başkanlığı yaptığı dönem ile ilgili olarak İçişleri Bakanlığı tarafından hazırlanan denetim raporuna göre 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49/8. maddesine aykırı olarak fazladan işçi alımı yapıldığını, bu şekilde kurum zararına sebebiyet verildiğini, davalı aleyhine denetim raporuna istinaden 388.342,21 TL üzerinden ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini belirterek takibe vaki itirazın iptali ile davalı aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi isteminde bulunmuştur. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyanın incelenmesinde, işçilere çalıştırılmadan ücret ödemesi yapıldığı şeklinde bir iddianın bulunmadığı, takibin dayanağını oluşturan denetim raporu incelendiğinde, 32 memur kadrosu olmasına rağmen memur kadrolarından sadece başkatip kadrosunun dolu olduğu, başkatibin muhasebe görevini de vekaleten yürüttüğü, fen ve imar işlerinin işçiler eliyle yürütüldüğü, personel sıkıntısının olduğunun belirlendiği, alınan bilirkişi heyet raporunda da kurum zararının oluşmadığının belirlendiği, davaya konu olayda işçi alımının usulsüz olduğu sabit olsa da, dava dışı işçilerin Belediyede çalışarak hizmet verdikleri, bu nedenle kendilerine ücret ödendiği anlaşılmakla haksız eylemin zarar unsurunun oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava dışı işçilerin belediyede çalışarak hizmet verdikleri, bu nedenle kendilerine ücret ödendiği, buna göre haksız eylemin zarar unsuru gerçekleşmediğinden ortada mevcut bir kurum zararından söz edilemeyeceği, zira belediyeye alınan işçilerin davalı ... Başkanının kendi hizmetinde çalışmadığı, belediye bünyesinde kamu hizmeti gördükleri, belediye başkanlığı hizmetine alınan işçilerin kendi beden güçleri ile emeklerinin karşılığı olmak üzere belediyeye hizmet sunmak sureti ile katkı sağladıkları, belediye tarafından bu işçilere yapılan ödemenin çalışanların sunmuş oldukları emeklerinin karşılığını oluşturduğu, belediye başkanlığının kamu hizmetini yerine getirebilmek için işçi çalıştırmasının gerekli olduğu, bu nedenle kurum zararı oluşmadığı gerekçesiyle; Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesinin 1. fıkrası b bendinin 1 numaralı alt bendi gereği davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, yapılan işlemin yasal dayanağının olmadığını, kanunun açık hükmüne aykırı hareket edildiğini, istihdam edilen personelin çalıştırılması için gerekli izin ve onayların alınmadığını, kamu zararına neden olan eylemin doğrudan davalı tarafından gerçekleştirildiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49/8 maddesine aykırı olarak geçici işçi alımı nedeniyle uğranılan idare zararının ödetilmesi amacıyla başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.05.2025 tarihinde Başkan ... ve Üye ...'in karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Dava; 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 49/8 maddesine aykırı olarak geçici işçi alımı nedeniyle uğranılan idare zararının tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda verilen “… işçi alımının usulsüz olduğu sabit olsa da, dava dışı işçilerin Belediyede çalışarak hizmet verdikleri, bu nedenle kendilerine ücret ödendiği anlaşılmaktadır. Buna göre haksız eylemin zarar unsuru gerçekleşmediğinden, ortada mevcut bir kurum zararından söz edilemez.” gerekçesine dayalı davanın reddine ilişkin karara yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusu ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesince reddedilmiş, davacı vekilinin temyizi üzerine yapılan inceleme sonunda da kararın onanmasına karar verilmiştir. 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 49/8 maddesinde “Belediyenin yıllık toplam personel giderleri, gerçekleşen en son yıl bütçe gelirlerinin 213 sayılı Vergi Usul Kanununa göre belirlenecek yeniden değerleme katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarın yüzde otuzunu aşamaz. Nüfusu 10.000'in altında olan belediyelerde bu oran yüzde kırk olarak uygulanır. Yıl içerisinde aylık ve ücretlerde beklenmedik bir artışın meydana gelmesi sonucunda personel giderlerinin söz konusu oranları aşması durumunda, cari yıl ve izleyen yıllarda personel giderleri bu oranların altına ininceye kadar yeni personel alımı yapılamaz. Yeni personel alımı nedeniyle bu oranın aşılması sebebiyle oluşacak kamu zararı, zararın oluştuğu tarihten itibaren hesaplanacak kanunî faiziyle birlikte belediye başkanından tahsil edilir. Personelin her türlü alacakları zamanında ve öncelikle ödenir.” hükmü yer almakta olup, bu düzenlemeye göre idare zararının ne şekilde oluştuğu açık bir şekilde belirlenmiştir. Mahkeme gerekçesinde açık bir şekilde belirtildiği üzere davalı tarafından yapılan işçi alımlarının yasal düzenlemeye uygun olmadığı sabittir. Her ne kadar mahkemece usulsüz olarak alınan işçilerin Belediyede çalışarak hizmet verdikleri ve kendilerine bu nedenle ödeme yapıldığı, bu nedenle de zarar oluşmadığı belirtilmiş ise de, davanın dayanağı 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 49/8 maddesi olup, davalı tarafça maddedeki düzenlemeye aykırı şekilde işçi alımı yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda yasal düzenlemeye aykırı şekilde alınan işçilere yapılan ödeme ile zarar oluşmuş olup, mahkemenin işçilere fiili çalışmalarının karşılığının ödenmesi sebebiyle zararın oluşmadığı gerekçesine katılmak mümkün değildir. Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 12.02.2014 gün, 2013/4-489 esas, 2014/98 sayılı kararında bu husus “… Madde metninde sorumluluk koşulları düzenlenmiş ve toplanan deliller ile işçinin usulsüz olarak alındığı ve bu surette kamu zararına neden olunduğu belirlenmiş olup, alınan işçilere hizmeti karşılığı kurumca ücret ödenmesi gerçekleşen zararı ortadan kaldırmaz.” şeklinde ifade edilmiştir. Bu durumda; mahkemece, belirlenecek olan zararın tahsili yönünde hüküm kurulması gerekirken, davanın reddine ve istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi doğru olmayıp, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve ilk derece mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşüncesinde olduğumuzdan sayın çoğunluğun onama kararına katılmıyoruz.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/5333, K. 2025/8011, T. 20.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-5333-e-2025-8011-k-0f7bfb4bcf15